Hangi Lise
HangiLise
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Tahmin Oyunu
  • 🎨Ahşap Heykel
  • Blog
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Oyun
  • Heykel
  • Makaleler
Hangi Lise

© 2026 HangiLise. Tüm hakları saklıdır.

Keşfet

  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Ahşap Heykel GalerisiYeni
  • Mezun Tahmin Oyunu

Bilgi

  • Blog
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Balçiçek İlter

Balçiçek İlter hangi lise mezunu?

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Gazeteci

Gazeteci

Balçiçek İlter hayat hikayesi ve Notre Dame de Sion Fransız Lisesi eğitiminin etkisi

Balçiçek İlter, Türkiye'nin önde gelen televizyon sunucusu ve gazetecilerinden biridir. 16 Haziran 1973 Bursa doğumlu olan İlter, eğitimine prestijli Notre Dame De Sion Kız Lisesi'nde başlamıştır. Noter Dame De Sion, yıllardır Türkiye'nin en önemli eğitim kurumlarından biri olarak kabul edilmekte olup, İlter'ın bu okuldan mezun olması onun karakter ve yeteneklerine önemli ölçüde katkıda bulunmuştur.
İlter, lise eğitiminin ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi Psikoloji bölümünü bitirerek akademik kariyerini tamamlamıştır. Gazetecilik kariyerine ise genç yaşta Cosmopolitan Dergisi'ne çeviriler yaparak adım atmıştır.
Aktüel Dergisi'nde muhabirlik ve editörlük deneyimi kazandıktan sonra, 1 Numara Hearst Yayıncılık'da Haber Müdürü olarak görev yapmıştır. Ardından Aktüel Dergisi Ankara Temsilciliği ve 1 numara Hearst Yayıncılık'ın Ankara Temsilciliği görevlerinde bulunmuştur.
Balçiçek İlter'in sohbetleri Sabah Gazetesi’nde Pazartesi sohbetleri adı altında devam etmiştir. 1999 yılında İstanbul'da Esquire, Cosmopolitan, Bazaar gibi dergilerin bulunduğu Sabah Grubu’nda Dergi Grup Koordinatörlüğü görevini üstlenmiştir.
2002 yılında Türkiye'nin en çok satan gazetelerinden biri olan Sabah Gazetesi’nin ilk kadın Yazı İşleri Müdürü olmuştur. Bu dönemde düzenli olarak siyasi sohbetleri ve köşe yazıları ile ön plana çıkmıştır. Yazılarında kadın-çocuk hakları, eşit haklar ve özgürlükler, sivil anayasa ve Türkiye'nin gelişimi konularına odaklanmıştır.
Balçiçek İlter, ulusal haber kanalı Habertürk'te her gün yayınlanan söyleşi programı Söz Sendeyi hazırlayıp sunan isim olmuştur ve bu program yaklaşık 7 yıl sürmüştür. Kanalın anchorwoman olarak görev yapan İlter, geniş bir konuk yelpazesinde söyleşiler gerçekleştirmiştir.
2013 yılında Gezi Parkı olayları sırasındaki olaylar hakkındaki tartışmalar sonrasında özür yazısı yayınlayan Balçiçek İlter'in dürüstlüğü ve profesyonelliği takdir toplamıştır.
Fransızca ve İngilizce bilen Balçiçek İlter ayrıca Kuzey ve Lal isimli ikizlerin annesidir. İlter, 2011'de eşi Ali Pamir'den boşanmıştır.
Balçiçek İlter, gazetecilik ve televizyonculuk alanında kendini kanıtlamış bir isim olup, cesareti, azmi ve başarısı ile genç nesillere ilham vermektedir. Her zaman dürüstlüğü ve doğruluğu savunmuş olan İlter, bu özellikleri ile gençler için bir rol model olmuştur. Kendisi, sadece kariyerinin zirvesine çıkmakla kalmamış, aynı zamanda toplumsal konulara duyarlılığı ile de öne çıkmıştır.

İlgili bağlantılar

Balçiçek İlter'in hayat hikayesiyle örtüşen diğer ilginizi çekebilecek sayfalar.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Tüm Notre Dame de Sion Fransız Lisesi mezunları

Gazeteci

Gazeteci

Gazeteci alanında tüm mezunlar

Balçiçek İlter

Sesli Anlatım

Balçiçek İlter - Sesli Biyografi

0:000:00

Balçiçek İlter - Sesli Biyografi

0:00/0:00
Ahşap Heykel
✨ Ahşap Sanat

Ahşap Heykel ile Unutulmaz Anılar

Sevdiklerinizin fotoğraflarını el işçiliğiyle ahşap heykellere dönüştürüyoruz. Her heykel, özel anılarınızı ömür boyu yaşatmak için titizlikle hazırlanır.

Ahşap Heykel Keşfet
ahsapheykel.com• Hangi Lise'den geldiniz
🎨 El İşçiliği🌳 Doğal Ahşap💝 Özel Hediye

Tüm Mezunlar

Tüm Liseler

Tüm Alanlar

Yorumlar

Bu mezun hakkında yorumlar

0 yorum

Yorum yazmak için üye olmanız gerekiyor.

Üye OlGiriş Yap

Yorumlar yukleniyor...

Bir Sonraki Mezun: Afet İnan

Balçiçek İlter hakkında merak edilenler

Balçiçek İlter'in eğitim geçmişi nedir?

Öğrenim hayatına prestijli Notre Dame De Sion Kız Lisesi'nde başlayan Balçiçek İlter, daha sonra Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde Psikoloji bölümünü başarıyla tamamladı.

Balçiçek İlter'in gazetecilik kariyerine nasıl başladığı hakkında ne biliyoruz?

Gazetecilik yolculuğuna genç yaşta Cosmopolitan Dergisi'ne yaptığı çevirilerle adım atan İlter, bu alanda hızla yükseldi.

İlter'in medya kariyerindeki en önemli görevlerinden biri nedir?

2002 yılında Türk basınında büyük bir dönüm noktası olarak kabul edilen Sabah Gazetesi’nin ilk kadın Yazı İşleri Müdürü olarak atanması, medya kariyerinin zirve noktalarından biridir.

Balçiçek İlter'in Habertürk'teki programı hakkında bilgi verir misiniz?

Ulusal haber kanalı Habertürk'te yaklaşık 7 yıl boyunca her gün yayımlanan 'Söz Sende' adlı söyleşi programını hazırlayıp sunmuştur, geniş bir konuk yelpazesinde derinlemesine söyleşiler gerçekleştirmiştir.

İlter, toplumsal konularda hangi temalara odaklanmıştır?

Köşe yazılarında kadın-çocuk hakları, eşit haklar, özgürlükler ve Türkiye'nin gelişimi gibi önemli toplumsal konulara cesurca yer vermiştir.

Öne çıkan Notre Dame de Sion Fransız Lisesi mezunları

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi 'nden mezun ünlüler ve lise deneyimlerinin hayatlarına etkisi.

Afet İnan

Afet İnan

Afet İnan, Türk arkeolog ve akademisyen olup, Türkiye'de arkeolojinin gelişmesinde önemli katkıları olan bir isimdir. Eğitim, bilim ve kültür alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan Afet İnan, ülkesinin kültürel mirasının korunmasına ve tanıtılmasına büyük önem vermiştir. 1908 yılında doğan Afet İnan, gençlik yıllarında öğretmen olacak şekilde eğitim aldı. Hayatı 1925'te, bir öğretmen iken Atatürk tarafından evlat edilmesiyle değişti. Önce Lozan'a Fransızca'nın temellerini öğrenmesi için gönderildikten sonra, Notre Dame de Sion'da eğitiminin görmüştür. Ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde arkeoloji eğitimi almıştır. ODTÜ'den mezun olduktan sonra yurt içinde ve yurt dışında çeşitli arkeolojik keşiflerde yer almış, önemli kazılara liderlik etmiş ve pek çok eserin restorasyonunda görev almıştır. Özellikle Anadolu'nun tarihi ve kültürel mirasını koruma ve tanıtma konusundaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Anadolu'nun zengin arkeolojik mirasını ortaya çıkarma ve koruma amacıyla birçok proje yürütmüş, arkeolojik eserlerin korunmasına ve bilimsel çalışmaların yapılmasına katkıda bulunmuştur. Afet İnan, sadece akademik çalışmalarıyla değil, aynı zamanda genç arkeologlara rehberlik ederek ve arkeoloji alanında farkındalık yaratma çabalarıyla da tanınmaktadır. Kendisi, Türk arkeoloji dünyasında önemli bir figür olarak kabul edilir ve ülkenin arkeolojik mirasının korunmasına büyük önem verir. Yaşamı ve çalışmaları, genç arkeologlara ve arkeolojiye ilgi duyanlara ilham kaynağı olmuştur. Başarılı kariyeri, azimli çalışmaları ve kültürel mirasa verdiği değerle Afet İnan, Türk arkeoloji dünyasında unutulmaz bir iz bırakmıştır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Leyla Alaton

Leyla Alaton

Leyla Alaton, Türk iş kadını ve girişimcidir. Türkiye'de iş dünyasında ve sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almış, öncü ve etkili bir lider olarak tanınmaktadır. Eğitim ve iş dünyasındaki başarıları ile dikkat çeken Leyla Alaton, genç girişimcilere ilham veren bir figür olarak öne çıkmaktadır. 1961'de İstanbul'da doğmuştur. Lise öğrenimini Notre Dame de Sion'da gördükten sonra, ABD'de Fairleigh Dickinson Üniversitesi işletme bölümünde lisans eğitimini ardından New York Üniversitesi'nde endüstri psikolojisi dalında yüksek lisans eğitimi aldı. 1989'da babası İshak Alaton'un kurduğu Alarko Holding'de tanıtım koordinatörü olarak çalışma hayatına başladı. İlerleyen yıllarda kazandığı deneyimle daha etkin roller alarak, şirketin yönetim kuruluna girmiştir. Beğenmeyen Bakmasın adında yazdığı kitabıyla, aktif olarak genç girişimciler için öneriler veriyor..

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
İş İnsanı
Ayla Algan

Ayla Algan

Usta oyunculuk performansları ve sanat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ayla Algan, Türkiye'nin kültürel yaşamına büyük katkıda bulunmuştur. Uzun yıllardır sanat camiasında aktif olan Algan, sadece oyunculuk değil aynı zamanda tiyatro yönetmenliği ve yazarlığı gibi çeşitli alanlarda da başarılı çalışmalara imza atmıştır. Sanat hayatına genç yaşlarda tiyatro sahnelerinde başlayan Ayla Algan, hem tiyatro hem de sinema dünyasında sayısız unutulmaz karakteri canlandırmış ve olağanüstü performanslarıyla izleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra tiyatro alanında da önemli projelere imza atmış ve sektöre değerli katkılarda bulunmuştur. Ayla Algan'ın sanat sektöründeki etkileyici kariyeri, Türkiye'nin tiyatro ve sinema alanındaki değerli isimlerinden biri olarak anılmasını sağlamıştır. Kendine özgü tarzı ve yetenekleriyle sektörde iz bırakan Algan, genç sanatçılara ilham kaynağı olmuş ve sanatın farklı alanlarında başarılı bir şekilde faaliyet göstermelerine ilham vermiştir. Ayla Algan'ın sanat dünyasındaki öncü ve başarılı çalışmaları, Türkiye'nin kültür mirasına ve sanatına büyük katkılar sağlamış, izleyicileri etkilemeyi ve toplumsal konuları sanat yoluyla ele almaya yönlendirmiştir. Oyunculuk yeteneği, yönetmenlik becerisi ve sanatseverliği ile Ayla Algan, Türk tiyatro ve sinemasının sevilen simalarından biri olmayı başarmıştır. Ayla Algan'ın uzun ve başarılı sanat kariyeri, genç sanatçılara yol gösterici bir figür olmanın yanı sıra geniş kitlelere ulaşarak toplumsal konuları ve duyguları sanat aracılığıyla etkili bir şekilde yansıtma yeteneğini de ortaya koymuştur.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Aliye Berger

Aliye Berger

Aliye Berger (24 Aralık 1903- 10 Ağustos 1974), Türkiye'nin ilk kazıma ve oyma gravür sanatçılarından biri, ilham verici bir ressamdır. Büyükada'da doğmuş ve yaşamıştır. İlk olarak 1954 yılında Yapı Kredi Bankası'nın düzenlediği resim yarışmasında birinci olarak geniş sanat çevrelerinde adını duyuran Berger, dışavurumcu oyma baskıları ile tanınır. Aliye Berger'in hayatı, eğitimini Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde alarak başlamıştır. Bu prestijli kurumun sağlam eğitimi ve sanata olan desteği ile Berger, sanat dünyasına hazırlanmış ve kendi yeteneklerini geliştirmiştir. Resim ve piyano derslerini bitirdikten sonra, Macar keman virtüözü ve pedagog Karl Berger'den dersler almış, bu ilişkisi aşkla sonuçlanmıştır. 1935 ile 1939 yılları arasında Berlin ve Paris'te sanat eğitimi almıştır. 1947'de yaşam boyu partneri Karl Berger ile evlenmiş, maalesef altı ay sonra eşini kaybetmiştir. Acısını yaratıcılığa dönüştüren Berger, Londra'ya taşınmış ve John Buckland Wright'in atölyesinde heykel ve gravür çalışmıştır. 1951'de Türkiye'ye dönüşünde bir kişisel sergi açmıştır. İki yıl sonra ise Yapı Kredi Bankası'nın düzenlediği yarışmada “Güneşin Doğuşu” adlı ilk yağlı boya çalışmasıyla birincilik ödülünü kazanarak yeteneğini tüm dünyaya duyurmuştur. Berger'in eserleri, baskı tekniğinde, siyah-beyazın ara tonlarında yapıtlar verme özgünlüğüyle bilinir. Sanatçı, günlük yaşamın kalıplarını ve İstanbul’un çeşitli köşelerini bazen gerçekçi, bazen de fantastik biçimde, özgün bir lirizm ve dışavurumculukla yansıtmayı başarmıştır. 44 yaşında sanatına başlayan Aliye Berger, kendi yolunu çizerek, cesurca hayallerinin peşinden gitmiştir. Hayatı boyunca dünyanın çeşitli kentlerinde on iki özel sergi açmış ve kırk sekiz karma sergiye katılmıştır. Berger, gençlere sanata olan sevgisini ve tutkusunu aktarmak için okullarda öğretmenlik yapmıştır. Aliye Berger, hayatını kaybettiği tarihe kadar sanatına olan sevgisini ve tutkusunu kaybetmemiştir. Gençlere ve ebeveynlere ilham veren bu büyük sanatçı, cesareti ve azmi ile tüm zamanların en önemli gravür ve grafik sanatçılarından biri olarak anılmaktadır. Aliye Berger'in hayatı, herkese kendi yeteneklerini keşfetme ve hayallerinin peşinden gitme konusunda ilham vermektedir. Sanatın gücünü ve sanatın yaşamın her alanına nasıl nüfuz edebileceğini gösteren bir örnek olarak her zaman hatırlanacaktır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Lizi Behmoaras

Lizi Behmoaras

Liz Behmoaras, 1950 yılında İstanbul'un Şişli ilçesinde dünyaya geldi. Yahudi asıllı Türk yazar, çevirmen, gazeteci ve köşe yazarı olan Behmoaras, ailesinin babaannesi Eliza'nın kısaltması olan "Lizi" ismini verdiği, yazı hayatında "Liz" adını kullandığı bir ailede büyüdü. Babası tekstil tüccarı Nesim Katalan, annesi Jaklin Anavi'dir. Dört dili birden konuşma yeteneği kazandığı bir evde büyüyen Liz, çok kültürlü bir ailenin çocuğu olduğunu hep gururla taşıdı. Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde eğitim hayatına devam eden Liz, burada aldığı kaliteli eğitimle hayata daha güçlü adımlarla başlamasını sağladı. Lise'den mezun olduktan sonra çevirmenlik yaparak kariyerine başlayan ve ardından yabancı dil dersleri vererek bilgi birikimini başkalarıyla paylaşan Liz, hayatının her döneminde öğrenmeyi ve öğretmeyi sevdi. İlk kitabı Türkiye'de Aydınların Gözüyle Yahudiler 1993 yılında yayımlandı. Kitabında Türkiye'deki Yahudiler hakkında Türkiye'deki edebiyatçılar ve aydınlar ile yaptığı söyleşileri bir araya getirerek; farklı kültürlerin, inançların ve düşüncelerin bir arada yaşadığı bir ortamın ne kadar değerli olduğunu okuyucularına gösterdi. Liz Behmoaras'ın hayat hikayesi, başarıya giden yolda karşılaşılan zorlukların üstesinden gelmek için mücadele etmenin önemini vurguluyor. Ona ilham veren Notre Dame de Sion Fransız Lisesi eğitimi, farklı kültürler arasında köprü oluşturmayı amaçlayan bir yazar ve çevirmen olmasına yardımcı oldu. Her genç, Liz Behmoaras gibi, farklılıkların bir arada yaşadığı bir dünyada, herkesin birbirini anlamasına yardımcı olacak güzel işler yapabilir. Liz'in hikayesi, gençlere kendi başarı hikayelerini yaratmaları için ilham verirken, aynı zamanda onlara farklılıklara saygı göstermeyi ve hoşgörüyü hatırlatıyor.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Fahrünnisa Zeyd

Fahrünnisa Zeyd

Türk ressam Fahrünnisa Zeyd, 7 Ocak 1901 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Kendisi, Kabaağaçlızade Mehmed Şakir Paşa'nın kızı, II. Abdülhamit devri sadrazamlarından Cevat Paşa'nın yeğeni ve tanınmış yazar Halikarnas Balıkçısı'nın kızkardeşi olup, soyadını Kral I. Faysal'ın kardeşi ve dönemin Irak büyükelçisi olan Emir Zeyd'le evlendikten sonra almıştır. Fahrünnisa Zeyd, lise eğitimini prestijli Notre Dame de Sion'da tamamlamıştır. Bu okulda aldığı geniş perspektifli eğitim, onun sanatsal yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olmuştur. Daha sonrasında Sanay-i Nefise'de eğitim alarak ilk kadın öğrencilerden biri olmuştur. 14 yaşında resme başlayan Fahrünnisa Zeyd, özellikle geniş ebatta çalıştığı soyut resimleri ve çok renkli kompleks desenleri ile tanınmaktadır. Eserleri uluslararası üne sahip pek çok kurumda sergilenmiştir ve 2017 yılında Tate Modern Sanat Müzesi tarafından “20. Yüzyıl’ın en önemli kadın sanatçılarından biri” olarak anılmıştır. Zeyd, birçok farklı ülkede yaşamış ve bu kültürel deneyimlerini sanatına yansıtmıştır. Diplomat olan eşinin görevi nedeniyle yaşadığı ülkelerdeki çeşitli sanat galerilerinde sergiler açmıştır. Bu sergilerin yanı sıra, kendi adıyla anılan bir sanat enstitüsü kurmuştur. Fahrünnisa Zeyd, sanatçılığının yanı sıra ailesine de büyük katkılarda bulunmuş bir isimdir. Kendisi, gravür sanatçısı Aliye Berger'in kardeşi; seramik sanatçısı Füreya Koral'ın teyzesi; ressam Nejat Devrim'in, tiyatrocu Şirin Devrim'in annesidir. 5 Eylül 1991 tarihinde hayata veda eden Fahrünnisa Zeyd, hayatını ve sanatsal mirasını geride bırakmıştır. Onun eserleri, modern Türk resminin gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur ve gelecek nesiller için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Türkiye'nin yetiştirdiği bu değerli sanatçının hikayesi, genç nesillere ulaşılmaz gibi görünen hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Fahrünnisa Zeyd'in başarısı ve azmi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olmaktadır. Her genç, Fahrünnisa Zeyd'in hikayesini öğrenerek kendi yeteneklerini keşfetme ve geliştirme konusunda cesaret bulabilir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Feza Günergun

Feza Günergun

Feza Günergun 1956 yılında İstanbul'da doğdu ve Türkiye'nin saygın bilim tarihçilerinden biri oldu. O, Türk bilim tarihinin önemli botanikçilerinden Asuman Baytop ve Turhan Baytop'un kızı olarak doğup büyüdü. Lise eğitimini prestijli Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde tamamladı. Bu lise, Feza'nın entelektüel gelişiminde önemli bir rol oynadı ve onun bilime olan ilgisini daha da derinleştirdi. 1980 yılında İstanbul Üniversitesi Kimya Mühendisliği Fakültesi'nden mezun oldu ve ardından özverili bir şekilde çalışmalarını sürdürdü. O, 1984'te "14-17. Yüzyıllarda Anorganik Kimyasal İlaçlar" konusu üzerine doktora çalışması ile M.Sc.Dr. unvanını kazandı. 1985'te İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Bilim Tarihi Anabilim Dalı'na araştırma görevlisi olarak atandı. Bu süre zarfında, Feza öğrencilere bilimi ve onun tarihini anlatma konusunda derin bir tutku geliştirdi. Birkaç yıl içinde başarıları artarak devam etti. 1987'de yardımcı doçent oldu, 1993'te Bilim Tarihi Doçenti ve son olarak 1998'de profesör unvanını aldı. Feza, hayatının büyük bir kısmını bilim tarihine adadı ve bu alanda önemli bir yetkinlik kazandı. İstanbul Üniversitesi Bilim Tarihi Anabilim Dalı Başkanlığı'nın yanı sıra, Türk Bilim Tarihi Kurumu (TBTK) Genel Sekreterliği ve Uluslararası Bilim Tarihi ve Felsefesi Birliği'nin "Bilim ve Teknoloji Tarihi Komisyonu" başkan yardımcılığı gibi çeşitli görevlerde bulundu. Feza Günergun'un hikayesi, bilime olan tutkusunu hiçbir zaman kaybetmemiş, her zaman öğrenmeye devam etmiş ve araştırma dünyasına önemli katkılarda bulunmuş bir bilim insanının ilham verici hikayesidir. Feza Günergun'un yaşam öyküsü, gençler için çalışmalarına devam etme, bilgiye olan meraklarını koruma ve kendi ilgi alanlarında mükemmeliyeti hedefleme konusunda büyük bir ilham kaynağı olabilir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Bilim İnsanı
Füreya Koral

Füreya Koral

Türkiye'nin çağdaş seramiği ve seramik sanatını mimariye kazandırmada öncü isimlerinden olan Füreya Koral, 2 Haziran 1910'da Büyükada'da doğdu. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Koral, lise eğitimini Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nde tamamladı. Bu okulda aldığı eğitimin büyük bir etkisi olduğu düşünülüyor, zira burada sanata olan ilgisi ve yeteneği ortaya çıkmıştır. Notre Dame de Sion, öğrencilerine sadece akademik bilgi vermekle kalmayıp, sanatsal becerileri de geliştiren bir kurumdur. Füreya Koral'ın bu okuldan aldığı eğitim, onun sanatsal yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Koral, İstanbul Üniversitesi'nde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam ettikten sonra kişisel hayatındaki çeşitli deneyimler ve hastalığının tanısı konulmasının ardından seramikle ciddi bir şekilde tanışmıştır. İsviçre'de tedavi gördüğü süre zarfında teyzesi Fahrelnissa Zeid tarafından gönderilen seramikçilik aletleri ile başlayan bu süreç, onun sanat hayatını şekillendiren en önemli etkenlerden biri olmuştur. Profesyonel kariyerine Paris'te başlayan Koral, Türkiye'ye döndüğünde seramik sanatını memleketinde de yaygınlaştırmış ve bu alanda önemli adımlar atmıştır. Kendi atölyesini kuran ve seramiği mimaride kullanma fikrini öne çıkaran Koral, ayrıca genç sanatçılara da ilham kaynağı olmuştur. Kendine özgü stili ve estetik anlayışıyla tanınan Füreya Koral, seramik sanatının yanı sıra duvar panoları ve diğer formda eserleriyle de tanınmaktadır. Sanat yaşamında birçok ödül kazanan Koral'ın en önemli çalışmalarından biri "Evler" serisidir. 1986'da Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü'nü kazanan Koral, 1990 yılında "Yürüyen İnsanlar" adlı pişmiş toprak heykelciklerini üretmiştir. Bu serisi, toplumun hızla değişen yapısına dair gözlemlerinin bir yansıması olarak kabul edilir. Füreya Koral, 25 Ağustos 1997'de hayata gözlerini yumdu ancak bıraktığı eserler ve katkıları ile Türk sanat dünyasında kalıcı bir iz bıraktı. O, sadece bir seramik sanatçısı olmanın ötesinde, kendi sanatını ve vizyonunu neşeyle paylaşan, genç sanatçılara ilham veren ve çağdaş Türk seramik sanatını şekillendiren bir vizyonerdi.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Füsun Erbulak

Füsun Erbulak

Füsun Erbulak, 25 Haziran 1943 tarihinde İstanbul'da doğmuş yetenekli bir tiyatro, sinema sanatçısıdır. Erbulak, lise eğitimini Fransızca eğitim veren prestijli bir okul olan Notre Dame de Sion'dan alırken, tiyatro tutkusu burada başladı. Bu okulda aldığı kaliteli eğitimin ve çeşitli sanatsal aktivitelere katılmasının etkisi büyüktür. Notre Dame de Sion'da geçirdiği yılların ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro bölümünde eğitim almaya devam etti ve 1962 yılında Dormen Tiyatrosu'nda sanat hayatına adım attı. Aynı tiyatroda eşi Altan Erbulak ile tanıştı ve evlendi. Erbulak, yeteneği ve bilgisiyle birçok tiyatro oyununa ve sinema filmine imza attı. Kariyeri boyunca çeşitli tiyatrolarda rol aldı ve 1955 yılında ilk filmini çevirdi. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) saflarında yer almak gibi sosyal sorumluluklarını da ihmal etmedi. 1984'te yazdığı "Altmış Günlük Bir Şey" ve "Burgu" adlı kitapları müstehcenlik gerekçesiyle toplatılmasına rağmen, bu durum onun yazma tutkusunu sonlandırmadı. Kitap çevirileri, gazete ve dergilerde yazarlık yapmaya devam etti. Kaleminden dökülen düşüncelerle okuyucularına ilham vermeyi sürdürdü. Erbulak aynı zamanda bir anne olmanın sorumluluklarını da taşıdı. Oyuncu Sevinç Erbulak'ın annesi olan Füsun Erbulak, aynı zamanda yetenekli bir eğitmen olarak genç yeteneklere rehberlik etmektedir. 2014 yılında açılan Erbulak Evi'nde oyunculuk eğitimi veren Füsun Erbulak, hayatının her alanında örnek alınacak bir isim olarak tarihe geçmiştir. Füsun Erbulak'ın başarıları ve hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Kendisi, tutkusunu kovalayarak, zorluklara rağmen hedeflerine ulaşmayı başaran bir kişiliktir. İstikrarlı çalışma ve azimle gönlünde yatan sanata olan sevgiyi mesleğiyle buluşturmayı başardı. Bu nedenle ilk adımınızda önemli olan şeyin sadece hangi okulu seçtiğiniz değil, bu seçimin sizin hayallerinizle nasıl uyum sağladığı olduğunu unutmayın.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Gencay Gürün

Gencay Gürün

Gencay Gürün, 24 Kasım 1932'de İstanbul'un Üsküdar semtinde doğmuş olan, Türkiye'nin önde gelen tiyatro yönetmenlerinden, çevirmenlerinden ve siyasetçilerindendir. Gürün'ün eğitim hayatı oldukça zengin ve kapsamlıdır. Ortaokul eğitimini Sainte-Pulchérie Fransız Kız Ortaokulu'nda tamamlayan Gürün, lise eğitimine Notre Dame de Sion Lisesi'nde devam etmiştir. Bu lise; çok kültürlülüğü, farklılıklara saygıyı ve özgürlüğü teşvik eden bir eğitim anlayışına sahip olmasıyla tanınır. Gürün'ün çeşitli disiplinlerde kendini geliştiren bir sanatçı ve düşünce insanı olmasında bu okulun önemli bir rol oynadığı düşünülebilir. Lise eğitiminin ardından Ankara Hukuk Fakültesi'ni bitiren Gürün, London School of Economics’de Uluslararası İlişkiler ve Diplomasi konularında lisans üstü diploma almıştır. Meslek hayatına Dışişleri Bakanlığı'nda diplomat olarak başlamış olan Gürün, Paris'e Konsolos olarak tayin edilmiştir. Sanatsal kariyerine dönme kararı verdiği zaman büyük elçi Kamuran Gürün ile evlenip meslekten ayrılmıştır. Ankara'ya döndükten sonra Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü genel sekreterliği ve baş dramaturgluğu görevlerinde bulunmuştur. 1984-1994 yılları arasında İstanbul Şehir Tiyatroları'nın genel sanat yönetmenliği görevini yürütmüştür. 1995 yılında kendi özel tiyatrosu olan Tiyatro İstanbul'u kurduğunu görmekteyiz. Aynı dönemde politikaya adım atan Gürün, İzmir'den XX. Dönem milletvekili olarak TBMM'ne girdi. Kendisine verilen "Sanat ve Edebiyat Şövalyesi Nişanı" (Chevalier dès Arts et dès Lettres) ve Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktorluk unvanı ile tanınmıştır. Gencay Gürün, yaşamını sanata ve halkına adayan bir kişi olarak hatırlanmaktadır. Kendisi tiyatro dalında çeviriler yapmış olmasının yanı sıra, yazdığı oyunlar ve sosyal sorumluluk projelerindeki çalışmalarıyla da bilinir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Siyaset
Güzin Dino

Güzin Dino

Türkiye'nin en parlak dilden anlayan isimlerinden olan Güzin Dino, 1910 yılında dünyaya geldi. Lise eğitimini prestijli Notre Dame de Sion'da tamamladı ve bu eğitim süreci onun dilbilimi alanındaki yeteneklerini ortaya çıkardı. Bu yeteneklerinin temel taşlarından biri olan dilbilimi, hayatının merkezi haline geldi ve onu Türk dilbilim tarihinde önemli bir figür olarak konumlandırdı. 1942 yılında, İstanbul Üniversitesi Roman Filolojisi Profesörü Eric Auerbach'ın asistanlığını yaparak kariyerinde önemli bir adım attı. Bu deneyim, onun dilbilimi alanını daha da genişletmesine yardımcı oldu ve farklı diller üzerine çalışma fırsatı yakaladı. 1943 yılında sürgünde olan ressam Abidin Dino ile evlendi. Bu evlilik, onun hayatında sanatta bir dönüm noktası oldu ve bu etkileşimle birlikte edebiyata olan sevgisi arttı. Eşinin 1954'te Paris'e yerleşmesi üzerine oraya taşındı ve orada Ulusal Bilim Merkezi'nde çalışma fırsatına sahip oldu. Paris'teki Doğu Dilleri Enstitüsü'nde öğretim üyeliği yapan Güzin Dino'nun kariyeri boyunca birçok başarıya imza attı. Türkiye'deki çeşitli Türk romanları üzerine incelemeler yaptı ve Fransa'da birçok roman ve şiir çevirdi. Çevirileri, denemeleri ve çalışmaları sayesinde hem ulusal hem de uluslararası alanda tanındı. Kendisini ölümünden 20 yıl sonrasına kadar dil bilimi alanında kendini geliştiren Güzin Dino'nun eserleri, dilden anlayışının derinliğini ve genişliğini gösteriyor. Aralarında "Türk Romanının Doğuşu", "Gel Zaman Git Zaman Abidin Dino'lu Yıllar", "Aragon'lu Yıllar" gibi eserler de bulunan Güzin Dino'nun eserleri dilbilime olan katkısını gözler önüne seriyor. 2013 yılında Paris'te hayatını kaybeden Güzin Dino, yaşamı boyunca dilbilim, edebiyat ve çeviri alanlarına büyük katkılarda bulundu. Kendisi, bu alanlarda dünya çapında kabul gören bir isimdi ve kültürel alanda önemli etkiler bıraktı. Güzün Dino'nun hayat hikayesi, azimli bir çalışma azmi, inanç, tutku ve kültürler arası köprü kurma yeteneği ile doludur. Kendisinin mirası, gelecek nesillere ilham vermek için hala devam ediyor.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Mine G. Kırıkkanat

Mine G. Kırıkkanat

Mine Gökçe Kırıkkanat, Türk gazeteci, yazar ve köşe yazarı olarak tanınan önemli bir figür. 1951 yılında Ankara'da doğan Kırıkkanat, lise eğitimini İstanbul'daki prestijli Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde tamamladı. Bu okulun ulusal ve uluslararası alanda tanınmış bir eğitim kurumu olması ve öğrencilerine geniş vizyon sunması, Kırıkkanat'ın kariyerinde önemli bir rol oynamıştır. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji bölümünde tamamlayan Kırıkkanat, gazetecilik yaşamına Cumhuriyet gazetesinin İspanya muhabiri olarak adım attı. Kendini hızla geliştirerek Cumhuriyet gazetesinin Fransa temsilciliğine kadar yükseldi. 1992 yılında Milliyet gazetesine geçen Kırıkkanat, 1996'da Milliyet Fransa muhabirliğiyle birlikte Radikal gazetesinde köşe yazarlığına başladı. Yazarlığına 2005-2010 yılları arasında Vatan gazetesinde devam ettirirken, 2010 sonbaharında 'yuvaya döndü' ve yazılarını tekrar Cumhuriyet gazetesinde sürdürmeye başladı. Kırıkkanat'ın eserleri deneme, araştırma, öykü ve roman türlerinde olup, en dikkat çekici yapıtları arasında Sinek Sarayı, Bir Gün Gece ve Destina bulunuyor. Eserlerindeki derin düşünce ve sorgulama yeteneği, onun sosyoloji eğitimini ne kadar verimli bir şekilde kullandığının bir göstergesi. Fransızca ve İngilizce bilen Kırıkkanat, bir çocuk annesidir. Güçlü kadın kimliği ile toplumda farklı konuların tartışılmasını sağlayan Kırıkkanat'ın hayatı ve başarıları gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Tartışmalı konulara cesur yaklaşımı ve eleştirel bakış açısıyla tanınan Kırıkkanat, aynı zamanda genç kuşaklara kendi seslerini bulmalarında yardımcı oluyor. Sonuç olarak; Mine Gökçe Kırıkkanat'ın başarı dolu yaşam hikayesi, hem akademik hem de kariyer hedefleri doğrultusunda ilerlemek isteyen gençler için yol gösterici niteliktedir. Her konuda eleştirel düşünme becerisi geliştirme ve cesaretle ifade etme yeteneğini kazanmayı hedefleyen tüm gençler için Kırıkkanat'ın hayatına dikkate değer bir bakış atmanızı öneririm.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Leyla Navaro

Leyla Navaro

Leyla Navaro, Türkiye'nin saygın psikolog ve psikoloji yazarlarından biri olarak tanınır. İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nden mezun olan Navaro, lisans eğitimini tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik Danışmanlık Yüksek Lisans programını tamamladı. Liseden itibaren ilgi duyduğu psikoloji alanında uzmanlaşan Navaro, kendi potansiyelini keşfetme ve kişisel gelişim yolculuğuna çıkma konusunda büyük bir tutkuyla çalıştı. Notre Dame de Sion Lisesi'nde edindiği bilimsel düşünme becerisi ve geniş vizyonu, onun psikolojiye olan ilgisini derinleştirdi ve bu alanda kariyer yapma kararını vermesinde önemli rol oynadı. Navaro, hem yurt içinde hem de yurt dışında seminerler vererek ve grup çalışmalarına katılarak insanların kişisel gelişimlerine katkıda bulundu. Kendi kişisel deneyimlerini ve bilgisini paylaştığı ilk kitabını 1987 yılında yazdı. Boğaziçi Üniversitesi'nde öğretim üyeliği yapmaya başlayan Navaro, aynı zamanda kurucusu olduğu Nirengi Psikolojik Danışmanlık Merkezi'ni yönetmektedir. Uluslararası ve yerel alanda tanınan bir uzman olan Navaro, IAGP Uluslararası Grup Psikoterapileri Derneği yönetim kurulu üyesi ve Türk Psikologlar Derneği Akademik Kurul üyesi olarak da görev yapmaktadır. Kitapları arasında "Beni Duyuyor musun?", "İki Boy Ufak Pabuç Depresyonda Kadın - Erkek Farklılıkları", "Tapınağın Öbür Yüzü Bağlılık ve Bağımlılık Üzerine" ve "Bir Cadı Masalı Kızgınlık, Güç ve Cinsel Roller Üzerine" gibi eserler bulunan Leyla Navaro, psikoloji alanındaki katkılarıyla geniş kitleler tarafından tanınır ve takdir edilir. Her kitabında farklı bir konuyu ele alan Navaro, insanların duygusal dünyalarını daha iyi anlamalarına yardımcı olmayı hedefler. Kendisini sürekli geliştiren ve bilgisini paylaşmayı seven bir kişi olan Leyla Navaro, psikoloji alanına büyük katkılarda bulunmuştur. Leyla Navaro'nun ilham verici hikayesi, onun bu alanda başarıya ulaşmasının yanı sıra gençlere de kendi tutkularını keşfetme ve izlemeleri için ilham veriyor. Kendi potansiyellerini keşfetmek ve kişisel gelişim yolculuğuna çıkmak isteyen gençler için Navaro'nun hikayesi, odaklanmaları ve başarıya ulaşmaları için büyük bir ilham kaynağıdır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Oya Baydar

Oya Baydar

Oya Baydar, Türkiye'nin tanınmış yazar, gazeteci ve sosyologlarından biridir. 3 Temmuz 1940'ta İstanbul’da dünyaya gelen Baydar, çocukluğunu Anadolu’nun farklı yerlerinde geçirdi. Ortaokul ve lise öğrenimini ise prestijli Notre Dame de Sion Fransız Kız Lisesi'nde tamamladı. Lise yıllarında yazdığı ilk romanlarını Hürriyet gazetesinde tefrika edilen Baydar, bu süreçte edebiyat ve sosyoloji konusundaki yeteneklerini ortaya koydu. Üniversite eğitimini İstanbul Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nde tamamlamasının ardından bu alanda ciddi bir kariyer yapma kararı aldı. Baydar'ın sosyal bilinçlenme süreci ise genç yaşlarda başladı ve bu durumu yaşamının her alanına taşıdı. Bu süre zarfında Türkiye İşçi Partisi ve Türkiye Öğretmenler Sendikası (TÖS) üyesi olarak aktif siyasi hayatın içerisinde yer aldı. Ancak 1971'deki 12 Mart Darbesi sırasında sosyalist kimliği nedeniyle tutuklandı ve akademik hayatına ara vermek zorunda kaldı. Sonraki yıllarda kendisini yazmaya adayan Oya Baydar, Türkiye’nin yakın tarihteki sosyal ve siyasal olaylarına dair önemli eserler kaleme aldı. Sürgün yıllarını da anlattığı 'Elveda Alyoşa' adlı eseriyle 1991 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazandı. 1990'lı yıllardan itibaren birçok öykü ve roman yayınlayarak, çok sayıda ödül kazandı ve sevilen bir yazar oldu. Oya Baydar, sadece edebiyat dünyasında değil, sosyal yaşamda da etkin olarak yer almayı sürdürdü. T24 internet gazetesinde yazmaya devam eden Baydar'ın ardındaki ilham verici hikaye, gençlerin hayallerini gerçekleştirme konusundaki azimlerini ateşlemekte ve onlara farklı alanlarda başarılı olabileceklerini göstermektedir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Güher Pekinel

Güher Pekinel

Güher Pekinel, Türkiye’nin uluslararası alanda en çok tanınan piyanistlerinden biridir. 29 Mart 1953 tarihinde İstanbul’da dünyaya gelen Pekinel, ikiz kız kardeşi Süher Pekinel ile birlikte Pekinel Kardeşler adıyla bilinir ve piyano ikilisi olarak ün yapmışlardır. Güher Pekinel’in müzikle ilk tanışması annesi sayesinde oldu. Profesyonel bir piyanist olan annelerinden ilk derslerini alan Güher ve Süher Pekinel, daha sonra Ferdi Statzer’in öğrencisi oldular. Sadece 6 yaşındayken sahneye çıkan Güher, dokuz yaşında kardeşiyle beraber Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde ilk canlı konserini verdi. Pekinel’in ortaöğrenim hayatı Notre Dame de Sion Lisesi’nde geçti. Notre Dame de Sion Lisesi’nin öğrencilerine sağladığı geniş kültür ve sanat eğitimi sayesinde müziğe olan yeteneği ve ilgisi daha da arttı. Bu dönemden sonra devlet bursu ile Fransa’ya giden Güher, burada Paris Konservatuvarı'nda eğitim aldı ve ardından Almanya'da Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda ve ABD'de Curtis Institute of Music'te eğitimine devam etti. 18 yaşında müziği iki yıl boyunca bir kenara bırakıp Goethe Üniversitesi'nde psikoloji eğitimi almayı tercih eden Pekinel, bu sürenin sonunda müziğe geri döndü. 1978'de Juilliard Müzik Okulu ve paralel olarak Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda yüksek lisansını tamamladı. Almanya, ABD ve İtalya’da düzenlenen uluslararası yarışmalarda hem ikili hem de solo olarak pek çok ödül kazandı. Pekinel Kardeşler, 1984'te dünyaca ünlü orkestra şefi Herbert von Karajan tarafından keşfedilerek Salzburg Festivali'ne davet edildiler. Güher Pekinel, o zamandan beri kardeşi Süher ile birlikte dünya çapındaki müzik kariyerine devam etmektedir. Güher Pekinel’in hayranlık uyandıran diskoğrafisinde 1990’da çıkardıkları "Stravinsky/ Rachmaninov" ve "Rapsodie Espagnole", 1991'de "Mozart Complete Piano Duets", 1992'de "Brahms / Rachmaninov / Ravel / Lutoslawski" gibi eserler yer alır. Pekinel, sağladığı katkılardan dolayı Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmüştür. Bunun yanında Boğaziçi Üniversitesi Fahri Doktora unvanını almış ve İstanbul Kültür Sanat Vakfı Onur Ödülü'ne layık görülmüştür. 2021 yılında “müzik alanında dünya çapında çalışmaları ve kültür-sanat alanında global diyaloğu güçlendiren hayat boyu kariyer ve katkıları nedeniyle” kardeşi Süher Pekinel ile birlikte Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı ile ödüllendirilmiştir. Güher Pekinel, sadece müziğe olan katkılarıyla değil, aynı zamanda topluma ve bilime sağladığı katkılardan dolayı da hatırlanacak bir sanatçıdır. Müziği, yeteneği ve azmi ile genç nesillere ilham veren Güher Pekinel’in başarı dolu hikayesi, her zaman öğrenciler için büyük bir motivasyon kaynağı olmuştur.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Müzisyen
Süher Pekinel

Süher Pekinel

Süher Pekinel, uluslararası ilgi gören bir piyano ikilisi olan Pekinel Kardeşler'in diğer yarısı olarak tanınan Türk bir piyanisttir. Tıpkı ikiz kız kardeşi Güher Pekinel gibi, Süher de müzik eğitimine çok genç yaşlarda, profesyonel piyanist olan anneleri tarafından başlatıldı. Süher Pekinel, 29 Mart 1953 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. İlk sahne deneyimini sadece altı yaşında gerçekleştirdi ve dokuz yaşında kardeşi ile birlikte Ankara Filarmoni Orkestrası eşliğinde ilk canlı konserlerini verdi. Süher ve Güher'in müzik eğitimine verilen önem ve dikkat, onların ortaöğrenim dönemlerini de etkiledi. İki kız kardeş, Notre Dame de Sion Lisesi'nde eğitim aldığından emin olmak için özellikle seçildi. Bu okulda dikkat çeken bir özelliği olan yoğun müzik programları sayesinde yeteneklerini mükemmelleştirebildiler. 1963 yılında devlet bursu kazanan Pekinel Kardeşler, Fransa'ya giderek Paris Konservatuvarı'nda eğitim aldılar. Ardından Almanya'da Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda ve ABD'de Curtis Institute of Music'te eğitimlerini sürdürdüler. Felsefe alanında eğitim almak için müzik yaşamlarına iki yıl ara verdiler; bu onların sanatsal bakış açılarını genişletti. 1978'de Juilliard Müzik Okulu ve Frankfurt Yüksek Müzik Okulu'nda yüksek lisans çalışmalarını tamamladılar. Almanya'yı temsilen katıldıkları UNESCO Dünya Müzik Yarışması dahil, birçok uluslararası yarışmada çift ve solo olarak birçok ödül kazandılar. Pekinel Kardeşler, 1984'te ünlü orkestra şefi Herbert von Karajan tarafından keşfedildi ve Salzburg Festivali'ne davet edildi. Süher Pekinel, o günden bu yana ünlü orkestralarla dünyanın dört bir yanındaki müzik kariyerine devam etmektedir. Süher Pekinel, Türkiye Cumhuriyeti Devlet Sanatçısı unvanına layık görülmesinin yanı sıra, Almanya Federal Cumhuriyeti Liyakat Nişanı dahil olmak üzere bir dizi prestijli ödül kazandı. Bu başarıları sadece kendi çalışmalarının sonucu değil, aynı zamanda müziğe olan tutkusu ve kültür-sanat alanında global diyaloğu güçlendiren hayat boyu kariyeri ve katkılardan kaynaklanmaktadır. Süher Pekinel, sadece sahnedeki performanslarıyla değil, aynı zamanda yazdığı eserlerle ve katkıda bulunduğu sosyal sorumluluk projeleriyle de tanınan bir sanatçıdır. İyi eğitimli bir piyanist ve sanatçı olarak, Süher Pekinel genç nesillere çalışmalarında ilham veren bir rol modeldir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Müzisyen
Pelin Çift

Pelin Çift

Pelin Çift, 1978 İzmir doğumlu bir Türk televizyon sunucusu ve gazetecidir. Değerli eğitim hayatına Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde başlayan Çift, bu kurumun ona sağladığı kaliteli eğitim ile hayatına yön vermiştir. Notre Dame de Sion’un öğrencilere sunduğu geniş vizyon ve kültürel zenginlikle yetişen Pelin Çift, kariyer yolculuğuna çok yönlü bir bakış açısıyla devam etti. Liseden sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamladı. Ardından medya sektöründeki bilgi ve deneyimini genişletmek adına Galatasaray Üniversitesi Radyo-Televizyon Gazeteciliği Bölümü'nde yüksek lisansını gerçekleştirdi. Kariyerine 1997 yılında NTV'de hava durumu sunarak adım atan Pelin Çift, daha sonra kanalın haber sunuculuğuna getirildi. 2001 yılında NTV'den ayrılan Çift, bu süre zarfında edindiği deneyimi ve bilgiyi Skytürk'te kullanmaya devam etti. Beş yıl boyunca CNN Türk kanalında hizmet veren Pelin Çift, 2009'da Habertürk TV'ye geçti. Habertürk TV'nin altın saatlerinde Gündem ve Öteki Gündem isimli programları sunan Çift, 2015 yılı itibariyle TRT 1'de Pelin Çift ile Gündem Ötesi programını sunmaya başladı. Ayrıca, "3'te 3 Tarih" adlı yarışma programını sunarak izleyicisiyle buluşmaktadır. Pelin Çift, aynı zamanda bir yazar olup, "Ayasofya'nın Gizli Tarihi" ve "Kudüs'ün Gizemli Tarihi" adlı kitapları kaleme aldı. Her iki kitapta da tarih ve kültüre olan derin ilgisi ve bilgisi açıkça görülür. Uzun ve başarılı kariyeri boyunca pek çok farklı rol üstlenen Pelin Çift, gençler için örnek bir figürdür. Aldığı eğitimle ve kendi çabalarıyla kendini medya sektöründe kanıtlamış olan Çift'in hikayesi, bizlere tutkularımızın peşinden gitmenin önemini hatırlatmaktadır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Gazeteci
Nora Şeni

Nora Şeni

Nora Şeni, 1951 yılında İstanbul'ın tarihi ve kültürel zenginliklerle dolu sokaklarında dünyaya geldi. Bilimsel merakı ve keskin zekası onu, genç yaşta Notre Dame de Sion Lisesi'ne kadar götürdü. Bu okul, eğitimine değer katan bir dönüm noktası oldu çünkü Notre Dame de Sion, bilgiyi sorgulayan genç beyinlere felsefi düşünmeyi kazandırarak onları hayata hazırlar. Lise yıllarından sonra Fransa'da iktisat okumak için İstanbul'a kısa süreliğine veda etti. Paris Üniversitesi'nde Şehircilik Bölümünde doktora yapma fırsatını yakaladı ve akademik kariyerine adım attı. Doktora tezi "Emperyalist Sistemde Kontrol Sanayii" başlığı ile Türkiye'de yayınlandı. Nora Şeni, tarih, kent tarihi ve antropoloji üzerine yoğunlaştı ve bu konularda birçok araştırma yaptı. Kitapları ve bilimsel dergilerde yayınlanmış çok sayıda makalesi ile önemli bir katkı sağladığı alanlar oldu. Ayrıca belgesel film yapımcılığı ve Fransız - Anadolu Araştırmaları Enstitüsü yöneticiliği de yaptı. Nora Şeni'nin kaleme aldığı "Seni Unutursam İstanbul", "Camondolar: Bir Hanedanın Çöküşü", "Marie ve Marie: Konstantiniye'de Bir Mevsim" ve "Oryantalizm ve Hayırseverliğin İttifakı" gibi kitaplar, okuyucularına tarihi ve antropolojik bilgileri detaylı bir şekilde sunar. Nora Şeni'nin hayatı, gençlere büyük bir ilham kaynağı olabilir. Meraklı bir zihinle başladığı eğitim hayatını, uluslararası bir kariyere dönüştürerek gösterdi ki; eğer hedefleriniz varsa ve bu hedeflere ulaşmak için tutkuyla çalışıyorsanız, başarılamayacak hiçbir şey yoktur. Nora Şeni'nin izinden giden her genç, dünyayı daha iyi anlama ve değiştirme potansiyeline sahiptir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Yazar
Ülkü Duru

Ülkü Duru

Ülkü Duru, 20 Nisan 1957'de İstanbul'da doğmuş, başarılı bir Türk oyuncudur. Başta Eşkıya filmi ve Aliye dizisindeki Nusret karakteri olmak üzere pek çok önemli rolle tanınmıştır. Türkiye'nin saygın okullarından Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde lise eğitimini tamamlayan Duru, henüz beş yaşındayken Belediye Konservatuvarı Bale Bölümü'ne başladı. Lisedeyken konservatuvarın tiyatro bölümünü bitirdi ve bu onun sanata olan tutkusunu perçinleyen bir adım oldu. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda uzun yıllar aktif rol alan Duru, birçok oyunun kadrosunda yer aldı. Özellikle 1998 yılında sert bir öğretmeni canlandırdığı "Miss Margarida Yöntemi" adlı oyun ile gündeme gelen Duru, tiyatro sahnesinin yanı sıra sinema ve televizyon ekranlarında da büyük başarılar elde etti. 2004 yapımı Eşkıya filmi ve 2007 yapımı İyi Seneler Londra filmindeki performanslarıyla övgüler alan Duru, Strasbourg Uluslararası Bağımsız Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Ayrıcakendisi gibi sanat dünyasının önemli ismi olan İştar Gökseven ile 1993 yılından beri evli olan Duru, hem sahne hayatını hem de iş yaşamını başarıyla yürütmektedir. Duru, sadece oyunculukla kalmayıp, aynı zamanda iş dünyasına da adım atmış bir isimdir. Yakın dostu Derya Alabora ile birlikte Cafe Nisvan'ı işletmiş ve ardından Baykuş Cafe Bar'ı açmıştır. Ayrıca, beş ortağıyla birlikte spor salonlarına da yatırım yapmıştır. Ödüllü bir aktör olarak Ülkü Duru'nun hikayesi, gençleri takip etmeleri gereken tutkularını keşfetme ve bunun üzerine eğitimlerini şekillendirme konusunda ilham verir. Kariyerini tiyatro, sinema ve televizyon ekranlarında başarıyla sürdürmüş olması; her alanda kendini geliştirmenin mümkün olduğunu gösterir. Kendi yolumuzu bulma ve başarılı olma yolculuğunda onun azimli ve disiplinli yaklaşımından dersler çıkarabiliriz.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu

Aynı Alanla İlgili Diğer Mezunlar

Fatih Altaylı

Fatih Altaylı

Özverili gazetecilik kariyeriyle, Türkiye'nin en etkili medya figürlerinden biri olarak araştırmacılığı ve analizleriyle öne çıkıyor.

Galatasaray Lisesi

Galatasaray Lisesi
Gazeteci
Celal Pir

Celal Pir

Celal Pir, Türkiye'nin en saygın ve köklü okullarından biri olan Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde eğitim gördü. Haydarpaşa'da aldığı donanımlı ve nitelikli eğitim, Celal Pir'in zengin kariyerine büyük katkı sağlamıştır. Haydarpaşa Anadolu Lisesi'ndeki eğitimi, onun güçlü iletişim yeteneklerini ve analitik düşünme becerilerini geliştirdi. Bu temel yetenekler, Celal Pir'in Marmar Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo ve TV bölümünde başarılı bir öğrenci olmasını sağladı. Üniversiteden 1982 yılında mezun olan Pir, kısa süre içinde Türkiye'nin en tanınmış gazetelerinde ve TV kanallarında çalışma fırsatı buldu. Celal Pir'in kariyeri boyunca Milliyet, Hürriyet ve Sabah gazetelerinde ve daha sonra Kanal 6, Kanal D ve NTV gibi önemli TV kanallarında görev aldı. Haber sunuculuğuna 1996 yılında NTV'de başladı ve ardından 2012'de Jülide Ateş'le birlikte Star TV'nin "Bugün Programı"nı sundu. Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nden mezun olmanın onun üzerindeki etkisi, geniş ve çeşitli bir kariyer yelpazesi oluşturma yeteneğini gösteriyor. Pir, okulda edindiği disiplin ve çalışma etiği ile, haber sunuculuğu gibi zorlu bir meslekte bile istikrarlı ve başarılı bir kariyer oluşturabildi. Haydarpaşa'nın sağlam eğitim temeli ve altyapısı, Pir'in hem üniversitede hem de sonraki profesyonel yaşamında başarılı olmasında önemli bir rol oynamıştır.

Haydarpaşa Anadolu Lisesi

Haydarpaşa Anadolu Lisesi
Gazeteci
Banu Güven

Banu Güven

Banu Güven, başarılı bir gazeteci ve televizyon sunucusu olarak tanınan İstanbul Erkek Lisesi (IEL) mezunlarından biridir. Lise eğitimini bu saygın kurumda tamamlamasının ardından, İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi’ndeki üniversite eğitimiyle akademik ve profesyonel kariyerine devam etti. Odaklı ve çalışkan bir öğrenci olarak, kendi hikayesine bir gazeteci olarak başlamadan önce İstanbul Üniversitesi'nde Ekonomi ve Finans üzerine eğitim aldı. Daha sonra, profesyonel olarak gazetecilik sektörüne katılan Banu Güven, kısa sürede kendisini bu alanda gösterdi ve bir dizi başarılı proje ve programın sunucusu oldu. Kariyerine ilk olarak 1997-2011 yılları arasında NTV’de sabah haberleri, ana haber bülteni ve Güven Bana isimli haber programını sunarak başladı. Günümüze kadar birçok gazetede köşe yazarlığı yaptı ve çeşitli televizyon kanallarında programlar yürüttü. Güven’in üzerinde durduğu konular arasında kadın hakları, ifade özgürlüğü, insan hakları ve azınlık hakları gibi toplumun önemli kalemleri bulunmaktadır. Gazetecilik kariyerine ve etik değerlere sıkı sıkıya bağlılığı, onu Türkiye'deki en saygın gazetecilerden biri haline getirebilmiştir. Banu Güven aynı zamanda birçok ödül de kazanmıştır. En dikkate değer olanlarından biri olan Metin Göktepe Gazetecilik Ödülü, onun gazetecilik konusundaki üstün yeteneklerini ve etkileyici başarıları teşvik etmek ve kutlamak için hazırlanmıştır. Kısacası, Banu Güven, çalışmaları ile toplumdaki birçok önemli konuyu gündeme getiren, iz bırakan ve İstanbul Erkek Lisesi'nden yetişen önemli bir başarı hikayesidir. Gazetecilik alanında kazandığı geniş kitle ve takdir, onun bu alanda değerli bir otorite ve model olduğunu kanıtlar.

İstanbul Erkek Lisesi

İstanbul Erkek Lisesi
Gazeteci
Oral Çalışlar

Oral Çalışlar

Oral Çalışlar, tanınmış bir Türk gazeteci ve yazardır. 14 Aralık 1946'da Tarsus'ta doğan Çalışlar, lise eğitimini Tarsus Amerikan Koleji ve Tarsus Lisesi'nde tamamladı. Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde bir yıl inşaat mühendisliği okuduktan sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne geçiş yaptı. Siyaset ve aktivizm dünyasında aktif bir rol oynayan Çalışlar, 1967'de Türk Solu ve 1968'de Aydınlık dergilerinde yazılar yazarak dikkat çekti. 12 Mart 1971 ve 12 Eylül 1980 darbelerinde tutuklandı, dört yıl hapis yattı ve kaçaklık yıllarından sonra serbest bırakıldı. Gazetecilik kariyeri boyunca birçok önemli gazetede görev alan Çalışlar, uzun yıllar Cumhuriyet'te yazdı ve bir dönem Taraf gazetesinin yayın yönetmeniydi. Hâlen Posta gazetesinde yazmaktadır. Oral Çalışlar'ın alanındaki başarılarının yanı sıra "Demokratik açılım ve çözüm süreci" kapsamında 4. Nisan 2013 tarihinde oluşturulan Âkil İnsanlar Heyeti'ne Karadeniz bölgesi üyesi olarak seçildi. Aralarında "İslâm'da Kadın ve Cinsellik", "Hz. Ali - Muaviye Çatışması: İslâmın doğuşu ve ilk ayrılıklar" ve "12 Mart'tan 12 Eylül'e Mamak" olmak üzere 18 adet yayınlanmış kitabı bulunmaktadır. Türkiye ve dünya olaylarına dair birçok önemli yazı kaleme alan Çalışlar, aynı zamanda gazeteci İpek Çalışlar'ın eşi ve yazar Reşat Çalışlar'ın babasıdır. Gazetecilik ve araştırma ödülleri de dahil olmak üzere birçok ödül sahibidir.

Tarsus Amerikan Lisesi

Tarsus Amerikan Lisesi
Gazeteci
Can Dündar

Can Dündar

Can Dündar, Türk gazetecilik sektörünün en tanınmış isimlerinden biridir. Haber analizleri ve belgeselleri ile tanınır. Dündar, başarılı kariyerinde sadece gazetecilik yapmayıp aynı zamanda yazarlık, belgeselcilik ve televizyon sunuculuğu gibi birden fazla alanda kendini kanıtlamıştır. TED Ankara Koleji'nde lise eğitimini tamamlayan Dündar, lise yıllarında geliştirdiği analitik düşünce yapısı ve eleştirel bakışı, kariyerine önemli katkılar sağladı. TED Ankara Koleji'nin sağlamakta olduğu kapsamlı ve kaliteli eğitim, ona düşüncelerini ve fikirlerini ifade etme yeteneğini kazandırdı. TED Ankara Koleji'ndeki eğitimi, Dündar'ın gazetecilik kariyerine büyük oranda temel oluşturmuştur. Sağlam eğitim ve özgür düşünce yapısı, Dündar'ı Türkiye'nin en saygın gazetecilerinden biri haline getirmiştir. Gazetecilikte ve yazarlıkta izlediği etik değerler ve dürüstlük, takipçilerinden ve okurlarından büyük takdir toplamıştır. Can Dündar'ın hikayesi, gençlere eğitimin ve düşüncenin gücünün ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Dündar, aldığı eğitimin ve kişisel yeteneklerinin birleşimi ile gazetecilik sektöründe başarılı bir kariyer yapmayı başarmıştır. Gençlere, eğitimlerinin gelecekteki kariyerlerinde ne kadar belirleyici olacağını gösteren güçlü bir örnektir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Gazeteci
Serdar Turgut

Serdar Turgut

Türk ekonomist, gazeteci ve köşe yazarı olan Serdar Turgut, hem akademik hem de medya dünyasında önemli başarılara imza atmış bir kişiliktir. Başarılı ve çok yönlü bir kariyere sahip olan Turgut'un hikayesinde TED Ankara Koleji'nde aldığı eğitim belirleyici rol oynamıştır. Turgut, ilkokuldan liseye kadar tüm öğrenim sürecini 1972 yılında mezun olduğu TED Ankara Koleji'nde tamamlamıştır. TED Ankara Koleji'nin geniş vizyonu ve yüksek kalitedeki eğitimi, Turgut'un hem akademik hem de kişisel gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Lise eğitimini tamamladıktan sonra, Queens College of New York Economy Üniversitesi’nde lisans, New School for Social Research İktisat Tarihi Bölümü’nden yüksek lisans ve Ankara Siyasal Bilgiler Fakültesi Ekonomi Bölümü’nden doktora derecelerini almıştır. Akademik kariyerinin ardından, gazetecilik alanına geçiş yapmış ve önce Hürriyet Gazetesi Ankara Bürosu'nda, daha sonra ise Washington Hürriyet Temsilciliği'nde görev yapıp, köşe yazarlığına başlamıştır. Günümüzde Gazete Habertürk'te köşe yazarlığı yapan Turgut, aynı zamanda başarılı bir at binicisi olduğu bilinen bir kişidir. Akşam Gazetesi'nde köşe yazarı olarak görev aldığı dönemlerde ise gazetenin Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştir. Serdar Turgut'un eğitim hayatında TED Ankara Koleji'nin belirleyici bir etkisi olduğu aşikardır. Okulda aldığı değerler ve eğitim, onun çok disiplinli kariyer geliştirmesine yardımcı olmuştur. Turgut'un hikayesi, eğitimin ve disiplinin başarıya giden yolda ne kadar önemli olduğunu gençlere gösteren bir örnektir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Gazeteci
Reha Muhtar

Reha Muhtar

Reha Muhtar, yayıncılık programcılığı, yorumculuğu ve haber sunuculuğu ile Türkiye'nin en tanınmış medya isimlerinden biridir. 21 Temmuz 1959 doğumlu olan Muhtar, televizyon dünyasında ve gazetecilik camiasında çok farklı alanlarda kendini kanıtlamıştır. Reha Muhtar, eğitim hayatına TED Ankara Koleji'nde başladı ve burayı başarı ile tamamladıktan sonra, Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Basın Yayın Yüksekokulu'nda yüksek öğrenimini tamamlamıştır. Kendisi aslen Kerküklü ve Irak Türkmeni olan bir babanın oğlu olup, babasının Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi'nde görevli olması sebebiyle kışları Ankara’da, yazları ise İstanbul'da yaşamıştır. TED Ankara Koleji'nde aldığı eğitim, onun kariyerinin temelini atmış ve ileriki yıllarda kendisinin bu kadar çok yönlü bir kariyer yapabilmesini sağlamıştır. 1980 yılında gazeteciliğe başlayan Reha Muhtar, Milliyet gazetesinde dış politika ve siyaset muhabiri olarak çalışmış ve kısa sürede kendi alanında uzmanlaşmıştır. Daha sonrasında TRT, Kanal D, Star TV, Show TV, atv, FOX, Kanal 1, CNN Türk, Kanaltürk gibi çok sayıda kanalda çalışmış ve birçok farklı programın sunuculuğunu üstlenmiştir. Yayın hayatında sayısız programla izleyicinin karşısına çıkan Muhtar, bir programın başarısında sunucunun etkin bir rolü olduğunu kanıtlamıştır. Bu süre zarfında, Milliyet, Akşam, Star, Sabah ve Vatan gazetelerinde köşe yazarlığı yapma fırsatı bulmuştur. Denediği birçok alanda başarı sağlayabilmiş olması, Muhtar'ın yeteneklerinin ve çalışkanlığının göstergesidir. Reha Muhtar'ın hayatı ve kariyeri, eğitimin önemini ve disiplinli bir eğitim ile birçok farklı alanda nasıl başarı elde edilebileceğini göstermektedir. TED Ankara Koleji'nde almış olduğu kaliteli eğitim, Muhtar'ın kariyerinde önemli bir faktördür ve onun hayatta başarılı olmasında büyük rol oynamıştır. Bu eğitim, onun hem gazetecilik hem de televizyon dünyasında kendini kanıtlamasını sağlamıştır.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Gazeteci
Emin Çölaşan

Emin Çölaşan

Emin Çölaşan, Türkiye'nin en önemli gazetecilerinden ve yazarlarından biridir. 14 Mart 1942'de Ankara'da dünyaya gelen Emin Çölaşan, sosyal etkinlikler ve akademik başarılarıyla öne çıkan TED Ankara Koleji'nde ortaokul ve lise eğitimini tamamladı. TED Ankara Koleji'nin ona sunduğu geniş vizyon ve değerler, Çölaşan'ın hayatını derinden etkiledi. Orta Doğu Teknik Üniversitesi İdari Bilimler Fakültesi'nden 1965 yılında mezun olan Çölaşan, kariyerine Devlet Planlama Teşkilatı'nda başladı. Daha sonra Maliye Bakanlığı, Türkiye Cumhuriyeti Ticaret Bakanlığı ve PETKİM'de çeşitli görevlerde bulundu. Çalışma hayatının yanı sıra gazetecilik ve yazarlık kariyerine de adım atan Emin Çölaşan, 1972 ve 1974 yıllarında üst üste iki kez Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği Ali Naci Karacan Yazı Yarışması'nda birincilik ödülü kazandı. Bu başarılarının ardından 1977 yılında Milliyet Gazetesinde profesyonel gazeteciliğe adım attı. Yazdığı köşe yazılarıyla Türkiye'nin gündemini belirleyen Emin Çölaşan, 1985 yılında Hürriyet Gazetesine geçti. 14 Ağustos 2007'de Hürriyet'teki köşe yazarlığına son verilen Çölaşan, bu sürecin ardından Sözcü Gazetesi'nde köşe yazarlığına devam etti. Gazetecilik kariyerinin yanı sıra, pek çok kitap da kaleme alan Emin Çölaşan'ın eserleri arasında "24 Ocak Bir Dönemin Perde Arkası", "12 Eylül Özal Ekonomisinin Perde Arkası", "Yalçın'ı Kim Kurtaracak?", ve "Kovulduk Ey Halkım Unutma Bizi" gibi önemli çalışmalar yer alır. Emin Çölaşan, dürüstlük ve cesaretin simgesi olan bir gazeteci olarak tanınır. Kendi inandığı doğrular uğruna mücadele etmekten hiçbir zaman vazgeçmeyen bu değerli gazeteci ve yazar, gençler için cesareti ve özgürlüğün simgesi olmuştur.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Gazeteci
Pelin Çift

Pelin Çift

Pelin Çift, 1978 İzmir doğumlu bir Türk televizyon sunucusu ve gazetecidir. Değerli eğitim hayatına Notre Dame de Sion Fransız Lisesi’nde başlayan Çift, bu kurumun ona sağladığı kaliteli eğitim ile hayatına yön vermiştir. Notre Dame de Sion’un öğrencilere sunduğu geniş vizyon ve kültürel zenginlikle yetişen Pelin Çift, kariyer yolculuğuna çok yönlü bir bakış açısıyla devam etti. Liseden sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde lisans eğitimini tamamladı. Ardından medya sektöründeki bilgi ve deneyimini genişletmek adına Galatasaray Üniversitesi Radyo-Televizyon Gazeteciliği Bölümü'nde yüksek lisansını gerçekleştirdi. Kariyerine 1997 yılında NTV'de hava durumu sunarak adım atan Pelin Çift, daha sonra kanalın haber sunuculuğuna getirildi. 2001 yılında NTV'den ayrılan Çift, bu süre zarfında edindiği deneyimi ve bilgiyi Skytürk'te kullanmaya devam etti. Beş yıl boyunca CNN Türk kanalında hizmet veren Pelin Çift, 2009'da Habertürk TV'ye geçti. Habertürk TV'nin altın saatlerinde Gündem ve Öteki Gündem isimli programları sunan Çift, 2015 yılı itibariyle TRT 1'de Pelin Çift ile Gündem Ötesi programını sunmaya başladı. Ayrıca, "3'te 3 Tarih" adlı yarışma programını sunarak izleyicisiyle buluşmaktadır. Pelin Çift, aynı zamanda bir yazar olup, "Ayasofya'nın Gizli Tarihi" ve "Kudüs'ün Gizemli Tarihi" adlı kitapları kaleme aldı. Her iki kitapta da tarih ve kültüre olan derin ilgisi ve bilgisi açıkça görülür. Uzun ve başarılı kariyeri boyunca pek çok farklı rol üstlenen Pelin Çift, gençler için örnek bir figürdür. Aldığı eğitimle ve kendi çabalarıyla kendini medya sektöründe kanıtlamış olan Çift'in hikayesi, bizlere tutkularımızın peşinden gitmenin önemini hatırlatmaktadır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Gazeteci
Gökşin Sipahioğlu

Gökşin Sipahioğlu

Gökşin Sipahioğlu, 28 Aralık 1926'da İzmir'de doğdu ve Türk gazetecilik tarihine damga vurdu. Kendisi, İstanbul'da Saint Joseph Fransız Lisesi’nde okudu. Bu prestijli lise, onun gazetecilik hayatına büyük bir temel attı ve Sipahioğlu'nu büyük bir başarıya taşıdı. Şimdi Sipahioğlu, gençlere ve yetişkinlere ilham veren bir figür olarak kabul ediliyor. Sipahioğlu, İstanbul Üniversitesi’nde gazetecilik eğitimi aldı ve kariyerine İstanbul Ekspres gazetesinde spor muhabiri olarak başladı. Yeteneği ve azmi sayesinde, kısa sürede gazetenin yazı işleri müdürü oldu. Ancak gazetecilik yolculuğu, başarı ve meydan okumalarla doluydu. 1961'deki füze krizi sırasında Küba'ya giren ve röportaj yapan tek batılı gazeteci oldu. Sipahioğlu, vatan için risk aldı ve bazen hayatını tehlikeye attı. Örneğin, 1956’da İsrail-Mısır Savaşı’nda, Sinâ Çölü’nde çektiği yaralı Mısır askerleri fotoğrafları, onun ilk büyük haberini oluşturdu. Bu, Sipahioğlu’nun gazeteci olarak cesareti ve merhameti hakkında çok şey anlatıyor. Sipahioğlu, Sipa Press fotoğraf ajansının kurucusu oldu. Sipa Press'i eski eşi olan Amerikalı gazeteci Phyllis Springer ve Cumhuriyet gazetesinin Atina muhabiri Kosta Daponte ile birlikte 1969’da kurdu. Sipahioğlu'nun Sipa Press'ini kurma fikri, Çekoslovakya'nın işgal edilmesinin ardından kendi röportajlarını dağıtma isteğinden doğmuştur. Sipahioğlu'nun hikayesi, yılmayan, azimli ve kararlı kişilere ilham verir. O, gazetecilik dünyasında zorluklarla karşılaştı, ancak kendisini sürekli olarak geliştirdi ve sonuç olarak büyük başarılar elde etti. Gökşin Sipahioğlu hayatı boyunca, gençlere hedeflerine ulaşmak için çalışmanın, cesaretin ve azmin önemini öğreten bir model olmuştur. Saint Joseph Lisesi'nin mezunu olan Sipahioğlu'nun hikayesi, her gencin ilham alabileceği bir hikayedir. Yaptıkları ve başarıları, gençlerin de zorluklara rağmen hedeflerine ulaşabileceklerini gösteriyor. Ebeveynler içinse, çocuklarının potansiyelini ve eğitimin ne kadar değerli olduğunu hatırlatır. Sipahioğlu'nun kendi yolu üzerinde ilerlerken karşılaştığı engellere rağmen başarılı olması, gençler için örnek alınacak bir durum. Saint Joseph Lisesi'ndeki eğitimi, onun gazetecilik kariyerinin başarısında önemli bir rol oynamıştır. Bu nedenle, gençlerin eğitime verdiği önem, onların kendi başarıları için kritik öneme sahiptir. Sipahioğlu’nun hikayesi, gelecekte başarılı olmak için azim ve tutkunun yanı sıra kaliteli bir eğitimin de ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Sonuç olarak, Gökşin Sipahioğlu, başarıyla dolu bir hayat yaşamış ve gençlere ilham veren bir kişi olmuştur. Saint Joseph Lisesi mezunu olan Sipahioğlu, başarının sadece çalışma ve azimle elde edilmediğini, aynı zamanda kaliteli bir eğitimle de elde edildiğini kanıtlamıştır. Bu nedenle, Sipahioğlu'nun hikayesi, gençlere ve ebeveynlere ilham vermek için önemlidir.

Saint Joseph Lisesi

Saint Joseph Lisesi
Gazeteci
Uğur Dündar

Uğur Dündar

İsmail Uğur Dündar, Türkiye'nin en etkili gazetecilerinden biri ve ilham verici bir kişi. 28 Ağustos 1943 tarihinde İstanbul'un Karagümrük ilçesinde dünyaya gelmiş olan Dündar, Bulgaristan göçmeni ve Pomak asıllı bir aileden geliyor. Orta öğrenimini Karagümrük ortaokulunda tamamlayan Dündar, lise hayatına Vefa Lisesi'nde devam etti. İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun olan Dündar, gazetecilik kariyerine adım attı. Bu başarıları onun aile geçmişinin bir sonucu değil, kişisel hedefleri ve azmiyle elde ettiği sonuçlardır. 1970 yılında TRT tarafından yapılan bir sınavı kazanarak televizyon yapımcısı olarak kariyerine başladı. Dündar, BBC'nin "Televizyonda Yapım-Yönetim" kursuna katıldı ve Türkiye'ye döndükten sonra TRT'de yapımcı, yönetmen ve sunucu olarak değişik televizyon programlarına imza attı. TRT’de 19 yılı aşkın süreyle çalıştı ve Türkiye'de araştırmacı televizyon gazeteciliğini başlatan kişi oldu. Üniversite eğitimi, ilerideki başarılı kariyerine sağlam bir temel oluşturmuştur. Dündar'ın kariyeri, sadece TRT ile sınırlı değildi. Hürriyet, Show TV, Kanal D, Star TV, Kiss TV, atv ve bir dizi diğer önemli medya kuruluşunda çalıştı. Dündar, kendi haber programı Arena'nın genel yönetmenliğini yapma fırsatını buldu ve bu program ile birçok ödül kazandı. Bununla birlikte, Dündar sadece profesyonel hayatında başarılı olmadı. Yasemin Baradan Dündar ile evli ve üç çocuk babası olan Dündar, aile hayatında da büyük bir başarıya sahip. Vefa Lisesi'nden mezun olan Uğur Dündar, öğrencilere ve gençlere gerçek bir örnek. Eğitimine ve kariyerine olan bağlılığı, her zorluğa rağmen hedeflerine ulaşma isteği ve başarısı, tüm gençlerin takip etmesi gereken bir yol gösteriyor. Bu ilham verici hikâye, gençlerin kendi hayallerini ve hedeflerini gerçekleştirebileceklerini g��steriyor. Takip etmeye değer bir yol. Dündar, meslek hayatında olduğu gibi özel hayatında da empati, hoşgörü ve dürüstlük gibi değerlere önem veren bir kişidir. Bu sayede gençlerin, olgunların ve yaşlıların hayranlıkla takip ettiği bir kişi olmuştur. Özetlemek gerekirse, İsmail Uğur Dündar, hayallerini gerçekleştiren ve bu süreçte önemli zorlukları aşan bir kişidir. Onun hikâyesi, eğitim ve azmin, zorluklar karşısında nasıl başarıya ulaştırabileceğinin canlı bir örneğidir. Kendi hayatının yönetmeni olmayı başaran Dündar, gençlerin ve ebeveynlerin ilham alabileceği bir kişiliktir. Bu nedenle herkesin, özellikle de gençlerin, Uğur Dündar'ın hayat hikayesini dikkatle okumasını ve ondan ilham almasını öneririz.

Vefa Lisesi

Vefa Lisesi
Gazeteci
Gözde Tezer

Gözde Tezer

Kariyerinde cesur değişiklikler yapıp sağlık sorunlarını aşarak, tutkularının peşinden gidip 232 bin aboneli başarılı bir YouTube kanalı yaratan içerik üreticisi.

Bornova Anadolu Lisesi

Bornova Anadolu Lisesi
Gazeteci
Deniz Aksoy

Deniz Aksoy

Disiplinli ve geniş vizyonuyla dikkat çeken başarılı bir gazeteci

İtalyan Lisesi

İtalyan Lisesi
Gazeteci