Hangi Lise
HangiLise
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Tahmin Oyunu
  • 🎨Ahşap Heykel
  • Blog
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Oyun
  • Heykel
  • Makaleler
Hangi Lise

© 2026 HangiLise. Tüm hakları saklıdır.

Keşfet

  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Ahşap Heykel GalerisiYeni
  • Mezun Tahmin Oyunu

Bilgi

  • Blog
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Abidin Dino

Abidin Dino hangi lise mezunu?

Robert Koleji

Robert Koleji

Sanatçı

Sanatçı

Abidin Dino hayat hikayesi ve Robert Koleji eğitiminin etkisi

Abidin Dino, modern Türk resminin öncüleri den biriydi, kalbindeki aşk ve tutkuyla geleneksel çizgilerden saparak sanatını yeniliklerle süslemeyi başardı. Sanat dünyasının tüm alanlarına hakim olan Dino, sadece ressam olarak tanınmakla kalmayıp, karikatürist, yazar ve film yönetmeni olarak da adını duyurmuştur.
Dino, 23 Mart 1913'te İstanbul'da doğdu. Ailesi, doğumundan hemen sonra Cenevre'ye ve ardından Fransa'ya taşındı. Bu nedenle genç Abidin, çocukluğunu ve gençliğini farklı kültürlerle tanışarak ve onları içselleştirerek geçirmiştir. Bu, sanatını ve vizyonunu doğrudan etkileyen çok önemli bir faktördür.
1925 yılında ailesi ile birlikte İstanbul'a dönüş yaptı ve prestijli Robert Koleji'nde öğrenim görmeye başladı. Ancak anne ve babasının ard arda ölümü ve sanata olan yoğun ilgisi nedeniyle eğitimini yarıda bıraktı. Ancak bu, onun başarısını engellemedi, tam tersine ona kendini sanatına tamamen adama fırsatı verdi.
İlk çizimleri ve yazıları çok genç bir yaşta yayınlandı ve yetenekli bir ressam olarak kabul edildi. Abidin Dino, çağdaş Türk resmine yön veren D Grubu ve Yeniler Grubu gibi sanat topluluklarının öncülerinden oldu. Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Cezayir, ABD gibi ülkelerde eserleri sergilendi ve uluslararası alanda tanındı.
Abidin Dino'nun hayatı, resimlerinde olduğu kadar, yaşamı boyunca karşılaştığı zorlukları aşma ve sanatını dünya çapında tanıtma hikayesidir. Ülkesinde sürgünde yaşamasına rağmen, hiçbir zaman hedeflerinden sapmadı ve başarıya ulaştı.
Öğrenciler için Abidin Dino'nun hikayesi, tutkunu olduğunuz şeyi yapmak için her zaman bir yol olduğunu ve başarıya ulaşmanın her zaman geleneksel yollarla olmak zorunda olmadığını anlatıyor. Eğer bir şeye inanıyorsanız ve bu konuda tutkuluysanız, başarı kaçınılmazdır.

İlgili bağlantılar

Abidin Dino'in hayat hikayesiyle örtüşen diğer ilginizi çekebilecek sayfalar.

Robert Koleji

Robert Koleji

Tüm Robert Koleji mezunları

Sanatçı

Sanatçı

Sanatçı alanında tüm mezunlar

Abidin Dino

Sesli Anlatım

Abidin Dino - Sesli Biyografi

0:000:00

Abidin Dino - Sesli Biyografi

0:00/0:00
Ahşap Heykel
✨ Ahşap Sanat

Ahşap Heykel ile Unutulmaz Anılar

Sevdiklerinizin fotoğraflarını el işçiliğiyle ahşap heykellere dönüştürüyoruz. Her heykel, özel anılarınızı ömür boyu yaşatmak için titizlikle hazırlanır.

Ahşap Heykel Keşfet
ahsapheykel.com• Hangi Lise'den geldiniz
🎨 El İşçiliği🌳 Doğal Ahşap💝 Özel Hediye

Tüm Mezunlar

Tüm Liseler

Tüm Alanlar

Yorumlar

Bu mezun hakkında yorumlar

0 yorum

Yorum yazmak için üye olmanız gerekiyor.

Üye OlGiriş Yap

Yorumlar yukleniyor...

Bir Sonraki Mezun: Cem Karaca

Abidin Dino hakkında merak edilenler

Abidin Dino'nun sanatına ilham veren önemli bir faktör nedir?

Abidin Dino'nun sanatına ilham veren en önemli faktör, farklı kültürlerle tanışarak içselleştirdiği zengin deneyim ve gözlemleridir.

Dino, hangi sanat topluluklarının öncülerindendir?

Abidin Dino, çağdaş Türk resmine yön veren D Grubu ve Yeniler Grubu gibi sanat topluluklarının öncülerindendir.

Abidin Dino'nun uluslararası başarıları hangi ülkeleri kapsar?

Dino'nun eserleri, Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Cezayir ve ABD gibi ülkelerde sergilenmiş, uluslararası alanda tanınmıştır.

Abidin Dino'nun eğitim hayatı nasıl şekillenmiştir?

Genç yaşta ailesinin ölümüyle eğitimine ara vermiş, bu durumu sanata adanma fırsatı olarak değerlendirmiştir.

Dino'nun yaşam hikayesinden çıkartılacak önemli bir ders nedir?

Dino'nun hikayesi, tutkuların peşinden gitmenin ve geleneksel yollar dışında da başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor.

Öne çıkan Robert Koleji mezunları

Robert Koleji 'nden mezun ünlüler ve lise deneyimlerinin hayatlarına etkisi.

Cem Karaca

Cem Karaca

Türkiye'nin rock müzik tarihine yeni bir yorum getiren öncü sanatçı, Eğitimi sayesinde müzik kariyerinde ayırt edici bir vizyon geliştirdi.

Robert Koleji

Robert Koleji
Müzisyen
Celal Şengör

Celal Şengör

Jeoloji alanında uluslararası alanda tanınan bir otorite haline gelen ünlü profesör,

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı
Ayşe Kulin

Ayşe Kulin

Ayşe Kulin (d. 26 Ağustos 1941, İstanbul), Türkiye'nin en tanınmış ve saygın yazarlarından biri olmanın yanı sıra, aynı zamanda başarılı bir gazeteci ve ödüllü bir romancıdır. Yazdığı biyografik romanlar ve kitaplar, Türkiye'de en çok okunan ve beğenilen eserler arasına girdi ve birçok ödüle layık görüldü. Robert Koleji'nden mezun olan Kulin, edebiyat ve tarih üzerine yoğun bir ilgi göstermiştir. İstanbul'un o zamanki atmosferini ve sosyal koşullarını büyüleyici bir şekilde anlatan Kulin, okurlarının kalbine dokunmayı başarabilmiştir. 1941 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Kulin, tarih ve edebiyatla erken yaşlarda tanışmıştır. Yaşamını tümüyle yazmaya adamış olan Kulin, geniş bir okuyucu kitlesi ile buluşmasını sağlayan "Adı: Aylin" isimli kitabıyla büyük bir ün kazandı. Onun eşsiz anlatımı ve akıcı üslubu ile zarif bir yalınlık oluşturarak, okuyucularını kendine hayran bırakmıştır. Robert Koleji'ndeki eğitimi boyunca İngilizce, edebiyat, tarih ve felsefeye özel bir ilgi gösteren Kulin, bu ilgisi ve tutkusu sayesinde başarıya ulaşmıştır. Onun edebiyatla olan bağı, Robert Kolejiyle daha da güçlenmiş ve daha sonra çizeceği yazarlık yolunda ona rehberlik etmiştir. Kendini edebiyat ve sanata adayan Kulin, durdurulamaz bir tutkuyla çalışmalarını sürdürmüştür. İstanbul'da doğup büyüyen ve daha sonra Robert Koleji'nden mezun olan Kulin, İstanbul'un renkli tarihini ve kültürel dokusunu tüm çarpıcılığıyla kaleme alabilmiştir. Ayşe Kulin, gençlere hayallerini takip etmeleri, tutkularını keşfetmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için ilham veriyor. Onun başarı hikayesi, gençlerin kendi yeteneklerini keşfetmeleri ve hedeflerine ulaşmak için çalışmaları gerektiğinin mükemmel bir örneğidir. Kulin'in ayrıca, başarıyı elde etmek için sadece yetenek ve tutkunun yeterli olmadığını, aynı zamanda çok çalışmanın ve azmin de gerektiğini göstermektedir. Kısacası, Ayşe Kulin, okuyucularına sadece yazdıklarıyla değil, aynı zamanda yaşamıyla da ilham veren bir yazardır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Ömer Koç

Ömer Koç

Mehmet Ömer Koç, 24 Mart 1962 tarihinde Ankara'da doğdu. Kendisi, Türkiye'nin saygın ve önemli iş insanlarından Rahmi Koç'un oğlu, Mustafa Koç'un kardeşi ve Ali Koç'un ağabeyidir. Ömer Koç, lise eğitimini İstanbul'un en köklü ve prestijli okullarından Robert Koleji'nde tamamladı. Robert Koleji'nde aldığı kaliteli eğitim, onun hayatta önemli adımlar atmasına yardımcı oldu. Robert Koleji'ndeki başarılı eğitim hayatının ardından Ömer Koç, yükseköğrenimini tamamlamak için Amerika'ya gitti. Orada Ivy League üniversitelerinden Columbia Üniversitesi’ne girdi. Bu üniversitede Antik Yunan Tarihi ve kültürü üzerine lisans eğitimi aldı ve 1985 yılında mezun oldu. Lisans hayatı boyunca da başarıları ile adından söz ettirmeyi başardı. Ömer Koç, Columbia Üniversitesi'nden lisansını aldıktan sonra, iş yaşamına daha donanımlı bir biçimde devam etmek için aynı üniversitenin işletme fakültesinde yüksek lisans derecesi aldı. Bu adımı ile bilgisine bilgi katarak, iş hayatında başarılı olmanın yollarını açtı. 2008 yılında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekilliği ve TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlenen Ömer Koç, ağabeyi Mustafa Koç'un 2016'da vefatının ardından Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi. Bu görevi sürdürürken Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği de yapmaktadır. Sanata ve edebiyata olan ilgisi ile tanınan Ömer Koç, dünyanın en büyük Osmanlı tarihi kitap koleksiyonunun ve dünyanın en büyük İznik tabak ve obje koleksiyonunun sahibidir. Bu ilgisi ve bilgisi, onun birçok sergi ve müzede önemli rol almasını sağlamıştır. Yine aynı şekilde Fransız edebiyatının önemli yazarları Baudelaire, Proust ve Balzac'ın orijinal imzalı eserlerinin de sahibidir. Koç ailesinin geleneksel olarak sürdürdüğü TÜPRAŞ ve Tofaş'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinin yanı sıra; Aygaz ve Arçelik' te Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği yapmaktadır. Ömer Koç, ayrıca Koç ailesinin önderliğinde kurulan Türk Eğitim Vakfı'nın mütevelli heyet başkanıdır. Robert Koleji’nde başladığı başarı dolu yolculuğunu iş hayatında da sürdüren Koç, liderliği, vizyonu ve çalışkanlığı ile genç nesillere örnek olmaktadır. Ömer Koç, sergilediği azim, çalışkanlık ve kendini sürekli geliştirme arzusu ile gençlere ve ailelere ilham vermeye devam etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Orhan Pamuk

Orhan Pamuk

Orhan Ferit Pamuk, 7 Haziran 1952'de İstanbul'da doğdu. Türkiye'nin en önemli yazarlarından biri olan Pamuk, genç yaşta yazmaya başladı ve gençliği boyunca birçok ödül kazandı. Ancak, onun en büyük başarısı 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmak oldu. Bu ödülü kazanan en genç yazarlardan biri oldu ve bu ödülü kazanan ilk Türk oldu. Pamuk, ilkokul yıllarından itibaren yazmaya başladı. Ailesi Batı'yı seven, seküler ve varlıklı bir orta sınıf aile idi. Ailesinin zenginliği ve eğitimine verdiği önem, onun bir yazar olarak gelişiminde büyük rol oynadı. İstanbul'un Nişantaşı semtinde büyüdü ve burada yaşamının çoğunu geçirdi. Orhan Pamuk, prestijli Robert Kolej'inden mezun oldu ve ardından bir süre İstanbul Teknik Üniversitesi'nin mimarlık bölümünde öğrenim gördü. Ancak yazmaya olan tutkusu onu gazetecilik eğitimi almaya yönlendirdi ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. Bu eğitim yılları, Pamuk'un yazarlık kariyerinde önemli bir yere sahiptir. Kendi ülkesinin ve kültürünün anlamını ve değerini daha iyi anlama fırsatı bulmuştur. Nobel ödüllü yazar, başarıyla dolu bir kariyeri olan Orhan Pamuk, gençler ve aileler için büyük bir ilham kaynağıdır. Kendini yazmaya adamış ve bu alanda başarıya ulaşmış bir kişi olarak Pamuk, hayallerinin peşinden gitmenin ve tutkularını izlemenin önemini vurgulamaktadır. Kendi hayatı ve başarıları, gençlerin kendi hedeflerine ulaşma konusunda ne kadar kararlı olmaları gerektiğinin canlı bir örneği olarak hizmet etmektedir. Pamuk'un hayatı, eğitimin gücü ve önemine de dikkat çekmektedir. Robert Kolej gibi prestijli bir okulda eğitim görmüş olması, onun yazarlık yeteneklerini geliştirmede ve kariyerinde ilerlemede önemli bir role sahip olmuştur. Gençlere ve ailelerine, eğitim yoluyla kişisel ve profesyonel hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Orhan Pamuk, genç kuşaklara ve ailelerine ilham veren bir figürdür. Başarısını ve kazandığı saygıyı sadece kendi çalışmalarına değil, aynı zamanda eğitimine, tutkularına ve hedeflerine olan bağlılığına borçludur. Onun hikayesi, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri ve kendi hedeflerine ulaşmaları için onlara ilham verebilir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Zeki Alasya

Zeki Alasya

Zeki Alasya, bir Osmanlı sadrazamı olan Kâmil Paşa'nın yeğeni olarak 18 Nisan 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Robert Koleji'nden mezun olan Alasya, eğitim sürecinde aldığı kaliteli ve disiplinli eğitim, onun sanat hayatında önemli bir temel oluşturdu. Bu saygın kurumdan alınan eğitimin birçok fırsatı beraberinde getirdiği bilinciyle, genç yaşta sanat dünyasına adım attı. 1959 yılında MTTB tiyatrosunda amatör olarak başladığı tiyatro hayatı, Alasya'nın yeteneğinin ve sevgisinin bir göstergesiydi. Tiyaatro dünyasında Arena, Genar ve Ulvi Uraz gibi önemli tiyatrolarda çalışma fırsatı buldu. Ancak en etkili projelerinden biri, Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile birlikte kurduğu Devekuşu Kabare Tiyatrosu oldu. 1973 yılında sinema dünyasına adım atan Alasya, Metin Akpınar ile oluşturduğu ikili, Türk sinemasında büyük bir etki yarattı. Bu ikili, birçok filmde yer alarak Türk sinemasını şekillendiren isimlerden oldu. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'ndan Devlet Sanatçısı unvanını alması, Alasya'nın sanata olan etkisini ve başarısını kanıtlıyor. Alasya, Türk sinemasında birçok unutulmaz film ve karaktere hayat verdi. Salak Milyoner, Köyden İndim Şehire, Güler Misin Ağlar Mısın, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Hasip ile Nasip gibi filmlerle birlikte geniş kitlelere ulaştı ve bir neslin aklında yer edindi. Türk sinemasına olan etkisi, komedyen olarak kazandığı ün ve sevgi ile taçlandı. Kariyerinin son dönemlerinde, daha çok dizi projelerinde yer alarak genç nesillerle de bağlantı kurmayı başardı. Zeki Alasya'nın hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflerine ulaşmak için gereken azim ve tutkunun ne olduğunu gösterebilir. Başarıya giden yolun kolay olmadığını, ancak disiplinli, kararlı ve tutkulu olanların bu yolda ilerleyebileceğini bizlere öğretiyor. Alasya, zorluklara rağmen hedeflerinin peşinden koşarak ve sanata olan aşkını hiçbir zaman kaybetmeyerek büyük başarılar elde etmiş, kalbimizde taht kurmuş bir sanatçıdır. Maalesef 2015 yılında 72 yaşında hayatını kaybeden Zeki Alasya, ardında bıraktığı zengin sanat mirası ile hatırlanıyor. Ancak onun hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflere ulaşmanın ve hayalleri gerçekleştirmenin mümkün olduğuna dair umut ve ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Serdar Erener

Serdar Erener

Serdar Erener, daha genç yaşlarından itibaren bir vizyona sahip bir bireydi. 1960 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesi Zeynep Kamil mahallesinde dünyaya geldi. Babası bir avukat, annesi ise bir mimar olan Serdar, hayatının erken dönemlerinde karmaşık düşünceler ve fikirlerle büyüdü. Kendisi Eurovision şarkı yarışmasında birinci olan Sertab Erener'in ağabeyidir. Serdar, eğitim hayatına Robert Koleji'nde başladı. Robert Kolej, ona sadece bir eğitim vermedi; aynı zamanda dünya görüşünü, insanları anlama ve hayata dair derin anlayışları da şekillendirdi. O, her zaman içinde diplomat olma amacıyla yaşayan ve bu nedenle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolan bir kişi olarak biliniyordu. Ancak, tarihi mevcut yaşam ve zamanın olaylarına uyarlama yeteneği onu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'ne çekti. Reklamcılık yolculuğuna 1985'te metin yazarı olarak başladı. Kariyerinde elde ettiği başarılar ardı ardına geldi ve 1995'te Young & Rubicam/Reklamevi'nin CEO'su oldu. Bir lider olarak, çalışanlarına ilham verdi ve hayallerini gerçekleştirmeleri için onları cesaretlendirdi. Kırmızı çizgisinin kalitesi ve inovasyon olduğunu her zaman belirtti ve bu, onun başarısının sırrıydı. Serdar'ın aile hayatı da onun profesyonel başarıları kadar etkileyicidir. İki çocuğunun babası, ilk eşi Serra Erener'den ayrıldıktan sonraki 8 yıl boyunca onlarla güzel bir ilişki kurmayı başardı. 2010 yılında Nil Karaibrahimgil ile evledi ve Aziz Arif adında bir çocukları oldu. Aile hayatı, onun için hep bir önceliktir ve ona ilham verir. Serdar Erener, başarının bir yolculuk olduğuna inanan bir örnek bir liderdir. Her zaman bir vizyoner olmuş ve hayatının her alanında mükemmellik için çaba sarf etmiştir. Kendi başarı hikayesi, gençlerin hayal kurmaları ve hedeflerine ulaşmaları için ilham verirken, aynı zamanda ebeveynlere de çocuklarının potansiyelinin farkına varmaları için ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Cem Boyner

Cem Boyner

Cem Boyner (d. 23 Eylül 1955, İstanbul) hayalleri ve hedefleri olan bir işadamıdır. İstanbul'un önde gelen okullarından Robert Koleji'ndeki öğrenim sürecinde, akademik kazanımının yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda da donanım sahibi olmuş bir bireydir. Bu dönemde kazandığı bilgi ve deneyimlerin, onu mevcut başarılı konumuna ulaştırdığına inanıyoruz. Kendisini hayallerine ve hedeflerine adayan Cem Boyner, 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra aile şirketi Altınyıldız'da iş hayatına atıldı. 1982-1994 yılları arasında Boyner Holding Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, ardından 1996’da Boyner Holding Murahhas Üyesi oldu. 2010 yılında Osman Boyner’in Onursal Başkan olması ile birlikte Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devraldı ve şirketin başarısında önemli rol oynadı. Cem Boyner, iş dünyasının yanı sıra siyasi hayatta da aktif bir rol oynadı. Liberal eğilimli Yeni Demokrasi Hareketi'ni kurarak 1995 Türkiye genel seçimlerine katıldı. Siyasete getirdiği yenilikçi ve demokratik yaklaşımlar toplumda geniş etki yarattı.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Serdar Bilgili

Serdar Bilgili

Serdar Bilgili, 21 Temmuz 1963 doğumlu bir iş adamı, spor yöneticisi ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 31. başkanıdır. Bilgili'nin başarı dolu hikayesi, onun çok yönlü yeteneklerini ve kararlılıkla nasıl ilerlediğini gözler önüne serer. İstanbul Beşiktaş'ta doğup, Türkiye'nin en prestijli okullarından biri olan Robert Kolejinde lise eğitimini tamamladıktan sonra, Amerika'da Redlands Üniversitesi'nde işletme ve fotoğrafçılık okudu. Bilgili'nin Robert Koleji'nde aldığı eğitim, onun hem ulusal hem de uluslararası başarısının temelini oluşturdu. Gayrimenkul ve turizm sektöründe büyük bir isim olan Serdar Bilgili, kendi holdingi Bilgili Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenmiştir. Ayrıca Türkiye ve Amerika'da gayrimenkul sektöründe yatırım yapmaya devam etmektedir. Emeklerinin karşılığını alan Bilgili, iş dünyasında sayısız ödül ve takdir kazanmıştır. 2008 ve 2009 yıllarında, İstanbul Turizm Ödülü ve Londra'da Urban Land Institute ödülü gibi prestijli ödüllere layık görülmüştür. Serdar Bilgili sadece bir iş adamı değil, aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısıdır. Amerika'da iki fotoğraf sergisi açmış ve 2007 yılında İstanbul'da "Engellere Rağmen..." adlı fotoğraf sergisini düzenlemiştir. Sanat eserleri, 2008 yılında aynı başlıkla yayınlanan bir kitapta toplanmıştır. Bilgili'nin başarılı kariyeri, gençlere ve ebeveynlere ilham verici bir örnek olmuştur. Tüm zorluklara rağmen hayallerinin peşinden gitmeyi ve hedeflerine ulaşmayı başaran Bilgili, kararlılığının, eğitimine olan bağlılığının ve sektördeki yeteneklerinin bir sembolüdür. Hem çocuklara hem de yetişkinlere Bilgili'nin hikayesi, eğer yeterince çabalarsak ve hayallerimize inanır ve onların peşinden gidersek, her şeyin mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. Kısacası, Serdar Bilgili, başarıya ulaşmanın sınırlarının olmadığını kanıtlayan ilham verici bir örnektir. Hayal gücü ve azmi her genç için bir model olan Serdar Bilgili'nin hikayesi, kendimizi en iyi şekilde nasıl ifade edebileceğimiz ve hayallerimizi nasıl gerçekleştirebileceğimiz konusunda bize ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Tomris Uyar

Tomris Uyar

Tomris Uyar (15 Mart 1941, İstanbul - 4 Temmuz 2003, İstanbul), Türk öykü yazarı ve çevirmen. Ülkemiz yazarlarının parlak bir örneği olan Tomris Uyar, Robert Koleji ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi gibi eşsiz eğitim kurumlarından mezun olmuştur. Başarılı bir öğrencilik hayatı ardından kariyerine ilk adımlarını atmış, kalemi ve zekasıyla Türk edebiyatına önemli bir damga vurmuştur. Eğitim hayatının ilk yıllarında İngiliz Kız Ortaokulu'nda ve Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde, şimdiki adıyla Robert Koleji'nde okumuştur. Bu elit eğitim kurumlarında aldığı nitelikli eğitim, onun bakış açısını ve yazı dilini derinden etkilemiştir. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nde okumuş ve 1963 yılında mezun olmuştur. Tomris Uyar, eğitim hayatı boyunca hep başarılı ve özverili bir öğrenci olmuştur. Bu özveri ve ciddiyet, onun hayata dair sıradışı bakış açısını ve edebi yeteneğini oluşturmuştur. Tomris Uyar, kariyerine Papirüs dergisi kurucularından biri olarak başladı. Deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dergilerde yayımlandı. Yazarlık yeteneğini ve özgün bakış açısını da burada gösterdi ve toplumun geniş kesimlerinden takdir kazandı. Yazarın on öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanması, onun edebi başarısını ve yeteneğini kanıtlar niteliktedir. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Özel hayatında da birçok zorlukla karşılaşan Tomris Uyar, bu zorlukları yazılarına yansıtarak okurlarına ilham vermiştir. İlk evliliğinin ardından yaşadığı büyük acı, onun yazılarına yansıyan duygusal derinliği artırmıştır. İkinci evliliğini şair Turgut Uyar ile yapan Tomris Uyar, yemek borusu kanseri nedeniyle 2003 yılında aramızdan ayrılmıştır. Tomris Uyar, eğitim hayatındaki başarısı, edebi yeteneği ve özel yaşamındaki zorluklara rağmen gösterdiği güç ile gençlere ve ailelerine ilham veren bir isimdir. Onun hikayesi, hedeflerine ulaşmak ve başarıya ulaşmak için çaba sarf eden herkese yol gösterici niteliktedir. Her şeye rağmen hayallerinden vazgeçmeyen ve zorlukların üstesinden gelen Tomris Uyar, gençlerimize birçok değerli ders sunmaktadır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Nedim Saban

Nedim Saban

Nedim Saban, 1967 doğumlu Türk tiyatro ve dizi oyuncusu, televizyoncu, aynı zamanda Türkiye Musevilerinin eski hahambaşı Rafael Saban'ın torunu. Bu deneyimli ve yetenekli sanatçının yaşamının temeli kısmen Robert Koleji'nde atıldı. Saban, hayatının önemli bir dönüm noktasını, kendi yeteneklerini keşfedip geliştirdiği bu prestijli okulda geçirdi. 1976'da çocuk oyunları yazmaya başladı ve 1979'da çocuk hakları üzerine yazdığı bir oyunla UNICEF’in bir yarışmasında dereceye girerek, tiyatroya olan tutkusunu keşfetti. Bu oyun İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi ve fiilen Nedim Saban'ın tiyatro dünyasına adım attığı an oldu. Robert Koleji'nde öğrenim gördüğü sırada, çocuklara tiyatro götürme ilkesiyle "Beş Kafadarlar Çocuk Tiyatrosu"nu kurdu. Dört yıl boyunca bu tiyatroya altı oyun sahneye koydu ve bu oyunlarda rol aldı. Saban'ın Robert Koleji'ndeki eğitimi ona sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda liderlik, yaratıcılık ve disiplin gibi hayatın her alanında kullanılabilecek beceriler kazandırdı. Başarıya giden yolu çizen bu kritik yıllar, Saban'ın sanatçı kimliğini şekillendiren ve ona ileride büyük başarılar kazandıracak olan değerlerini ve becerilerini kazandığı dönem oldu. Robert Koleji mezunu olan Saban, hayatının bir sonraki evresinde ABD'ye gitti ve yedi yıl boyunca tiyatro, sinema ve televizyon eğitimi aldı. Yüksek öğrenimini New York Üniversitesi'nde Tiyatro yönetmenliği bölümünde yüksek dereceyle tamamladı. Saban, sahneye koyduğu oyunlarla 1000 yönetmen arasından 3 kişiye verilen bir reji bursuna layık görüldü. Saban, Türkiye'ye döndükten sonra Tiyatrokare adlı özel tiyatroyu kurdu ve prodüktörlüğünü ve yönetmenliğini üstlendi. Ayrıca birçok televizyon programında sunuculuk yaptı ve popüler "Dr. Stress" programını sundu. Oyunculuk yeteneklerini televizyon dizilerinde de gösterdi. Nedim Saban'ın başarısı, eğitim hayatı boyunca Robert Koleji'nde elde ettiği disiplinli ve kararlı kişiliği ile birleşti. O, gençlere, zorluklara rağmen içindeki tutkuyu takip etmeyi ve hayallerine ulaşmak için mücadele etmeyi öğretiyor. Saban, zorlukların üstesinden gelme ve hedeflerini gerçekleştirme konusunda bir piyano gibi ayakta durmak için direnci olmayan bir cisim olmayı öğrenmenin önemine dair güçlü bir mesaj veriyor. Nedim Saban'ın hayatı, gençlerin ve aynı zamanda onların ebeveynlerinin kendi yeteneklerini keşfetmek, geliştirmek ve bunları en iyi şekilde kullanmak için ilham alabileceği bir hikayedir. Robert Koleji'ndeki eğitimi, başarılı bir sanatçı ve kişi olma yolunda Saban'ı etkilemiş ve ona bu yolculukta rehberlik etmiştir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Alp Yalman

Alp Yalman

Osman Alp Yalman, 1940 doğumlu Türk iş insanı ve sanayicidir. Yüksek öğrenimini Lozan Üniversitesi Siyasal ve Sosyal İlimler Bölümü'nde tamamlamış olan Alp Yalman, Robert Koleji’nde aldığı eğitimle hayata atılmış ve bu yolda pek çok başarıya imza atmış bir kişidir. İngilizce, Fransızca ve Almanca bilmek gibi bir dizi dil yeteneğine sahip olan Yalman, küresel anlamda da başarılı bir iş adamı olma yolunda ilerledi. Alp Yalman’ın hayat hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Galatasaray Spor Kulübü'nde 1973 yılında yönetim kurulunda göreve başlamış olan Yalman, 1990 yılından 1996 yılına kadar olan dönemde kulüp başkanlığına kadar yükselmiştir. Bu dönem, Galatasaray'ın tarihinde önemli bir dönüşüm dönemi oldu. Kulüp, Yalman'ın liderliğinde iki defa lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanmıştır. Yalman'ın liderlik etme yeteneği ve kararlılığı, onun sadece iş dünyasında değil, spor dünyasında da başarılar elde etmesini sağladı. 2002-2006 yılları arasında Özhan Canaydın yönetiminde görev almasının ardından, 2006 yılında başkanlık için tekrar aday oldu. Ancak bu seçimi Özhan Canaydın kazandı. 2014 yılında ise Ünal Aysal'ın görevinden istifa etmesinin ardından Duygun Yarsuvat ile başkanlık yarışına girdi. Ancak girdiği seçimi kaybetti. Bu süreç, Yalman'ın her ne olursa olsun pes etmemeyi, her başarısızlığın ardından yeniden ayağa kalkmayı ve hedeflerinin peşinden gitmeyi sürdürmesiyle önemli bir öğreti sağladı. 2021 yılında ise Burak Elmas'ın listesinden disiplin kurulu başkanı oldu. Yalman’ın hayat hikayesi, gençlere ve ailelerine, başarının her zaman kararlılık, tutku ve sıkı çalışma gerektirdiğini göstermektedir. Kendi vizyonunu oluşturabilme, başarısızlıkla başa çıkma ve hedefe ulaşma konularında tüm gençlere ilham veren bir örnektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Aslı Erdoğan

Aslı Erdoğan

Aslı Erdoğan, 8 Mart 1967'de doğmuş çarpıcı bir yeteneğe sahip olan İstanbul doğumlu bir fizikçi ve yazar. Genç yaşında, Robert Koleji'nde öğrenim gördü ve burada kendini akademik başarıya adadı. İstanbul'un tanınmış ve prestijli bir lisesi olan Robert Koleji, Erdoğan'ın hem bilimsel hem de edebi ilgi alanlarının filizlendiği yer oldu. Daha sonra, genç yaşta bilgisayar mühendisliği ve fizik alanlarında çift derece almak için Boğaziçi Üniversitesi'ne giriş yaptı. Üniversitenin fizik bölümünü bitirerek yüksek lisans yapma onuruna erişti ve asistan oldu. Cenevre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde, Higgs bozonu üzerine çalışmak için iki yıl boyunca yaşadı. Ancak, hayatı ilginç bir dönüş yaptı; fizik doktorasını yapmak üzere Brezilya'ya giden Erdoğan, iki yıl sonra bunu yarıda bırakarak yazarlığı seçti. Yazarlık kariyerine 1994'te ilk kitabı Kabuk Adam ile başlayan Erdoğan, 1996'da ilk öykü kitabı Mucizevî Mandarin'i yayımladı. Bu kitap, genç yazarın dünya çapında tanınmasına yol açtı ve yılın kitapları arasında yer aldı. Yazarlık yeteneği, sayısız ödül kazanarak sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de takdir topladı. Erdoğan'ın kitapları, Avrupa'da özellikle popüler oldu ve pek çok dile çevrildi. Eserlerinde sürekli olarak sorgulayan, cesur ve eleştirel bir zihniyetle konuları ele aldı. Onun bu etkileyici yeteneği ve kaleminden çıkan eserler, akademik kariyerinden alınan ilhamın bir göstergesi olarak görülebilir. 1999-2000 yıllarında Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı ve köşe yazıları iki kitapta toplandı. 2005 yılında Fransız edebiyat dergisi Lire tarafından "geleceğin 50 yazarı" arasında gösterilen Erdoğan, kitaplarıyla ardı ardına ödüller kazandı. Aslı Erdoğan, yeteneği ve başarıları ile sadece bir fizikçi ve yazar olarak değil, aynı zamanda bir kadın ve insan olarak da ilham verici bir figürdür. Kendisini edebiyata adaması ve yazarlık dünyasında sağlam bir yer edinmesi gençler için büyük bir örnektir. Robert Koleji'nden yetişmiş ve Boğaziçi Üniversitesi'nde eğitim görmüş olan Erdoğan, her yaştan insanın eğitimin gücüne inanmasını sağlıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Ayşe Soysal

Ayşe Soysal

Ayşe Soysal, 24 Haziran 1948'de İstanbul'da doğdu. İlk gençlik yıllarını tarihle yoğrulmuş Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde geçirdi. Orada öğrencilere sadece akademik bilgi verilmiyordu; aynı zamanda araştırma yapmayı, sorgulamayı ve bilim yolunda bir aşk uyandırmayı öğrendi. 1967 yılında bu prestijli okuldan mezun oldu ve zorlu bir geçiş yapmaya karar verdi: mühendislik öğrencisi olarak Robert Kolej Yüksek Okulu'na girdi. Ertesi yıl fizik bölümüne geçti ve ardından matematik bölümüne devam etti. Robert Kolej'deki eğitimi, ona sadece mükemmel bir akademik temel vermekle kalmadı; aynı zamanda hayatta başarı için gerekli olan karakteri ve hırsı da aşıladı. Soysal, 1971 yılında Fizik-Matematik çift ana dal programından üniversite birincisi olarak mezun oldu. Robert Kolej'de edindiği bilgi ve deneyimle, Ayşe Soysal, bir Fulbright bursu ile Amerika'ya gitti ve Michigan Üniversitesi'nde matematik alanında yüksek lisansını tamamladı. Ayrıca, başarılı Asyalı kadın doktora öğrencilerine verilen prestijli Betsy Barbour bursunu aldı. Böylece, 1976 yılında aynı üniversiteden doktora derecesini alarak Türkiye'ye döndü. Dönüşünden hemen sonra, Ayşe Soysal Boğaziçi Üniversitesi'nin matematik bölümü öğretim üyesi oldu. 1981'de doçent ve 1991'de profesör unvanını aldı. Aynı zamanda, Boğaziçi Üniversitesi'nin 2004-2008 yılları arasındaki rektörü olarak görev yaptı. Bir kadın matematikçi olarak, genç kızların kendi bilim ve akademik hedeflerine ulaşmaları için ilham veren bir model oldu. 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden emekli olduğunda, Soysal'ın bilime olan tutkusu ve eğitimdeki mükemmeliyet arayışı durmadı. Emekli olduktan sonra yarı zamanlı olarak İstanbul Şehir Üniversitesi’nde dersler vermeye devam etti ve 2015-2019 arasında Kadir Has Üniversitesi mütevelli heyetinde yer aldı. Ayşe Soysal'ın başarıları, gençler ve ebeveynleri için ilham verici bir örnek olmanın yanı sıra, sıkı çalışmanın, hedeflere ulaşmanın ve bilime olan tutkunun önemini vurgulamaktadır. Onun hikayesi, gençlerin bilime olan ilgilerini kovalamaları gerektiğini ve bilim dünyasının her yerde, her zaman açık olduğunu hatırlatıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı
Can Kozanoğlu

Can Kozanoğlu

Can Kozanoğlu, 1963'te parlak bir geleceğin kapılarını aralamış, Adana'da dünyaya geldi. Zamanın ilerleyişi onu Robert Koleji'ne ulaştırdı, üstün başarıları ve sıradışı düşünme kabiliyeti onu her zaman ayrıştırdı. Kolej hayatı onun sadece akademik yönden değil, aynı zamanda sosyal ve etik değerler konusunda da dolu dolu bir eğitim almasını sağladı. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, Can Kozanoğlu hayatının bir sonraki aşamasına geçti ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'ne kaydoldu. Burada sosyolojik düşünceye olan ilgisi ve tutkusu daha da büyüdü. Kozanoğlu'nun profesyonel kariyeri, 1981'de Hayat dergisinde gazeteci olarak başladı. Buradan itibaren önemli gazete ve dergilere katkıda bulundu, ayrıca çeşitli mizah dergilerine takma isimlerle yazılar yazdı. Yıllar boyu TRT'de Okudukça adlı kitap programını sundu ve daha sonra gazetecilik kariyerine CNN Türk ve NTV'de sunucu, belgeselci ve yönetici olarak devam etti. Sosyoloji alanında popüler kültür üzerine yoğunlaştı, ilk kitabı "Bu Maçı Alıcaz" 1990'da futbol tutkusunun toplumsal boyutlarını inceledi. Çok sayıda başarılı kitap ve makalenin ardından, ilk kurgusal denemesi olan "Acemi Eğitimi" 2005 yılında yayımlandı. Can Kozanoğlu'nun hayatı, gençlerin ve onların ebeveynlerinin ilham alabileceği, eğitimli, farklı düşünen ve sürekli ilerleyen bir kişinin hayat hikayesidir. Robert Koleji'ni ve Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirecek kadar yetenekli olan ve gazetecilik, televizyonculuk ve yazarlık gibi birçok alanda başarı kazanan bir kişi. Odaklanma, disiplin, azim, yaratıcılık ve tutku; Kozanoğlu'nun başarısının arkasındaki anahtar faktörlerdir ve bu değerler onun gençler ve ebeveynler için mükemmel bir rol model olmasını sağlar. Tüm gençlere, Can Kozanoğlu'nun hayat hikayesini örnek olarak alarak, kendi tutkularını takip etmeleri ve hayallerini gerçekleştirmek için eğitime ve bilime olan inançlarını korumaları tavsiye edilir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Bülent Ecevit

Bülent Ecevit

Mustafa Bülent Ecevit, hayatının sadece belirli bir bölümünün bir özetine sığmayacak bir kişilik. Robert Koleji'nde lise eğitimini tamamlayan Ecevit, Türk gazeteci, şair, yazar, çevirmen ve siyasetçi olarak bilinir. Ecevit'in başarı hikayesi, genç kuşaklara ilham vermek için hikayesi anlatılmaya değer bir dönüm noktası oluşturur. Ecevit, çok yönlü bir birey olarak her zaman öne çıktı. Robert Koleji'nde aldığı eğitim, onun geniş ve değişken bir bakış açısı kazanmasına yardımcı oldu. Ankara'da kişiş bir yazar, gazeteci ve çevirmen olarak kariyer yaparken, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin eski başbakanı, çalışma bakanı, devlet bakanı ve başbakan yardımcısıdır. 1974, 1977, 1978-1979 ve 1999-2002 yıllarında beş kez Türkiye başbakanlığı görevini üstlenmiştir. Ecevit, 20 Temmuz 1974 tarihinde ilk Kıbrıs Harekâtı'nı, 14 Ağustos 1974 tarihinde ise "Ayşe tatile çıksın." parolasıyla ikinci harekâtı başlatmıştır. Bu hareketlerin yanı sıra, Ecevit'in başbakan olarak yapılan reformlar ve ülkesi için attığı adımlar, onun liderlik yeteneklerini ve halkın çıkarlarını gözetme kararlılığını gösterir. Ecevit, başarı hikayesinin sadece özlü bir özetini oluşturuyor. Kapsamlı bir biyografi, onun hayatındaki her bir adımı, başarıları ve zorlukları detaylarıyla inceler. O, yalnızca bir lider değil, aynı zamanda bir öğretmendi ve Türkiye'nin modern tarihine büyük katkılarda bulunan bir vizyon sahibiydi. Ecevit'i örnek almak, gençlerin kişisel ve akademik başarılarına ilham kaynağı olabilir. Kendisini ilerletme ve topluma katkıda bulunma tutkusu, genç kuşaklara bir yol gösterici olabilir. Çalışmaları ve başarıları, her genç bireyin hayallerini gerçekleştirmek ve kendi başarı hikayesini yazmak için gereken motivasyonu sağlar. Ecevit'in hikayesi, gençler ve ebeveynler için ilham vericidir. Onun başarıları, gençlerin kendi hedeflerine ulaşma konusunda motivasyon sağlar. Ayrıca, ebeveynler, Ecevit'in hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını ve başarılarından dolayı onunla gurur duyanları göz önünde bulundurarak çocuklarının eğitimine değer katar. Sonuç olarak, Bülent Ecevit'in hikayesi, hayallerinizi takip etmenin ve bunları gerçeğe dönüştürme konusundaki kararlılığın, başarıya giden yolda büyük bir rol oynayabileceğini genç kuşaklara gösterir. Herkesin, Ecevit gibi, kendi hedeflerini belirleme ve bu hedeflere ulaşmak için hard work yapmada özgür olduğunu hatırlatır. Bu, gençler için ilham verici bir hikaye olmaya devam edecektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Siyaset
Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı, bilinen gerçek adıyla Cevat Şakir Kabaağaçlı, 1890'da Girit'te doğan ve yaşamı boyunca aşkla bağlı olduğu Bodrum'u dünya edebiyatına kazandıran özgün bir yazarımızdır. 1973 yılında hayatını kaybetti, ancak eserleri ve Bodrum'a olan ölümsüz sevgisi günümüzde de canlıdır. Cevat Şakir, Osmanlı'nın saygın bir ailesine mensup olarak dünyaya geldi. Altı çocuklu bir ailenin en büyüğüydü ve ailedeki her bireyin sanata olan yeteneği ve ilgisi dikkat çekiciydi. Kardeşlerinden Fahrelnisa ve Aliye resim ve gravür alanında büyük başarılar elde etti. Bu ailenin yetenekli üyeleri arasında, Türk kadın seramik sanatının önemli temsilcilerinden Füreya Koral ile ünlü ressam Nejad Melih Devrim ve tiyatrocu Şirin Devrim de bulunuyordu. İlköğrenimini Büyükada'da tamamladıktan sonra Robert Koleji'ndeki lise öğrenimini tamamladı ve ilk yazısı İkdam gazetesinde yayımlandı. Cevat Şakir, Robert Koleji'nde edindiği bilgi ve deneyimlerle, edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Ailesinin ısrarıyla Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü, ancak asıl aşkı denizdi. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da resim öğrenimi gördü. Ancak memleketi İstanbul'a döndüğünde, ailesiyle yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar, hayatının seyrini değiştirdi. Babası, Mehmed Şakir Paşa'nın vefatı sonrasında adalet önüne çıktı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Ancak hastalığı sebebiyle cezasının sadece yedi yılını çekti ve hapisten tahliye edildi. 1925 yılında, bir hikayesi sebebiyle tekrar yargılandı ve 'isyana teşvik' suçundan Bodrum'a sürgüne gönderildi. Ancak bu sürgün, yaşamında yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Kendini tamamen Bodrum'a ve yazılarına adadı. Bodrum'un Antik Çağ'daki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık yaparak doğa ile iç içe bir yaşam sürdü. Bodrum'daki hayatını ve denizciliği, eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı ve Bodrum'un eşsiz güzelliklerini bütün dünyaya duyurdu. Halikarnas Balıkçısı, yaşamı boyunca üç kez evlendi ve bu evliliklerden beş çocuğu oldu. Çocuklarının eğitimleri için İzmir'e taşınmasına rağmen, her zaman Bodrum'a dönme özlemi içindeydi. Halikarnas Balıkçısı'nın hayatı, zorlukların üstesinden gelmenin, sevdiğin şeyi yapmanın ve hayallerine bağlı kalarak başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Edebiyat dünyasındaki başarıları ve Bodrum'a olan sevgisi onu unutulmaz kılan en önemli özelliklerinden. Bodrum'a olan sevgisi ölümünden sonra bile devam eden Halikarnas Balıkçısı'nın hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, yaşamda aşkınızı bulmanın, hayallerinizi sürdürmenin ve zorlukların üstesinden gelmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Çünkü yaşam, her zaman sevdiğimiz şeyleri yapma fırsatını bize sunmaz, fakat Halikarnas Balıkçısı bunu başarmanın mümkün olduğunu göstermiştir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Hüsnü Özyeğin

Hüsnü Özyeğin

Hüsnü Mustafa Özyeğin, 1944 yılında İzmir'de doğmuş bir iş insanıdır ve Türkiye'nin en başarılı girişimcilerinden biri olarak görülür. Özyeğin'in hikayesi, başarının sadece çabası ve çalışkanlığı sonucunda elde edilebileceğini göstermektedir. Robert Koleji mezunu olan Özyeğin, gençlik yıllarında inşaat mühendisi olmayı hedeflemiş ve bu yüzden seçimini ABD'den yana kullanmıştır. Oregon State University İnşaat Bölümü'nde okurken, finans konularına olan tutkusunu keşfetti ve bu alanda kendini geliştirmeye karar verdi. Harvard'da master derecesini tamamladıktan sonra, meşhur bir Türk iş adamı ve aynı zamanda Kolej arkadaşı olan Mehmet Emin Karamehmet'ten iş teklifi aldı. 1977 yılında, sadece 32 yaşında iken Pamukbank'ın genel müdürü oldu. Bu, onun kariyerinde önemli bir kilometre taşıydı ve 1984'te Yapı Kredi Bankası'nın genel müdürlüğüne geçti. Ancak Özyeğin'in büyük başarısı, 1987 yılında kendi bankası olan Finansbank'ı kurduğunda geldi. Özyeğin, girişimci ruhunu sadece bankacılıkla sınırlamadı. Fiba Holding bünyesinde 30'dan fazla şirketi bulunan ve 1996 yılında Gima ve Endi’yi satın alan Özyeğin, bu şirketleri Sabancı Holding'in yüzde 40 ortak olduğu CarrefourSA'ya sattı. Bunun yanı sıra, 2005 yılında İstanbul'daki Swissotel The Bosphorus'u satın alarak, turizm sektörüne giriş yaptı. Hüsnü Özyeğin, sadece iş dünyasında değil, eğitim alanında da önemli katkılarda bulunmuştur. 2007 yılında kurulan ve ismini taşıyan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı aracılığıyla, İstanbul'da Özyeğin Üniversitesi'ni kurmuştur. Üniversite, Eylül 2011’de Çekmeköy Kampüsü'nde eğitime başladı ve "Girişimciler için Girişim Fabrikası Programı" ile genç girişimcileri desteklemektedir. Özyeğin'in yaşam öyküsü, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Onun başarısı, sıkı çalışma, azim ve kararlılıkla neler başarılabileceğini göstermektedir. Özyeğin'in hikayesi, gençlerin hayallerini gerçekleştirmek için cesur adımlar atabileceğinin ve başarıya ulaşabileceğinin bir hatırlatıcısıdır. Ebeveynler ise Özyeğin'in hikayesinden, çocuklarının başarısına nasıl destek olabilecekleri konusunda ilham alabilirler.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Mehmet Emin Karamehmet

Mehmet Emin Karamehmet

Mehmet Emin Karamehmet, 1 Nisan 1944'te Mersin'in Tarsus ilçesinde doğdu. Kendi çapında bir başarı hikayesi olan Karamehmet, sıradan bir çocuktan milyarder bir iş insanına dönüşen yolculuğunda ne kadar çok çalışmanın ve hedeflere ulaşmanın önemli olduğunu vurgulayan bir simgedir. Karamehmet, eğitim hayatına, Tarsus Amerikan Koleji ve daha sonra Robert Koleji'nde devam etti. Bu okullarda aldığı eğitim, onun iş dünyasındaki başarısının en önemli taşlarından birini oluşturmuştur. İngiltere'deki Dover College'da ekonomi eğitimi alan Karamehmet, eğitim hayatının önemini ve bu alana verilen değerin, kendi başarı hikayesinin bir parçası olduğunu her zaman vurgulamıştır. 1969-1970 yıllarında Mersin İdmanyurdu'nun başkanlığına getirilen Karamehmet, birinci ligi dördüncü sırada tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Bu durum, Karamehmet'in liderlik yeteneklerini ve her alanda başarıya ulaşabileceğini göstermiştir. Çukurova Holding'in sahibi olan Mehmet Emin Karamehmet, otomotiv, endüstri, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri, medya, taşımacılık ve hizmet, finansal hizmetler, enerji gibi birçok sektörde faaliyet göstermiştir. 1994 yılında Murat Vargı ile birlikte Turkcell'i kurdu, beş yıl sonra da Digiturk'ü hayata geçirdi. 2002 yılında Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren petrol şirketi Genel Enerji'yi kurarak, iş yaşamında yeni bir döneme adım attı. Daha sonra şirketin %50'si Nathaniel Philip Rothschild'in kurduğu Vallares yatırım şirketi tarafından satın alınmıştır. Bu birleşme sonucunda 4 milyar dolar değerinde bir şirket ortaya çıkmıştır. Mehmet Emin Karamehmet, azimli ve hırslı bir girişimci olarak tanınır. Hayatı, gençlere başarıya ulaşmak için nasıl mücadele etmeleri gerektiğine dair bir rehber niteliği taşır. Eğitimine verdiği değer ve sürekli ilerleme arzusu ile Karamehmet, tüm gençlere olduğu gibi Robert Kolej öğrencileri için de bir ilham kaynağıdır. Kendi hikayesi, her hedefin ulaşılabilir olduğunu ve zorlukların kararlılık ve azimle aşılabileceğini gösterir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Nejat Eczacıbaşı

Nejat Eczacıbaşı

Mehmet Nejat Ferit Eczacıbaşı, bilim, ticaret ve sanat dünyasına yaptığı öncü katkılarla tanınan bir kimyacı ve sanayiciydi. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, azim ve kararlılıkla yüksek öğrenimine devam etti ve kimya alanında eğitim aldı. Bilimdeki bu başarısı, onu Türkiye'de ilaç sanayisinin kurucuları arasına taşıdı. Kimi zaman zorluklarla karşılaştı ancak her daim hedeflerinden şaşmadı, cesaretini hiç kaybetmedi. Eczacıbaşı'nın hayat hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Eczacıbaşı, önce Almanya'daki Heidelberg Üniversitesi'nde kimya öğrenimini tamamladı ardından ABD'deki Chicago Universitesi'nden yüksek kimya diploması aldı. Her zaman bilgiye olan açlığını, araştırmalarını ve merakını korudu. Hormonlar ve vitaminler üzerine araştırmalar yaptı ve bu hatasızsız çalışmaları sonucunda Türkiye'ye döndüğünde, vitamin hapları ve vitaminli bebek maması üreten küçük bir laboratuvar kurarak ilaç sanayinde devrim yarattı. Eczacıbaşı, sadece bilimde değil, ticaret ve sanatta da vizyon sahibi bir kişi olmuştur. Eczacıbaşı İlaç Fabrikası'nın yönetimini üstlenmekte, seramik eşya imalatına girişmekte ve sermaye piyasasına girerek halka açık ilk yatırım ortaklığını kurmakta hiç tereddüt etmedi. Tüm bu çabaları Türk ilaç sanayisinin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Ayrıca, Eczacıbaşı'nın sanata olan katkıları unutulmamalı. Eczacıbaşı, Türk Eğitim Vakfı ve Uluslararası İstanbul Festivali'ni düzenleyen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın kurucuları arasında yer alarak kültür ve sanata verdiği değeri göstermiştir. İstanbul Festivali'nin başarısından dolayı Avrupa Konseyi'nden madalya aldı. Nejat Eczacıbaşı'nın hayatı, bilime, ticarete ve sanata olan tutkusunun ve vizyonunun bir örneği olarak gençlere ilham vermelidir. Hedeflerine ulaşmak için gereken çabayı göstererek, aşılamayacak hiçbir engel olmadığını göstermiştir. Bu hikaye, gençlerin hayallerini ve hedeflerini hiçbir zaman k��çümsememeleri gerektiğini, bilgiye olan açlığını ve merakını koruyarak neler başarabileceklerini göstermektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Neşe Erberk

Neşe Erberk

Neşe Erberk, 14 Ekim 1964'te İstanbul'da doğdu. Babasının işlerinin yoğun olması nedeniyle çocukluğunu annesiyle geçiren Neşe, her zaman annesinin kendisine olan desteği ve inancıyla büyüdü. İstanbul'un en köklü ve prestijli okullarından biri olan Robert Koleji'nde eğitim hayatına başladı. Bu özgün ve kaliteli eğitim kurumu, Neşe'nin hem akademik hem de sosyal becerilerini geliştirme fırsatı bulduğu bir platform oldu. Kendi deyimiyle Robert Koleji, onun hayata soluklanmasını sağladı. Bu müessesenin etkisiyle Neşe, güzellik yarışmalarına katılmaya ve kendini bu alanda ispatlamaya karar verdi. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi'nde eğitim hayatına devam etti. Burada eğitimini sürdürürken, 1983 yılında katıldığı bir güzellik yarışmasında Türkiye güzeli seçildi. Bu başarı onun için sadece bir kapıyı aralamadı, aynı zamanda ona yeni bir dünyayı da gösterdi. 1984 yılında Miss Europe yarışmasında Avrupa güzeli seçilmesiyle birlikte model olarak profesyonel kariyerine başladı. Ancak Neşe'nin başarı hikayesi sadece buna sınırlı değildi. 1987 yılında kendi adına bir model ve fotomodel ajansı kurarak iş yaşamına yön verdi. Bu ajans, Neşe'nin kişiye özel defile düzenleyerek model sektörüne yeni bir soluk getirmesine ve yeni yüzler keşfetmesine olanak sağladı. Ayrıca bir dönem evli olduğu Ayk Gurdikyan'dan; Alin, Selin ve Lara adlı üçüz çocukları oldu. Çocuklarına adlarını verdiği model ajansını kurarak onların da bu sektörde adım atmalarına öncülük etti. Kızı Selin Gurdikyan, 2022 Miss Turkey'de üçüncü oldu. Neşe Erberk, her zaman gençleri ve ailelerini teşvik etmiş olan bir kadındır. Özellikle genç kızlarına ve gençlere, hayallerinin peşinden gitmeleri, başarıya ulaşmak için kararlı olmaları ve başkalarının onları etkilemesine izin vermeyecek kadar güçlü olmaları gerektiğini öğretti. Hayatı ve başarıları, gençler ve aileler için ilham verici bir hikaye olmaya devam etmektedir. Neşe Erberk, her zaman en iyi olmayı ve başkalarına en iyi fırsatları sunmayı hedefleyen bir kadındır. Onun hikayesi, gençlerin ve ailelerin başarının sınırlarının olmadığını anlamaları için harika bir örnektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Nihat Berker

Nihat Berker

Ahmet Nihat Berker, 20 Eylül 1949 tarihinde İstanbul'da doğan, saygın bir bilim insanı, değerli bir araştırmacı ve özverili bir fizik akademisyenidir. Robert Kolej'den birincilikle mezun olan Berker, bu başarısını üniversite hayatına da taşıyarak, kariyer basamaklarını hızla tırmanmıştır. Onun hayat hikayesi, genç nesillere ve onların ebeveynlerine ilham verici bir örnek oluşturmakta. Berker’in eğitim hayatı, aile kökeni kadar etkileyici ve ilham vericidir. 1963'te Saint-Joseph Fransız Ortaokulu'ndan, 1967'de ise Robert Kolej'den birincilikle mezun olan Berker, eğitimine Amerika'da, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde devam etmiştir. 1971'de fizik ve kimya alanlarında lisans, 1972'de ise fizik alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Her zaman en iyisi olmayı hedefleyen Berker, 1977'de Illinois Üniversitesi'nde fizik alanında doktora yapmıştır. Bu hedeflerinin ulaşılabilir olduğunu ve her genç bireyin hayallerini sürekli olarak zorlaması gerektiğini göstermektedir. Berker, Amerika’da kazandığı bilgi ve deneyimleri Türkiye’deki diğer gençlerle paylaşmak için ülkesine dönmüştür ve akademik hayatına burada devam etmiştir. 1979'da Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde kuramsal fizik alanında öğretim üyesi olarak görev almış ve 2004 yılına kadar tam zamanlı olarak bu görevini sürdürmüştür. Berker’in eğitim hayatındaki bu başarısı, gençlere; eğitimlerine ve kariyerlerine ne kadar önem verirlerse, o kadar başarılı olabileceklerini göstermektedir. Berker, sadece kendi ilerlemesi için çalışmayıp, aynı zamanda Türkiye'deki bilim çevrelerine de katkıda bulunmuştur. 1999 yılında İstanbul'a dönerek İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ve Fizik Bölümü Başkanlığı görevlerini üstlenmiştir. 2009-2016 yılları arasında ise Sabancı Üniversitesi'nde rektörlük görevini başarıyla yürütmüştür. Berker, Sabancı Üniversitesi'nde rektör olarak görev yaptığı dönemde, birçok önemli projeyi hayata geçirerek üniversitenin gelişimine katkı sağlamıştır. Bilim insanı, araştırmacı ve eğitimci Ahmet Nihat Berker’in hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, eğitime olan inançlarını ve azimlerini sürdürmeleri için güçlü bir ilham kaynağı olmuştur. Berker'ın eğitim döneminde Robert Kolej'den alınan birincilik, bilgiye duyulan tutkunun ve sıkı çalışmanın neler başarabileceğinin en güzel örneğidir. İçinde bulunduğumuz çağda, gençlerimize en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, kendilerini aşmayı hedeflemeleri ve en iyi olmayı hedeflemeleri gerektiğidir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Seyyal Taner

Seyyal Taner

Seyyal Taner (d. 28 Eylül 1952, Şanlıurfa), Türkiye'nin en renkli ve enerjik seslerinden biridir. Türk pop ve rock müziğine unutulmaz bir katkı sağlamış, sahnelere farklılık getirmiştir. Öyle ki, Seyyal Taner sadece şarkı söyleyen bir vokalist olmanın ötesine geçmiştir. Dönemin koşulları içinde bir ilki gerçekleştirerek dansçılarıyla birlikte sahneye çıkmış, hem dans etmiş hem de şarkı söyleyebilmiştir. Ve bu yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak, alaturka gazino kültürüne modern bir dokunuşla rock müziğini getirmiştir. İlginç sesi ve dikkat çeken kıyafetleriyle her zaman gündemde olmayı başarmıştır. Türk pop-rock müziğinin yerinde duramayan, asi, sıra dışı ve cesur sanatçısıdır. Seyyal Taner, bu başarılarına ve kültürler arası köprü kurmaya yönelik çabalarına rağmen, asla köklerini unutmamıştır. Kendisi, Farsça'da "akıcı olan" anlamına gelen "Seyyal" ismini taşır. Seyyal Taner'in müzik yolculuğunda eğitim hayatının da önemli bir payı vardır. İlköğretiminden itibaren hayatına İstanbul'da devam eder. Robert Koleji'nde eğitimini tamamlar. Okul yılları boyunca müziğe olan ilgisi ve yeteneği sayesinde İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda bale eğitimi almıştır. Bu eğitimler, Seyyal Taner'in sahnede göstermiş olduğu dans kabiliyetini beslemiştir. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra bir güzellik yarışmasında 3. olmuştur. Bu başarı onun kariyerinde başarılı bir dönemin başlangıcını işaret etmiştir. Seyyal Taner'in eğitim aldığı Robert Koleji, onun müzik anlayışına ve kariyerine katkıda bulunan bir başka etkendir. Robert Koleji, disiplinli ve zorlu eğitim programları ile bilinen bir okuldur. Seyyal Taner'in hayat hikayesi, başarı için ilgi, yetenek, eğitim ve çalışmanın bir araya gelmesinin önemini vurgular. Kendi sıradışı yolunu çizerek Türk pop-rock müziğine farklı bir boyut kazandıran bu sanatçının başarı hikayesi, gençler ve aileleri için ilham kaynağı olabilir. Siz de ilgi ve yeteneklerinizi keşfederseniz, eğitiminizi ve bilginizi kullanarak, kendi başarı hikayenizi yazabilirsiniz. Seyyal Taner gibi, belki siz de kendi alanınızda bir ilki gerçekleştirirsiniz. Her ne olursa olsun, unutmayın, başarı asla tesadüf değildir; yetenek, ilgi, eğitim ve çok fazla çalışma gerektirir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Tansu Çiller

Tansu Çiller

Tansu Çiller, 24 Mayıs 1946 tarihinde İstanbul’da doğdu ve Türkiye'nin siyasi tarihindeki ilk ve tek kadın başbakanı oldu. Kendisi aynı zamanda tanınmış bir ekonomist, akademisyen ve siyasetçidir. Çiller, başbakanlık görevini 1993-1996 yılları arasında sürdürmüştür. Ayrıca, 1993-2002 yılları arasında Doğru Yol Partisi genel başkanlığı görevini de yürütmüştür. Çiller, ilk olarak 1991 Türkiye genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 1991-1993 yılları arasında süren Demirel tarafından kurulan koalisyon hükûmetinde, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak yer aldı. Başbakanlık döneminde verilen düşük yoğunluklu savaş nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernleşmesi çalışmalarına katkı vermiş ve PKK'nın ABD yönetimi tarafından terörist örgütler listesine alınmasını sağlamıştır. Çiller'in başarıları sadece politikada değil akademik hayatında da göz önüne serilmiştir. İstanbul, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve ardından Robert Koleji Yüksek Okulunun (bugünkü adıyla Boğaziçi Üniversitesi) Ekonomi Bölümünü bitirerek öğrenim hayatına başlayan Çiller, sonrasında eşiyle birlikte ABD'ye giden ve New Hampshire Üniversitesinde yüksek lisans çalışmasını tamamlamıştır. Kendisi, doktorasını Connecticut Üniversitesinde vermiş ve doktora üstü öğrenimini Yale Üniversitesinde devam ettirmiştir. Eğitim hayatını başarıyla tamamladıktan sonra 1971-73 arasında Franklin & Marshall College'da yardımcı profesör olarak çalışmıştır. Tansu Çiller'in hikayesi, gelecek nesillere bir örnek olarak gösterilebilir. Kendisi, eğitim ve siyaset alanlarında önemli başarılara imza atarak hem Türkiye'nin ilk kadın başbakanı olmuştur hem de başarıyla tamamladığı eğitim hayatıyla akademik alanda önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Kendi hayatını, toplum hizmetine adamış ve genç nesillere ilham veren bir lider olmuştur. Onun hikayesi, gençlerin hedeflerine ulaşmak için ne kadar zorluk olursa olsun asla pes etmemeleri gerektiğini göstermektedir. Çiller, başarıya giden yolda kararlılık, azim ve tutkunun ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Siyaset
Yıldız Moran

Yıldız Moran

Yıldız Moran (24 Temmuz 1932, İstanbul - 15 Nisan 1995, İstanbul), Türk fotoğrafçılığa adını altın harflerle yazdırmış, yetenekli bir sanatçı, sözlük yazarı ve çevirmendir. Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı olan Yıldız Moran, fotoğraf sanatına özgün bakış açısı ve tutkusuyla adeta nefes vermiştir. 1932 yılında İstanbul'da doğan Moran, büyüdüğünde Türkiye'nin çeşitli yüzlerini tek başına dolaşıp fotoğraflayarak dikkat çekecek bir sanatçı olacağını o zamanlar belki de kimse tahmin edemezdi. Öğrenim hayatına Robert Koleji'nde başlayan Moran, buradaki eğitimine son sınıfta nokta koyarak, fotoğraf eğitimi almak üzere İngiltere'ye gitmeye karar verdi. Bu kararıyla, geleceğin başarılı sanatçısının tohumlarını ekmiş oldu. Londra'daki Bloomsbury Technical College ve Ealing Technical College'da eğitim gören Yıldız Moran, eğitimini desteklemek ve tecrübe kazanmak için Shakespeare Tiyatrosu'nun fotoğrafçısı John Vicker'ın asistanlığını yaptı. Burada edindiği teknik bilgi ve pratiği ile fotoğraf sanatında ustalaştı, kendine özgü bir tarz geliştirdi. 21 yaşındayken ilk fotoğraf sergisini Cambridge'de açan Moran, bu başarısıyla adını tüm İngiltere'ye duyurmayı başardı. İngiltere döneminde biri Cambridge'de, dört tanesi Londra'da olmak üzere toplam beş sergi açtı. Daha sonra İstanbul, Ankara ve Edinburgh'da sergiler açarak, sanatına olan bağlılığını tüm dünyaya gösterdi. Fotoğraflarında genellikle Anadolu temasını işleyen Moran, İspanya, Avusturya ve Portekiz’i gezerek bu ülkelerde de fotoğraf çekimleri yaptı. Portre fotoğrafçılığı ile tanınan sanatçı, Cemal Gürsel, Muhsin Ertuğrul, Haldun Taner, Mücap Ofluoğlu gibi tanınmış isimlerin portrelerini çekti. İyi derecede İngilizce bilen Moran, eşi Özdemir Asaf'ın şiirlerini İngilizce'ye çevirerek, sözlük çalışmaları yaptı. Fotoğrafçılıktaki bu başarılarının yanı sıra, Yıldız Moran, aynı zamanda da çok başarılı bir ebeveyn ve eşti. Evliliğinden sonra fotoğrafçılığı bırakan Moran, dört yılda üç çocuk dünyaya getirdi. Ancak, eşi Özdemir Asaf'ı 1981 yılında kaybettikten sonra sanatına geri döndü. Yıldız Moran, 1982 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü'nde Onur Üyesi oldu. Ancak 1995 yılında hayatını kaybetti ve büyük bir kayıp olarak anıldı. Yıldız Moran, her zaman gençlere ve çocuklarına, hayallerini sürdürme, eğitim ve sanata olan sevginin önemini vurgulayan bir kişi olarak hatırlanacak. Her resim, her portre ve her şiir, onun başarıları ve mirası ile doludur. Yıldız Moran'ın hikayesi, bizlere başarıya giden yolun tutkudan, cesaretten ve tabii ki eğitimden geçtiğini hatırlatmaktadır. Robert Koleji'nin yetiştirdiği bu başarılı sanatçı, her zaman gençlerin ilham kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Sanatçı
Cevdet Akçay

Cevdet Akçay

1961 yılında Trabzon’da doğan Osman Cevdet Akçay, genç yaşta eğitim hayatına olan tutkusu ve başarısıyla dikkat çekti. Eğitimine Robert Koleji’nde devam eden Akçay, burada edindiği disiplin ve çalışma ahlakı sayesinde akademik kariyerine sağlam bir temel attı. Robert Koleji'ndeki eğitim süreci, onun Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden 1983 yılında yüksek başarı ile mezun olmasına zemin hazırladı. Akçay’ın akademik yolculuğu burada bitmedi; The City University of New York, The Graduate School and University Center’da Ekonomi alanında 1990 yılında M.Phil ve 1992 yılında doktora derecesini aldı. Bu süreçte, güçlü akademik performansı ve kararlılığı ile birçok kişiye ilham kaynağı oldu. 1985 yılında The City University of New York, The Graduate School and University Center’da doktora asistanı olarak çalışma hayatına başlayan Akçay, kariyer basamaklarını hızlı bir şekilde tırmandı. 1986-1990 yılları arasında Hunter College ve Baruch College’da öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1990-1991 yıllarında Manhattan College, New York’da misafir öğretim üyesi olarak görev aldı. Bu deneyimler, Akçay’ın akademik çevrede saygın bir isim olmasını sağladı. 1992 yılında yardımcı doçent olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne geri dönen Akçay, burada Doçent unvanını aldı ve 2001 yılında Koç Üniversitesi'ne tam zamanlı öğretim üyesi olarak geçiş yaptı. 2009 yılına kadar hem öğretim üyeliği hem de Koçbank ve Yapı ve Kredi Bankası başekonomistliği görevlerini başarıyla yürüttü. Bu dönemde, bilgisiyle birçok öğrenciye rehberlik ederek ekonomiye olan ilgilerini artırdı. 2009-2018 yılları arasında Yapı ve Kredi Bankası başekonomisti olarak görev yapan Akçay, Temmuz-Ekim 2018’de T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda ve 2018-2023 yılları arasında Fiba Group’ta danışman olarak çalıştı. Her adımında başarı grafiğini yukarı taşımayı başaran Akçay, 28 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atanarak kariyerinin zirvesine ulaştı. Osman Cevdet Akçay’ın hayatı, azim ve çalışmanın önünde hiçbir engelin duramayacağını gösteren bir başarı hikayesidir. Hem gençlere hem de ebeveynlere ilham vererek, doğru yönlendirme ve sağlam bir eğitimle, her bireyin kendi potansiyelini keşfedebileceğini hatırlatıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Ekonomist
Üstün Ergüder

Üstün Ergüder

Üstün Ergüder, 1937 yılında doğmuş ve 1948-1957 yılları arasında Robert Kolej'de eğitim almıştır. Eğitim hayatına bu köklü okulda başlaması, ileride büyük başarılarla dolu bir kariyere sahip olmasının temel taşlarından biri olmuştur. Robert Kolej'den mezun olduktan sonra, Manchester Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yükseköğrenimini 1961 yılında tamamlamıştır. Eğitim tutkusu bitmeyen Ergüder, Syracuse Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında doktora yapmış ve akademik kariyerine hız kesmeden devam etmiştir. 1969 yılında Robert Kolej Yüksekokulu'nda, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi olarak bilinen bu kurumda, öğretim üyesi olarak göreve başlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi'nde geçirdiği yıllar boyunca sayısız akademik ve idari görevlerde bulunmuş ve üniversitenin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. 1974-1975 yıllarında Michigan Üniversitesi’nde, 1983-1984 yıllarında New York Eyalet Üniversitesi Binghamton’da, 1984 yılında ise Syracuse Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Bu dönemlerde uluslararası deneyim kazanarak, bilgilerini ve vizyonunu genişletmiştir. Üstün Ergüder, Boğaziçi Üniversitesi’nde İdari Bilimler Fakültesi Uygulamalı Araştırmalar Enstitüsü Direktörlüğü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğü ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı gibi çeşitli önemli görevlerde bulunmuştur. Bu çalışmalarının ardından, Ağustos 1992 ve Ağustos 2000 tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi'nin dördüncü rektörü olarak görev yapmıştır. Rektörlük dönemi boyunca, üniversitenin akademik özgürlüğü ve kurumsal özerkliği için çaba göstermiştir. 2000 yılında emekli olduktan sonra, eğitim alanındaki çalışmalarına Sabancı Üniversitesi'nde devam etmiştir. 2013 yılına kadar burada ders vermiş ve üniversitenin İstanbul Politikalar Merkezi'nin direktörlüğünü yapmıştır. 2010 yılında Sabancı Üniversitesi kendisine emeritus öğretim üyesi unvanı vererek, akademik kariyerine olan saygısını ve takdirini göstermiştir. Üstün Ergüder, yalnızca akademik kariyeriyle değil, aynı zamanda çeşitli sivil toplum kuruluşlarındaki görevleriyle de dikkat çekmiştir. Koç Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi'nin Mütevelli Heyeti Üyeliği gibi pozisyonlarda bulunmuştur. Vehbi Koç Vakfı ve Aydın Doğan Vakfı gibi önemli vakıfların yönetim kurullarında da görev yapmıştır. Eğitim Reformu Girişimi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmüş ve genç nesillerin eğitimine katkıda bulunmuştur. Üstün Ergüder’in hayatı, azim, bilgi ve liderlik serüveniyle dolu bir başarı öyküsüdür. Robert Kolej'den başlayarak, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde elde ettiği başarılar, gençlere ilham veren bir yolculuk sunmaktadır. Üstün Ergüder, sadece akademik kariyerinde değil, aynı zamanda sivil toplum alanında da önemli izler bırakarak, gençlere ve ebeveynlere örnek teşkil etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı
Haldun Dormen

Haldun Dormen

Yale'de eğitim alarak Türkiye'ye dönen efsane tiyatrocu. Dormen Tiyatrosu'nu kurup onlarca yıldız yetiştirdi

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu

Aynı Alanla İlgili Diğer Mezunlar

Refik Anadol

Refik Anadol

Refik Anadol, 1985 İstanbul doğumlu bir medya sanatçısı ve tasarımcıdır. Kendisi mimariyi, veri bilimini, ve yapay zekayı birleştiren çalışmalar üretir ve dünyadaki yapay zekâ sanatının başlamasına ve gelişmesine katkı sağlar. Eğitim hayatına Kadıköy Anadolu Lisesi'nde başlamış olan Anadol, bu dönemden sonra İstanbul Bilgi Üniversitesi'nda görsel iletişim tasarımı eğitimi almış ve Türkiye'deki ilk 3D video projeksiyon projesini gerçekleştirmiştir. Anadol'un çalışmaları Türkiye'den Amerika'ya, dünyanın dört bir yanındaki galerilerde ve kurumlarda sergilenmiştir. Yazılım ve donanım teknolojilerini kullanarak, mekanlar ve kamusal alanlar için genellikle çok büyük ölçekli görsel ve işitsel enstalasyonlar üretir. San Fransisco'da yer alan "Sanal Tasvirler" isimli eseri, "dünyanın ilk görsel data heykeli" olarak kabul edilir. Ayrıca, Anadol Boston'daki Logan Havalimanı için "Boston Rüzgarı" adlı eserini yaratmış ve bu projede Boston’un rüzgar verisini görselleştirmiştir. Türkiye'de ilk sergisini 2018 yılında açan Refik Anadol, Kaliforniya Üniversitesi nöroloji laboratuvarlarında toplanan beyin dalgaları verisini kullanarak meydana getirdiği eserler Pilevneli Galeri'de Eriyen Anılar adıyla 2018'te sergilendi. 2021 yılında İstanbul'daki Pilevneli Galeri'de "Makine Anıları: Mekan" adlı sergısini açtı. Bu sergide, NASA Jet İtki Laboratuvarı'nın uzaya gönderilen teleskoplardan elde ettiği iki milyon veriyi uzaydaki ses kayıtları ve klasik müzikle harmanlayarak oluşturduğu dinamik tablo ve veri heykelleri sergileyerek seyircilerin de içerisine fiziksel olarak dahil olabileceği on beş dakikalık bir yapay zekâ sineması yarattı. Refik Anadol, Kadıköy Anadolu Lisesi'nde geçirdiği yıllar ve burada aldığı eğitim, başarılı kariyerinin temelini atmıştır. KAL, Anadol'un sanatsal yeteneklerini keşfetmesi için ona gerekli ortamı ve olanakları sağlamıştı. Anadol, sonraki yıllarda bu yeteneklerini geliştirerek, sadece Türkiye'deki değil, uluslararası arenadaki sanat ve tasarım sahnesinin önemli isimlerinden biri haline gelmiştir.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Sanatçı
Erdil Yaşaroğlu

Erdil Yaşaroğlu

Karikatür sanatçısı Erdil Yaşaroğlu, kadim bir esintiyi taşıyan Kadıköy Anadolu Lisesi'nden yetişen ilham verici bir isimdir. Kendi yeteneklerini keşfetme ve yaratıcılığını ifade etme fırsatı bulduğu okul yıllarında, sanatla iç içe bir hayata adım atan Yaşaroğlu, bu süreçte kendine özgü bir tarz geliştirmiştir. Liseden sonra keşfettiği yeteneklerini Limon ve Leman gibi dergilerde sergileyerek büyük beğeni toplamıştır. Ardından televizyon programlarıyla tanışan Yaşaroğlu, Penguen Mizah Dergisi'ni kurarak, Türkiye'deki mizah dünyasına farklı bir soluk getirmiştir. Yaşaroğlu'nun kariyer yolculuğu, Kadıköy Anadolu Lisesi'nin bireylerin yeteneklerini nasıl ortaya çıkarabileceğini ve geliştirebileceğini gözler önüne serer. Öğrencilerini sanat ve kültür konularında cesaretlendirerek, yeteneklerini keşfetmeleri ve geliştirmeleri için zengin fırsatlar sunan Kadıköy Anadolu Lisesi, Yaşaroğlu gibi isimlere hayallerini gerçekleştirme konusunda ilham vermiştir. Bugün Erdil Yaşaroğlu, karikatürlerindeki sıradışı çizgileri ve esprili yaklaşımıyla genç sanatçılara yol gösteren bir isim. Kendi yolculuğunda yaşadığı deneyimleri ve kişisel gelişimin önemini dikkate alarak, çizdikleriyle mizah dünyasına yeni bir perspektif kazandırmıştır.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Sanatçı
Cem Dinlenmiş

Cem Dinlenmiş

Cem Dinlenmiş (d. 1985, İstanbul) Türk karikatürist ve yazardır. Kadıköy Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü'nde lisans eğitimini tamamladı. Profesyonel çizerliğe üniversitedeyken Bant dergisinde başladı ve daha sonra Penguen dergisinde devam etti. Kendine özgü çizim tarzı ve mizahi yorumlarıyla tanınır. Kadıköy Anadolu Lisesi, Dinlenmiş'in hayatını ve kariyerini önemli ölçüde etkilemiştir. Bu lise, onun dünya görüşünü geliştirecek, eleştirel düşünce yeteneğini artıracak ve sosyal değerleri kazanmasına yardımcı olacak bir ortam sağlamıştır. Dinlenmiş'in başarı hikayesi, Kadıköy Anadolu Lisesi'ne girecek olan gençler için iyi bir örnek teşkil etmektedir. Kendi yeteneklerini keşfederek ve bunları geliştirerek, onların da benzersiz başarı hikayeleri olabileceğini gösterir.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Sanatçı
Beyhan Murphy

Beyhan Murphy

Beyhan Murphy, 12 Mart 1958'de dünyaya geldi ve Türkiye'nin önde gelen sanat yönetmenlerinden, koreograflarından, eğitmenlerinden ve sanat aktivistlerinden biri oldu. Hayatının eğitim aşamasına gelince, lisans eğitimini TED Ankara lisesinde tamamlamıştır. Bu etkileyici lisans deneyiminin ardından, dans üzerine uzmanlaşmak için yurtdışına taşındı ve London School of Contemporary Dance'de eğitim aldı. 1992 yılından bu yana Modern Dans Topluluğu Sanat Yönetmenliği, Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Sanat Danışmanlığı, İstanbul Devlet Opera ve Balesi Başkoreograflığı gibi önemli görevler üstlenmiştir. Ayrıca 2010 yılında İstanbul'un Avrupa Kültür Başkenti olmasının sahne ve gösteri sanatları yönetmenliğini yapmıştır. Post, Afife, Seyahatname, Şehirorman, Güldestan gibi özgün eserlere imza atan Murphy; bununla birlikte 100'ün üzerinde yabancı eğitmenin ve koreografin Türkiye'ye gelmesine olanak sağlamıştır. Dans dünyasında adını altın harflerle yazdırmayı başaran Beyhan Murphy; Kültür Bakanlığı’nın ‘Başarılı Koreograf Ödülü’ ve ‘Mevlana Vakfı Ödülü’ gibi prestijli ödülleri de kazanmıştır. Sürdürülebilir projelere öncülük eden Murphy, Türk Koreografları ve Dans Platformu gibi platformların yanı sıra Okul matineleri gibi projelerin de başlatılmasına yardımcı olmuştur. Eserleri, Aspendos Uluslararası Opera ve Bale Festivali, Bursa Sanat Festivali, Bodrum Uluslararası Bale Festivali gibi Türkiye'nin önemli festivallerinde ve yurt dışındaki turnelerde sahne almıştır. Kendisi ayrıca alanında önde gelen besteci, müzisyen, moda tasarımcısı, fotoğraf sanatçısı ve film yönetmeni gibi sanatçılarla işbirliği yapmıştır. "Modern Dans Topluluğu İstanbul" projesini İstanbul Devlet Opera ve Balesi bünyesinde hayata geçiren Murphy, Başbakanlık '52 Altın İmzalı Kadın' belgeseli için Türkiye çapında seçilmiş sanatçılardan bir tanesi olmuştur. Beyhan Murphy'nin hikayesi; azmin, tutkunun ve sanata olan inancın bir sembolü olarak gençler için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Kendisi; okulunu tamamlama azmi, yeteneklerini en iyi şekilde kullanma isteği ve diğerlerine olan etkisi ile gençler için ideal bir rol modeldir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Sanatçı
Tolga Gariboğlu

Tolga Gariboğlu

Tolga Gariboğlu, 1966 Ankara doğumlu, Türkiye'nin önde gelen televizyoncuları ve iş insanlarından biridir. Lise eğitimini TED Ankara Koleji'nde tamamlayan Gariboğlu, bu dönemde kişilik ve karakterinin temellerini sağlamlaştırmıştır. Daha sonra ODTÜ Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi bölümünü bitiren Gariboğlu, işletme yönetimi alanında master yapmıştır. Üniversite yılları boyunca kendi talk-show programını yaparak, kommunikasyon becerilerini geliştirme fırsatı bulmuştur. Bu programda Barış Manço, Uğur Dündar, Ali Kırca ve Hasan Celal Güzel gibi önemli isimlerle röportajlar yapmıştır. Küçük yaşlarda TRT'de çocuk saatine girdi ve uzun yıllar çeşitli dizi ve filmlerde dublaj yaptı. Daha sonra "Hugo ve Tolga Abi" adlı interaktif çocuk programının Türkiye'deki sunucusu ve yapımcısı oldu. 1995 yılında Konsensus adlı şirketini kuran Tolga Gariboğlu, 2008 yılında "5'e Gidenden Akıllı mısın?" isimli bir yarışma programını hazırlayarak sunmuştur. Aynı zamanda çocuklara yönelik dergi yayıncılığı, yerli ve yabancı formatlarla ilgili TV yapımcılığı, çocuk ve ebeveyn kitlelere yönelik danışmanlık, aktivite yönetimi ve kreatif ajans çalışmalarını bir arada yürütmektedir. Tolga Gariboğlu'nun eğitimdeki başarısı ve çeşitli alanlarda katkıları, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Kendisi ayrıca 2001 yılında Tolga Abi markasıyla kurduğu anaokulu ile 2-6 yaş grubu çocuklara hizmet vermektedir. Günümüzde hayatını ve çalışmalarını New York'ta sürdürmektedir. Tolga Gariboğlu'nun başarı hikayesi, gençlerin hayallerini gerçekleştirebilmeleri için cesaret, azim ve gayretin önemini vurgulamaktadır. Kendisi aynı zamanda eğitim seviyesinin, kariyer gelişimindeki önemini de göstermektedir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Sanatçı
Aliye Berger

Aliye Berger

Aliye Berger (24 Aralık 1903- 10 Ağustos 1974), Türkiye'nin ilk kazıma ve oyma gravür sanatçılarından biri, ilham verici bir ressamdır. Büyükada'da doğmuş ve yaşamıştır. İlk olarak 1954 yılında Yapı Kredi Bankası'nın düzenlediği resim yarışmasında birinci olarak geniş sanat çevrelerinde adını duyuran Berger, dışavurumcu oyma baskıları ile tanınır. Aliye Berger'in hayatı, eğitimini Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde alarak başlamıştır. Bu prestijli kurumun sağlam eğitimi ve sanata olan desteği ile Berger, sanat dünyasına hazırlanmış ve kendi yeteneklerini geliştirmiştir. Resim ve piyano derslerini bitirdikten sonra, Macar keman virtüözü ve pedagog Karl Berger'den dersler almış, bu ilişkisi aşkla sonuçlanmıştır. 1935 ile 1939 yılları arasında Berlin ve Paris'te sanat eğitimi almıştır. 1947'de yaşam boyu partneri Karl Berger ile evlenmiş, maalesef altı ay sonra eşini kaybetmiştir. Acısını yaratıcılığa dönüştüren Berger, Londra'ya taşınmış ve John Buckland Wright'in atölyesinde heykel ve gravür çalışmıştır. 1951'de Türkiye'ye dönüşünde bir kişisel sergi açmıştır. İki yıl sonra ise Yapı Kredi Bankası'nın düzenlediği yarışmada “Güneşin Doğuşu” adlı ilk yağlı boya çalışmasıyla birincilik ödülünü kazanarak yeteneğini tüm dünyaya duyurmuştur. Berger'in eserleri, baskı tekniğinde, siyah-beyazın ara tonlarında yapıtlar verme özgünlüğüyle bilinir. Sanatçı, günlük yaşamın kalıplarını ve İstanbul’un çeşitli köşelerini bazen gerçekçi, bazen de fantastik biçimde, özgün bir lirizm ve dışavurumculukla yansıtmayı başarmıştır. 44 yaşında sanatına başlayan Aliye Berger, kendi yolunu çizerek, cesurca hayallerinin peşinden gitmiştir. Hayatı boyunca dünyanın çeşitli kentlerinde on iki özel sergi açmış ve kırk sekiz karma sergiye katılmıştır. Berger, gençlere sanata olan sevgisini ve tutkusunu aktarmak için okullarda öğretmenlik yapmıştır. Aliye Berger, hayatını kaybettiği tarihe kadar sanatına olan sevgisini ve tutkusunu kaybetmemiştir. Gençlere ve ebeveynlere ilham veren bu büyük sanatçı, cesareti ve azmi ile tüm zamanların en önemli gravür ve grafik sanatçılarından biri olarak anılmaktadır. Aliye Berger'in hayatı, herkese kendi yeteneklerini keşfetme ve hayallerinin peşinden gitme konusunda ilham vermektedir. Sanatın gücünü ve sanatın yaşamın her alanına nasıl nüfuz edebileceğini gösteren bir örnek olarak her zaman hatırlanacaktır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Fahrünnisa Zeyd

Fahrünnisa Zeyd

Türk ressam Fahrünnisa Zeyd, 7 Ocak 1901 tarihinde İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Kendisi, Kabaağaçlızade Mehmed Şakir Paşa'nın kızı, II. Abdülhamit devri sadrazamlarından Cevat Paşa'nın yeğeni ve tanınmış yazar Halikarnas Balıkçısı'nın kızkardeşi olup, soyadını Kral I. Faysal'ın kardeşi ve dönemin Irak büyükelçisi olan Emir Zeyd'le evlendikten sonra almıştır. Fahrünnisa Zeyd, lise eğitimini prestijli Notre Dame de Sion'da tamamlamıştır. Bu okulda aldığı geniş perspektifli eğitim, onun sanatsal yeteneklerini geliştirmesine yardımcı olmuştur. Daha sonrasında Sanay-i Nefise'de eğitim alarak ilk kadın öğrencilerden biri olmuştur. 14 yaşında resme başlayan Fahrünnisa Zeyd, özellikle geniş ebatta çalıştığı soyut resimleri ve çok renkli kompleks desenleri ile tanınmaktadır. Eserleri uluslararası üne sahip pek çok kurumda sergilenmiştir ve 2017 yılında Tate Modern Sanat Müzesi tarafından “20. Yüzyıl’ın en önemli kadın sanatçılarından biri” olarak anılmıştır. Zeyd, birçok farklı ülkede yaşamış ve bu kültürel deneyimlerini sanatına yansıtmıştır. Diplomat olan eşinin görevi nedeniyle yaşadığı ülkelerdeki çeşitli sanat galerilerinde sergiler açmıştır. Bu sergilerin yanı sıra, kendi adıyla anılan bir sanat enstitüsü kurmuştur. Fahrünnisa Zeyd, sanatçılığının yanı sıra ailesine de büyük katkılarda bulunmuş bir isimdir. Kendisi, gravür sanatçısı Aliye Berger'in kardeşi; seramik sanatçısı Füreya Koral'ın teyzesi; ressam Nejat Devrim'in, tiyatrocu Şirin Devrim'in annesidir. 5 Eylül 1991 tarihinde hayata veda eden Fahrünnisa Zeyd, hayatını ve sanatsal mirasını geride bırakmıştır. Onun eserleri, modern Türk resminin gelişimine büyük katkılarda bulunmuştur ve gelecek nesiller için ilham kaynağı olmaya devam etmektedir. Türkiye'nin yetiştirdiği bu değerli sanatçının hikayesi, genç nesillere ulaşılmaz gibi görünen hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Fahrünnisa Zeyd'in başarısı ve azmi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olmaktadır. Her genç, Fahrünnisa Zeyd'in hikayesini öğrenerek kendi yeteneklerini keşfetme ve geliştirme konusunda cesaret bulabilir.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Füreya Koral

Füreya Koral

Türkiye'nin çağdaş seramiği ve seramik sanatını mimariye kazandırmada öncü isimlerinden olan Füreya Koral, 2 Haziran 1910'da Büyükada'da doğdu. Sanatla iç içe bir ailede büyüyen Koral, lise eğitimini Notre Dame de Sion Kız Lisesi'nde tamamladı. Bu okulda aldığı eğitimin büyük bir etkisi olduğu düşünülüyor, zira burada sanata olan ilgisi ve yeteneği ortaya çıkmıştır. Notre Dame de Sion, öğrencilerine sadece akademik bilgi vermekle kalmayıp, sanatsal becerileri de geliştiren bir kurumdur. Füreya Koral'ın bu okuldan aldığı eğitim, onun sanatsal yolculuğunda önemli bir dönüm noktası olmuştur. Koral, İstanbul Üniversitesi'nde Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne devam ettikten sonra kişisel hayatındaki çeşitli deneyimler ve hastalığının tanısı konulmasının ardından seramikle ciddi bir şekilde tanışmıştır. İsviçre'de tedavi gördüğü süre zarfında teyzesi Fahrelnissa Zeid tarafından gönderilen seramikçilik aletleri ile başlayan bu süreç, onun sanat hayatını şekillendiren en önemli etkenlerden biri olmuştur. Profesyonel kariyerine Paris'te başlayan Koral, Türkiye'ye döndüğünde seramik sanatını memleketinde de yaygınlaştırmış ve bu alanda önemli adımlar atmıştır. Kendi atölyesini kuran ve seramiği mimaride kullanma fikrini öne çıkaran Koral, ayrıca genç sanatçılara da ilham kaynağı olmuştur. Kendine özgü stili ve estetik anlayışıyla tanınan Füreya Koral, seramik sanatının yanı sıra duvar panoları ve diğer formda eserleriyle de tanınmaktadır. Sanat yaşamında birçok ödül kazanan Koral'ın en önemli çalışmalarından biri "Evler" serisidir. 1986'da Sedat Simavi Görsel Sanatlar Ödülü'nü kazanan Koral, 1990 yılında "Yürüyen İnsanlar" adlı pişmiş toprak heykelciklerini üretmiştir. Bu serisi, toplumun hızla değişen yapısına dair gözlemlerinin bir yansıması olarak kabul edilir. Füreya Koral, 25 Ağustos 1997'de hayata gözlerini yumdu ancak bıraktığı eserler ve katkıları ile Türk sanat dünyasında kalıcı bir iz bıraktı. O, sadece bir seramik sanatçısı olmanın ötesinde, kendi sanatını ve vizyonunu neşeyle paylaşan, genç sanatçılara ilham veren ve çağdaş Türk seramik sanatını şekillendiren bir vizyonerdi.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Sanatçı
Rüstem Batum

Rüstem Batum

Rüstem Batum, birçok alanda faaliyet göstermiş başarılı bir isim olarak tanınır. Türk basın dünyasında talk-show sunucusu, stand-up sanatçısı, yazar, reklam filmi yönetmeni ve fotoğrafçı olarak yer edinmiş olan Batum, 1952 yılında İstanbul'da dünyaya geldi. Kadıköy'deki Saint Joseph Fransız Lisesi'nde yatılı olarak okuyan Batum, daha bu genç yaşlarda bir okula aidiyet hissi ve çalışma disiplini geliştirdi. Lisenin zorlu eğitim sistemine rağmen, Batum kendisini eğitimine ve ilgi alanlarına adamayı başardı. Bu dönemde gelişen öğrenci kişiliği onun yönetici ve lider vasıflarını ortaya çıkardı. Lise sonrası Grenoble'a ekonomi okumaya giden Batum, burada geçirdiği bir trafik kazası sonrası hayallerini gerçekleştirmeye karar vermiştir. Brüksel'de Institut des Arts de Diffusion'un sinema-televizyon ve yönetmenlik-yapımcılık bölümünde öğrenim görerek, hayalini gerçekleştirmek için adım atmıştır. Daha sonraki yıllarda, Los Angeles'ta stüdyo fotoğrafçılığı eğitimi alarak kariyerini bu yönde ilerletti. Bu süre zarfında Sipa Press için fotoğrafçılık yaparak, Hollywood muhabiri oldu. Çektiği reklam ve plak kapakları fotoğrafları elliyi aşkın ülkede yayınlandı. Türkiye'ye dönünce, reklamcılık ve televizyon dünyasına giriş yaptı. Kendi stand-up gösterisini sahnelemeye başladığı 1989 yılında, Türk tiyatrosuna yeni bir tarz getirdi. Bu süreçte televizyon dünyasında tanınmış bir isim oldu. Rüstem Batum, her şeyden önce hayallerinin peşinden gitme cesaretini gösteren ve bu sayede başarıya ulaşan bir isimdir. Her genç, hayallerine ulaşmak için gerekli irade ve çalışma disiplinini Batum'un yaşam hikayesinden alabilir. Batum sadece kendi yaşamını değil, çevresindekilerin yaşamlarını da olumlu yönde etkileyen biridir. Saint Joseph Lisesi'nden mezun olan öğrenciler için, Batum’un başarı hikayesi ilham verici olabilir. Başarılı bir kariyere sahip olmak için gereken irade, azim ve çalışma disiplinini Batum’un öyküsünde görebiliriz. Ayrıca Batum, her genç ve ebeveynin hayatında başarının ne olduğunu ve nasıl elde edileceğini gösteren bir modeldir. Kendini geliştirmek ve başarıya ulaşmak için Batum'un hayat hikayesinden ilham alabiliriz.

Saint Joseph Lisesi

Saint Joseph Lisesi
Sanatçı
Yıldız Moran

Yıldız Moran

Yıldız Moran (24 Temmuz 1932, İstanbul - 15 Nisan 1995, İstanbul), Türk fotoğrafçılığa adını altın harflerle yazdırmış, yetenekli bir sanatçı, sözlük yazarı ve çevirmendir. Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı olan Yıldız Moran, fotoğraf sanatına özgün bakış açısı ve tutkusuyla adeta nefes vermiştir. 1932 yılında İstanbul'da doğan Moran, büyüdüğünde Türkiye'nin çeşitli yüzlerini tek başına dolaşıp fotoğraflayarak dikkat çekecek bir sanatçı olacağını o zamanlar belki de kimse tahmin edemezdi. Öğrenim hayatına Robert Koleji'nde başlayan Moran, buradaki eğitimine son sınıfta nokta koyarak, fotoğraf eğitimi almak üzere İngiltere'ye gitmeye karar verdi. Bu kararıyla, geleceğin başarılı sanatçısının tohumlarını ekmiş oldu. Londra'daki Bloomsbury Technical College ve Ealing Technical College'da eğitim gören Yıldız Moran, eğitimini desteklemek ve tecrübe kazanmak için Shakespeare Tiyatrosu'nun fotoğrafçısı John Vicker'ın asistanlığını yaptı. Burada edindiği teknik bilgi ve pratiği ile fotoğraf sanatında ustalaştı, kendine özgü bir tarz geliştirdi. 21 yaşındayken ilk fotoğraf sergisini Cambridge'de açan Moran, bu başarısıyla adını tüm İngiltere'ye duyurmayı başardı. İngiltere döneminde biri Cambridge'de, dört tanesi Londra'da olmak üzere toplam beş sergi açtı. Daha sonra İstanbul, Ankara ve Edinburgh'da sergiler açarak, sanatına olan bağlılığını tüm dünyaya gösterdi. Fotoğraflarında genellikle Anadolu temasını işleyen Moran, İspanya, Avusturya ve Portekiz’i gezerek bu ülkelerde de fotoğraf çekimleri yaptı. Portre fotoğrafçılığı ile tanınan sanatçı, Cemal Gürsel, Muhsin Ertuğrul, Haldun Taner, Mücap Ofluoğlu gibi tanınmış isimlerin portrelerini çekti. İyi derecede İngilizce bilen Moran, eşi Özdemir Asaf'ın şiirlerini İngilizce'ye çevirerek, sözlük çalışmaları yaptı. Fotoğrafçılıktaki bu başarılarının yanı sıra, Yıldız Moran, aynı zamanda da çok başarılı bir ebeveyn ve eşti. Evliliğinden sonra fotoğrafçılığı bırakan Moran, dört yılda üç çocuk dünyaya getirdi. Ancak, eşi Özdemir Asaf'ı 1981 yılında kaybettikten sonra sanatına geri döndü. Yıldız Moran, 1982 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü'nde Onur Üyesi oldu. Ancak 1995 yılında hayatını kaybetti ve büyük bir kayıp olarak anıldı. Yıldız Moran, her zaman gençlere ve çocuklarına, hayallerini sürdürme, eğitim ve sanata olan sevginin önemini vurgulayan bir kişi olarak hatırlanacak. Her resim, her portre ve her şiir, onun başarıları ve mirası ile doludur. Yıldız Moran'ın hikayesi, bizlere başarıya giden yolun tutkudan, cesaretten ve tabii ki eğitimden geçtiğini hatırlatmaktadır. Robert Koleji'nin yetiştirdiği bu başarılı sanatçı, her zaman gençlerin ilham kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Sanatçı
Leyla Gencer

Leyla Gencer

20. yüzyılın en önemli sopranolarından biri olan Türk opera sanatçısı

İtalyan Lisesi

İtalyan Lisesi
Sanatçı