Tüm Mezunlar
Sesli Anlatım
Mezunlar - Sesli Anlatım
Mezunlar - Sesli Anlatım

Nilüfer
Sayısız konserin yanı sıra toplumsal projelere öncülük etmiş ve sevgi dolu bir aile kurmuştur.

İtalyan Lisesi
Müzisyen

Çağla Kubat
Çok yönlü başarılara imza atan bir mühendis, oyuncu ve sporcu

İtalyan Lisesi
Spor

Sibel Egemen
Sibel Egemen, Türkiye'nin önde gelen ses sanatçılarından biridir. 13 Mayıs 1958 tarihinde Ankara'da doğan Egemen, müzikal yeteneklerini küçük yaşlardan itibaren göstermiştir. Müzik bestecisi Muzaffer İlkar'ın torunu olan Egemen, 3 yaşında baleye, 5 yaşında kemana ve 7 yaşında piyanoya başlamıştır. Egemen'in lise eğitimi, TED Ankara Koleji'nde geçmiştir. Burada aldığı kaliteli eğitim ve sosyal aktivitelere katılma fırsatı, onun kişisel gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Müzik kariyerine 1975 yılında başlayan Sibel Egemen'in ilk büyük çıkışı "Hayret" adlı şarkısıyla olmuştur. Pop müzikle başladığı kariyerine, 1988 yılında çıkardığı "Mini Minicik Bir Kase" albümünden itibaren Türk Sanat Müziği eklemiştir. Plak ve sahne çalışmalarını 1993'e kadar sürdüren Sibel Egemen, daha sonra bankacılık sektörüne yönelmiştir. Türkiye'de merhum bir sanatçının yaşayan bir sanatçı ile yaptığı ilk düet dedesi Muzaffer İlkar'ın ölümünden sonra gerçekleştirmiştir. Bu da onun müziğine olan bağlılığını ve sanatçılık kariyerine olan saygısını gösterir. Diskografisinde birçok albüm ve 45'lik bulunan Egemen, "Yalnız Adam" adlı şarkısıyla da tanınmıştır. Ayrıca sinema dünyasında da yer alan Egemen, "Eşek Şakası", "Beni Bırakma" ve "Geçmiş Zaman Olur Ki" adlı yapımlarda rol almıştır. Sibel Egemen, hem müzik hem de bankacılık kariyerinde gösterdiği başarı ile gençlere, farklı alanlarda da olsa tutkularını takip etmeleri ve kendilerini geliştirmeleri konusunda ilham vermektedir. Kendisi halen aktif bir sanat yaşamı sürdürmekte ve genç nesillere yol göstermektedir.

TED Ankara Koleji
Oyuncu

Cem Boyner
Cem Boyner (d. 23 Eylül 1955, İstanbul) hayalleri ve hedefleri olan bir işadamıdır. İstanbul'un önde gelen okullarından Robert Koleji'ndeki öğrenim sürecinde, akademik kazanımının yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda da donanım sahibi olmuş bir bireydir. Bu dönemde kazandığı bilgi ve deneyimlerin, onu mevcut başarılı konumuna ulaştırdığına inanıyoruz. Kendisini hayallerine ve hedeflerine adayan Cem Boyner, 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra aile şirketi Altınyıldız'da iş hayatına atıldı. 1982-1994 yılları arasında Boyner Holding Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, ardından 1996’da Boyner Holding Murahhas Üyesi oldu. 2010 yılında Osman Boyner’in Onursal Başkan olması ile birlikte Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devraldı ve şirketin başarısında önemli rol oynadı. Cem Boyner, iş dünyasının yanı sıra siyasi hayatta da aktif bir rol oynadı. Liberal eğilimli Yeni Demokrasi Hareketi'ni kurarak 1995 Türkiye genel seçimlerine katıldı. Siyasete getirdiği yenilikçi ve demokratik yaklaşımlar toplumda geniş etki yarattı.

Robert Koleji
İş İnsanı

Emre Kongar
Felsefeye duyduğu tutku ve akademik cesaretiyle öne çıkan kişi, toplumsal değişim ve analiz konularında eserler vererek birçok kişiye ilham kaynağı olmuştur.

Şişli Terakki Lisesi
Yazar

Tomris Uyar
Tomris Uyar (15 Mart 1941, İstanbul - 4 Temmuz 2003, İstanbul), Türk öykü yazarı ve çevirmen. Ülkemiz yazarlarının parlak bir örneği olan Tomris Uyar, Robert Koleji ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi gibi eşsiz eğitim kurumlarından mezun olmuştur. Başarılı bir öğrencilik hayatı ardından kariyerine ilk adımlarını atmış, kalemi ve zekasıyla Türk edebiyatına önemli bir damga vurmuştur. Eğitim hayatının ilk yıllarında İngiliz Kız Ortaokulu'nda ve Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde, şimdiki adıyla Robert Koleji'nde okumuştur. Bu elit eğitim kurumlarında aldığı nitelikli eğitim, onun bakış açısını ve yazı dilini derinden etkilemiştir. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nde okumuş ve 1963 yılında mezun olmuştur. Tomris Uyar, eğitim hayatı boyunca hep başarılı ve özverili bir öğrenci olmuştur. Bu özveri ve ciddiyet, onun hayata dair sıradışı bakış açısını ve edebi yeteneğini oluşturmuştur. Tomris Uyar, kariyerine Papirüs dergisi kurucularından biri olarak başladı. Deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dergilerde yayımlandı. Yazarlık yeteneğini ve özgün bakış açısını da burada gösterdi ve toplumun geniş kesimlerinden takdir kazandı. Yazarın on öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanması, onun edebi başarısını ve yeteneğini kanıtlar niteliktedir. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Özel hayatında da birçok zorlukla karşılaşan Tomris Uyar, bu zorlukları yazılarına yansıtarak okurlarına ilham vermiştir. İlk evliliğinin ardından yaşadığı büyük acı, onun yazılarına yansıyan duygusal derinliği artırmıştır. İkinci evliliğini şair Turgut Uyar ile yapan Tomris Uyar, yemek borusu kanseri nedeniyle 2003 yılında aramızdan ayrılmıştır. Tomris Uyar, eğitim hayatındaki başarısı, edebi yeteneği ve özel yaşamındaki zorluklara rağmen gösterdiği güç ile gençlere ve ailelerine ilham veren bir isimdir. Onun hikayesi, hedeflerine ulaşmak ve başarıya ulaşmak için çaba sarf eden herkese yol gösterici niteliktedir. Her şeye rağmen hayallerinden vazgeçmeyen ve zorlukların üstesinden gelen Tomris Uyar, gençlerimize birçok değerli ders sunmaktadır.

Robert Koleji
Yazar

Alp Yalman
Osman Alp Yalman, 1940 doğumlu Türk iş insanı ve sanayicidir. Yüksek öğrenimini Lozan Üniversitesi Siyasal ve Sosyal İlimler Bölümü'nde tamamlamış olan Alp Yalman, Robert Koleji’nde aldığı eğitimle hayata atılmış ve bu yolda pek çok başarıya imza atmış bir kişidir. İngilizce, Fransızca ve Almanca bilmek gibi bir dizi dil yeteneğine sahip olan Yalman, küresel anlamda da başarılı bir iş adamı olma yolunda ilerledi. Alp Yalman’ın hayat hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Galatasaray Spor Kulübü'nde 1973 yılında yönetim kurulunda göreve başlamış olan Yalman, 1990 yılından 1996 yılına kadar olan dönemde kulüp başkanlığına kadar yükselmiştir. Bu dönem, Galatasaray'ın tarihinde önemli bir dönüşüm dönemi oldu. Kulüp, Yalman'ın liderliğinde iki defa lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanmıştır. Yalman'ın liderlik etme yeteneği ve kararlılığı, onun sadece iş dünyasında değil, spor dünyasında da başarılar elde etmesini sağladı. 2002-2006 yılları arasında Özhan Canaydın yönetiminde görev almasının ardından, 2006 yılında başkanlık için tekrar aday oldu. Ancak bu seçimi Özhan Canaydın kazandı. 2014 yılında ise Ünal Aysal'ın görevinden istifa etmesinin ardından Duygun Yarsuvat ile başkanlık yarışına girdi. Ancak girdiği seçimi kaybetti. Bu süreç, Yalman'ın her ne olursa olsun pes etmemeyi, her başarısızlığın ardından yeniden ayağa kalkmayı ve hedeflerinin peşinden gitmeyi sürdürmesiyle önemli bir öğreti sağladı. 2021 yılında ise Burak Elmas'ın listesinden disiplin kurulu başkanı oldu. Yalman’ın hayat hikayesi, gençlere ve ailelerine, başarının her zaman kararlılık, tutku ve sıkı çalışma gerektirdiğini göstermektedir. Kendi vizyonunu oluşturabilme, başarısızlıkla başa çıkma ve hedefe ulaşma konularında tüm gençlere ilham veren bir örnektir.

Robert Koleji
İş İnsanı

Ayşe Soysal
Ayşe Soysal, 24 Haziran 1948'de İstanbul'da doğdu. İlk gençlik yıllarını tarihle yoğrulmuş Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde geçirdi. Orada öğrencilere sadece akademik bilgi verilmiyordu; aynı zamanda araştırma yapmayı, sorgulamayı ve bilim yolunda bir aşk uyandırmayı öğrendi. 1967 yılında bu prestijli okuldan mezun oldu ve zorlu bir geçiş yapmaya karar verdi: mühendislik öğrencisi olarak Robert Kolej Yüksek Okulu'na girdi. Ertesi yıl fizik bölümüne geçti ve ardından matematik bölümüne devam etti. Robert Kolej'deki eğitimi, ona sadece mükemmel bir akademik temel vermekle kalmadı; aynı zamanda hayatta başarı için gerekli olan karakteri ve hırsı da aşıladı. Soysal, 1971 yılında Fizik-Matematik çift ana dal programından üniversite birincisi olarak mezun oldu. Robert Kolej'de edindiği bilgi ve deneyimle, Ayşe Soysal, bir Fulbright bursu ile Amerika'ya gitti ve Michigan Üniversitesi'nde matematik alanında yüksek lisansını tamamladı. Ayrıca, başarılı Asyalı kadın doktora öğrencilerine verilen prestijli Betsy Barbour bursunu aldı. Böylece, 1976 yılında aynı üniversiteden doktora derecesini alarak Türkiye'ye döndü. Dönüşünden hemen sonra, Ayşe Soysal Boğaziçi Üniversitesi'nin matematik bölümü öğretim üyesi oldu. 1981'de doçent ve 1991'de profesör unvanını aldı. Aynı zamanda, Boğaziçi Üniversitesi'nin 2004-2008 yılları arasındaki rektörü olarak görev yaptı. Bir kadın matematikçi olarak, genç kızların kendi bilim ve akademik hedeflerine ulaşmaları için ilham veren bir model oldu. 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden emekli olduğunda, Soysal'ın bilime olan tutkusu ve eğitimdeki mükemmeliyet arayışı durmadı. Emekli olduktan sonra yarı zamanlı olarak İstanbul Şehir Üniversitesi’nde dersler vermeye devam etti ve 2015-2019 arasında Kadir Has Üniversitesi mütevelli heyetinde yer aldı. Ayşe Soysal'ın başarıları, gençler ve ebeveynleri için ilham verici bir örnek olmanın yanı sıra, sıkı çalışmanın, hedeflere ulaşmanın ve bilime olan tutkunun önemini vurgulamaktadır. Onun hikayesi, gençlerin bilime olan ilgilerini kovalamaları gerektiğini ve bilim dünyasının her yerde, her zaman açık olduğunu hatırlatıyor.

Robert Koleji
Bilim İnsanı

Ahmet Kanneci
Mimarlıktan müziğe uzanan bir yolculukla uluslararası başarılar elde eden ve genç yeteneklere ilham veren ünlü gitarist ve eğitmen.

Ankara Fen Lisesi
Müzisyen

Abidin Dino
Abidin Dino, modern Türk resminin öncüleri den biriydi, kalbindeki aşk ve tutkuyla geleneksel çizgilerden saparak sanatını yeniliklerle süslemeyi başardı. Sanat dünyasının tüm alanlarına hakim olan Dino, sadece ressam olarak tanınmakla kalmayıp, karikatürist, yazar ve film yönetmeni olarak da adını duyurmuştur. Dino, 23 Mart 1913'te İstanbul'da doğdu. Ailesi, doğumundan hemen sonra Cenevre'ye ve ardından Fransa'ya taşındı. Bu nedenle genç Abidin, çocukluğunu ve gençliğini farklı kültürlerle tanışarak ve onları içselleştirerek geçirmiştir. Bu, sanatını ve vizyonunu doğrudan etkileyen çok önemli bir faktördür. 1925 yılında ailesi ile birlikte İstanbul'a dönüş yaptı ve prestijli Robert Koleji'nde öğrenim görmeye başladı. Ancak anne ve babasının ard arda ölümü ve sanata olan yoğun ilgisi nedeniyle eğitimini yarıda bıraktı. Ancak bu, onun başarısını engellemedi, tam tersine ona kendini sanatına tamamen adama fırsatı verdi. İlk çizimleri ve yazıları çok genç bir yaşta yayınlandı ve yetenekli bir ressam olarak kabul edildi. Abidin Dino, çağdaş Türk resmine yön veren D Grubu ve Yeniler Grubu gibi sanat topluluklarının öncülerinden oldu. Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Cezayir, ABD gibi ülkelerde eserleri sergilendi ve uluslararası alanda tanındı. Abidin Dino'nun hayatı, resimlerinde olduğu kadar, yaşamı boyunca karşılaştığı zorlukları aşma ve sanatını dünya çapında tanıtma hikayesidir. Ülkesinde sürgünde yaşamasına rağmen, hiçbir zaman hedeflerinden sapmadı ve başarıya ulaştı. Öğrenciler için Abidin Dino'nun hikayesi, tutkunu olduğunuz şeyi yapmak için her zaman bir yol olduğunu ve başarıya ulaşmanın her zaman geleneksel yollarla olmak zorunda olmadığını anlatıyor. Eğer bir şeye inanıyorsanız ve bu konuda tutkuluysanız, başarı kaçınılmazdır.

Robert Koleji
Sanatçı

Halikarnas Balıkçısı
Halikarnas Balıkçısı, bilinen gerçek adıyla Cevat Şakir Kabaağaçlı, 1890'da Girit'te doğan ve yaşamı boyunca aşkla bağlı olduğu Bodrum'u dünya edebiyatına kazandıran özgün bir yazarımızdır. 1973 yılında hayatını kaybetti, ancak eserleri ve Bodrum'a olan ölümsüz sevgisi günümüzde de canlıdır. Cevat Şakir, Osmanlı'nın saygın bir ailesine mensup olarak dünyaya geldi. Altı çocuklu bir ailenin en büyüğüydü ve ailedeki her bireyin sanata olan yeteneği ve ilgisi dikkat çekiciydi. Kardeşlerinden Fahrelnisa ve Aliye resim ve gravür alanında büyük başarılar elde etti. Bu ailenin yetenekli üyeleri arasında, Türk kadın seramik sanatının önemli temsilcilerinden Füreya Koral ile ünlü ressam Nejad Melih Devrim ve tiyatrocu Şirin Devrim de bulunuyordu. İlköğrenimini Büyükada'da tamamladıktan sonra Robert Koleji'ndeki lise öğrenimini tamamladı ve ilk yazısı İkdam gazetesinde yayımlandı. Cevat Şakir, Robert Koleji'nde edindiği bilgi ve deneyimlerle, edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Ailesinin ısrarıyla Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü, ancak asıl aşkı denizdi. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da resim öğrenimi gördü. Ancak memleketi İstanbul'a döndüğünde, ailesiyle yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar, hayatının seyrini değiştirdi. Babası, Mehmed Şakir Paşa'nın vefatı sonrasında adalet önüne çıktı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Ancak hastalığı sebebiyle cezasının sadece yedi yılını çekti ve hapisten tahliye edildi. 1925 yılında, bir hikayesi sebebiyle tekrar yargılandı ve 'isyana teşvik' suçundan Bodrum'a sürgüne gönderildi. Ancak bu sürgün, yaşamında yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Kendini tamamen Bodrum'a ve yazılarına adadı. Bodrum'un Antik Çağ'daki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık yaparak doğa ile iç içe bir yaşam sürdü. Bodrum'daki hayatını ve denizciliği, eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı ve Bodrum'un eşsiz güzelliklerini bütün dünyaya duyurdu. Halikarnas Balıkçısı, yaşamı boyunca üç kez evlendi ve bu evliliklerden beş çocuğu oldu. Çocuklarının eğitimleri için İzmir'e taşınmasına rağmen, her zaman Bodrum'a dönme özlemi içindeydi. Halikarnas Balıkçısı'nın hayatı, zorlukların üstesinden gelmenin, sevdiğin şeyi yapmanın ve hayallerine bağlı kalarak başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Edebiyat dünyasındaki başarıları ve Bodrum'a olan sevgisi onu unutulmaz kılan en önemli özelliklerinden. Bodrum'a olan sevgisi ölümünden sonra bile devam eden Halikarnas Balıkçısı'nın hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, yaşamda aşkınızı bulmanın, hayallerinizi sürdürmenin ve zorlukların üstesinden gelmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Çünkü yaşam, her zaman sevdiğimiz şeyleri yapma fırsatını bize sunmaz, fakat Halikarnas Balıkçısı bunu başarmanın mümkün olduğunu göstermiştir.

Robert Koleji
Yazar

Hüsnü Özyeğin
Hüsnü Mustafa Özyeğin, 1944 yılında İzmir'de doğmuş bir iş insanıdır ve Türkiye'nin en başarılı girişimcilerinden biri olarak görülür. Özyeğin'in hikayesi, başarının sadece çabası ve çalışkanlığı sonucunda elde edilebileceğini göstermektedir. Robert Koleji mezunu olan Özyeğin, gençlik yıllarında inşaat mühendisi olmayı hedeflemiş ve bu yüzden seçimini ABD'den yana kullanmıştır. Oregon State University İnşaat Bölümü'nde okurken, finans konularına olan tutkusunu keşfetti ve bu alanda kendini geliştirmeye karar verdi. Harvard'da master derecesini tamamladıktan sonra, meşhur bir Türk iş adamı ve aynı zamanda Kolej arkadaşı olan Mehmet Emin Karamehmet'ten iş teklifi aldı. 1977 yılında, sadece 32 yaşında iken Pamukbank'ın genel müdürü oldu. Bu, onun kariyerinde önemli bir kilometre taşıydı ve 1984'te Yapı Kredi Bankası'nın genel müdürlüğüne geçti. Ancak Özyeğin'in büyük başarısı, 1987 yılında kendi bankası olan Finansbank'ı kurduğunda geldi. Özyeğin, girişimci ruhunu sadece bankacılıkla sınırlamadı. Fiba Holding bünyesinde 30'dan fazla şirketi bulunan ve 1996 yılında Gima ve Endi’yi satın alan Özyeğin, bu şirketleri Sabancı Holding'in yüzde 40 ortak olduğu CarrefourSA'ya sattı. Bunun yanı sıra, 2005 yılında İstanbul'daki Swissotel The Bosphorus'u satın alarak, turizm sektörüne giriş yaptı. Hüsnü Özyeğin, sadece iş dünyasında değil, eğitim alanında da önemli katkılarda bulunmuştur. 2007 yılında kurulan ve ismini taşıyan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı aracılığıyla, İstanbul'da Özyeğin Üniversitesi'ni kurmuştur. Üniversite, Eylül 2011’de Çekmeköy Kampüsü'nde eğitime başladı ve "Girişimciler için Girişim Fabrikası Programı" ile genç girişimcileri desteklemektedir. Özyeğin'in yaşam öyküsü, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Onun başarısı, sıkı çalışma, azim ve kararlılıkla neler başarılabileceğini göstermektedir. Özyeğin'in hikayesi, gençlerin hayallerini gerçekleştirmek için cesur adımlar atabileceğinin ve başarıya ulaşabileceğinin bir hatırlatıcısıdır. Ebeveynler ise Özyeğin'in hikayesinden, çocuklarının başarısına nasıl destek olabilecekleri konusunda ilham alabilirler.
