Hangi Lise
HangiLise
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Tahmin Oyunu
  • 🎨Ahşap Heykel
  • Blog
  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Oyun
  • Heykel
  • Makaleler
Hangi Lise

© 2026 HangiLise. Tüm hakları saklıdır.

Keşfet

  • Mezunlar
  • Liseler
  • Alanlar
  • Ahşap Heykel GalerisiYeni
  • Mezun Tahmin Oyunu

Bilgi

  • Blog
  • Hakkımızda
  • İletişim
  • Gizlilik Politikası
Haldun Dormen

Haldun Dormen hangi lise mezunu?

Robert Koleji

Robert Koleji

Oyuncu

Oyuncu

Haldun Dormen hayat hikayesi ve Robert Koleji eğitiminin etkisi

Türk tiyatrosunun "efendisi" ve en uzun soluklu ustalarından Prof. Dr. Haldun Dormen (tam adı Ahmet Haldun Dormen), 5 Nisan 1928'de Mersin'de doğdu. Kıbrıslı aydın bir iş insanı baba (Sait Ömer Bey) ile İstanbul'un köklü bir paşa ailesinden gelen annenin (Nimet Rüştü Hanım) oğlu olarak, çocukluğu İstanbul Şişli'de geçti. Sekiz yaşında geçirdiği bir kaza sonucu sol ayağı sakatlandı, ancak bu engel onun sahne tutkusunu hiç engellemedi.
Tiyatroyla ilk tanışması ortaokul yıllarında Galatasaray Lisesi'nde oldu; "Demirbank" oyununda "yirmibeş kuruş" rolüyle sahneye çıktı. Babasının isteğiyle Galatasaray'dan ayrılarak Robert Koleji'ne (bugünkü adıyla Robert Lisesi) geçti ve burada tiyatro aşkı daha da derinleşti. 1949 yılında RC'den mezun oldu (RC 49). Kolej yıllarında tiyatro kulübü faaliyetlerinde aktif rol aldı; okulun zengin sanat ortamı onun geleceğini şekillendirdi.
Mezuniyet sonrası ailesinin mühendislik beklentilerine rağmen tiyatrodan vazgeçmedi. ABD'ye giderek Yale Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde eğitim aldı ve yüksek lisans derecesiyle mezun oldu. Hollywood'da Pasadena Playhouse gibi sahnelerde deneyim kazandı. 1954'te Türkiye'ye dönerek Muhsin Ertuğrul'un Küçük Sahne'sinde profesyonel olarak başladı. 1955'te Dormen Tiyatrosu'nu kurdu; 1957'de "Papaz Kaçtı" ile resmi açılışı yaptı.
Erol Günaydın, Altan Erbulak, Metin Serezli, Nisa Serezli, Gülriz Sururi gibi efsane isimleri yetiştirdi. Türkiye'de ilk Batılı müzikal "Sokak Kızı İrma"yı (1961) sahneledi, "Lüküs Hayat", "Yaygara 70" gibi klasikleri yönetti. İki film yönetti ("Bozuk Düzen" ve "Güzel Bir Gün İçin"), televizyonda programlar yaptı, Milliyet'te köşe yazıları yazdı, kitaplar yayımladı (dördü otobiyografik), Afife Jale Ödülleri'ni başlattı. İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda ders verdi, Hacettepe Üniversitesi'nden onursal doktora aldı, 1998'de Devlet Sanatçısı unvanı aldı.
Haldun Dormen, Türk tiyatrosuna modern komedi, vodvil, müzikal anlayışını getirdi; "omurga hareketi" dediği disiplinli sahne estetiğiyle nesiller eğitti. Robert Koleji'nin tiyatro geleneğinin en parlak temsilcilerinden biriydi.
Ne yazık ki, 21 Ocak 2026'da 97 yaşında, enfeksiyon nedeniyle tedavi gördüğü hastanede aramızdan ayrıldı. Robert Koleji ailesi ve tüm tiyatro camiası onu minnetle anıyor. Mekânı cennet olsun; sahnedeki gülümsemesi, zarafeti ve eserleri sonsuza dek yaşayacak.

İlgili bağlantılar

Haldun Dormen'in hayat hikayesiyle örtüşen diğer ilginizi çekebilecek sayfalar.

Robert Koleji

Robert Koleji

Tüm Robert Koleji mezunları

Oyuncu

Oyuncu

Oyuncu alanında tüm mezunlar

Haldun Dormen

Sesli Anlatım

Haldun Dormen - Sesli Biyografi

0:000:00

Haldun Dormen - Sesli Biyografi

0:00/0:00
Haldun Dormen Ahşap Heykel
Özel Heykel
✨ Ahşap Sanat

Haldun Dormen'in Ahşap Heykeli

Bu özel ahşap heykel, ustalarımız tarafından özenle işlenmiştir. Sevdikleriniz için benzersiz hediyeler oluşturmak isterseniz, bizimle iletişime geçin!

Ahşap Heykel Keşfet
ahsapheykel.com• Hangi Lise'den geldiniz
🎨 El İşçiliği🌳 Doğal Ahşap💝 Özel Hediye

Tüm Mezunlar

Tüm Liseler

Tüm Alanlar

Yorumlar

Bu mezun hakkında yorumlar

0 yorum

Yorum yazmak için üye olmanız gerekiyor.

Üye OlGiriş Yap

Yorumlar yukleniyor...

Bir Sonraki Mezun: Cem Karaca

Öne çıkan Robert Koleji mezunları

Robert Koleji 'nden mezun ünlüler ve lise deneyimlerinin hayatlarına etkisi.

Cem Karaca

Cem Karaca

Türkiye'nin rock müzik tarihine yeni bir yorum getiren öncü sanatçı, Eğitimi sayesinde müzik kariyerinde ayırt edici bir vizyon geliştirdi.

Robert Koleji

Robert Koleji
Müzisyen
Celal Şengör

Celal Şengör

Jeoloji alanında uluslararası alanda tanınan bir otorite haline gelen ünlü profesör,

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı
Ayşe Kulin

Ayşe Kulin

Ayşe Kulin (d. 26 Ağustos 1941, İstanbul), Türkiye'nin en tanınmış ve saygın yazarlarından biri olmanın yanı sıra, aynı zamanda başarılı bir gazeteci ve ödüllü bir romancıdır. Yazdığı biyografik romanlar ve kitaplar, Türkiye'de en çok okunan ve beğenilen eserler arasına girdi ve birçok ödüle layık görüldü. Robert Koleji'nden mezun olan Kulin, edebiyat ve tarih üzerine yoğun bir ilgi göstermiştir. İstanbul'un o zamanki atmosferini ve sosyal koşullarını büyüleyici bir şekilde anlatan Kulin, okurlarının kalbine dokunmayı başarabilmiştir. 1941 yılında İstanbul'da dünyaya gelen Kulin, tarih ve edebiyatla erken yaşlarda tanışmıştır. Yaşamını tümüyle yazmaya adamış olan Kulin, geniş bir okuyucu kitlesi ile buluşmasını sağlayan "Adı: Aylin" isimli kitabıyla büyük bir ün kazandı. Onun eşsiz anlatımı ve akıcı üslubu ile zarif bir yalınlık oluşturarak, okuyucularını kendine hayran bırakmıştır. Robert Koleji'ndeki eğitimi boyunca İngilizce, edebiyat, tarih ve felsefeye özel bir ilgi gösteren Kulin, bu ilgisi ve tutkusu sayesinde başarıya ulaşmıştır. Onun edebiyatla olan bağı, Robert Kolejiyle daha da güçlenmiş ve daha sonra çizeceği yazarlık yolunda ona rehberlik etmiştir. Kendini edebiyat ve sanata adayan Kulin, durdurulamaz bir tutkuyla çalışmalarını sürdürmüştür. İstanbul'da doğup büyüyen ve daha sonra Robert Koleji'nden mezun olan Kulin, İstanbul'un renkli tarihini ve kültürel dokusunu tüm çarpıcılığıyla kaleme alabilmiştir. Ayşe Kulin, gençlere hayallerini takip etmeleri, tutkularını keşfetmeleri ve kendilerini geliştirmeleri için ilham veriyor. Onun başarı hikayesi, gençlerin kendi yeteneklerini keşfetmeleri ve hedeflerine ulaşmak için çalışmaları gerektiğinin mükemmel bir örneğidir. Kulin'in ayrıca, başarıyı elde etmek için sadece yetenek ve tutkunun yeterli olmadığını, aynı zamanda çok çalışmanın ve azmin de gerektiğini göstermektedir. Kısacası, Ayşe Kulin, okuyucularına sadece yazdıklarıyla değil, aynı zamanda yaşamıyla da ilham veren bir yazardır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Ömer Koç

Ömer Koç

Mehmet Ömer Koç, 24 Mart 1962 tarihinde Ankara'da doğdu. Kendisi, Türkiye'nin saygın ve önemli iş insanlarından Rahmi Koç'un oğlu, Mustafa Koç'un kardeşi ve Ali Koç'un ağabeyidir. Ömer Koç, lise eğitimini İstanbul'un en köklü ve prestijli okullarından Robert Koleji'nde tamamladı. Robert Koleji'nde aldığı kaliteli eğitim, onun hayatta önemli adımlar atmasına yardımcı oldu. Robert Koleji'ndeki başarılı eğitim hayatının ardından Ömer Koç, yükseköğrenimini tamamlamak için Amerika'ya gitti. Orada Ivy League üniversitelerinden Columbia Üniversitesi’ne girdi. Bu üniversitede Antik Yunan Tarihi ve kültürü üzerine lisans eğitimi aldı ve 1985 yılında mezun oldu. Lisans hayatı boyunca da başarıları ile adından söz ettirmeyi başardı. Ömer Koç, Columbia Üniversitesi'nden lisansını aldıktan sonra, iş yaşamına daha donanımlı bir biçimde devam etmek için aynı üniversitenin işletme fakültesinde yüksek lisans derecesi aldı. Bu adımı ile bilgisine bilgi katarak, iş hayatında başarılı olmanın yollarını açtı. 2008 yılında Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekilliği ve TÜPRAŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerini üstlenen Ömer Koç, ağabeyi Mustafa Koç'un 2016'da vefatının ardından Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı görevine getirildi. Bu görevi sürdürürken Koç Üniversitesi Mütevelli Heyeti üyeliği de yapmaktadır. Sanata ve edebiyata olan ilgisi ile tanınan Ömer Koç, dünyanın en büyük Osmanlı tarihi kitap koleksiyonunun ve dünyanın en büyük İznik tabak ve obje koleksiyonunun sahibidir. Bu ilgisi ve bilgisi, onun birçok sergi ve müzede önemli rol almasını sağlamıştır. Yine aynı şekilde Fransız edebiyatının önemli yazarları Baudelaire, Proust ve Balzac'ın orijinal imzalı eserlerinin de sahibidir. Koç ailesinin geleneksel olarak sürdürdüğü TÜPRAŞ ve Tofaş'ın Yönetim Kurulu Başkanlığı görevlerinin yanı sıra; Aygaz ve Arçelik' te Yönetim Kurulu Başkan Vekilliği yapmaktadır. Ömer Koç, ayrıca Koç ailesinin önderliğinde kurulan Türk Eğitim Vakfı'nın mütevelli heyet başkanıdır. Robert Koleji’nde başladığı başarı dolu yolculuğunu iş hayatında da sürdüren Koç, liderliği, vizyonu ve çalışkanlığı ile genç nesillere örnek olmaktadır. Ömer Koç, sergilediği azim, çalışkanlık ve kendini sürekli geliştirme arzusu ile gençlere ve ailelere ilham vermeye devam etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Orhan Pamuk

Orhan Pamuk

Orhan Ferit Pamuk, 7 Haziran 1952'de İstanbul'da doğdu. Türkiye'nin en önemli yazarlarından biri olan Pamuk, genç yaşta yazmaya başladı ve gençliği boyunca birçok ödül kazandı. Ancak, onun en büyük başarısı 2006 yılında Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanmak oldu. Bu ödülü kazanan en genç yazarlardan biri oldu ve bu ödülü kazanan ilk Türk oldu. Pamuk, ilkokul yıllarından itibaren yazmaya başladı. Ailesi Batı'yı seven, seküler ve varlıklı bir orta sınıf aile idi. Ailesinin zenginliği ve eğitimine verdiği önem, onun bir yazar olarak gelişiminde büyük rol oynadı. İstanbul'un Nişantaşı semtinde büyüdü ve burada yaşamının çoğunu geçirdi. Orhan Pamuk, prestijli Robert Kolej'inden mezun oldu ve ardından bir süre İstanbul Teknik Üniversitesi'nin mimarlık bölümünde öğrenim gördü. Ancak yazmaya olan tutkusu onu gazetecilik eğitimi almaya yönlendirdi ve İstanbul Üniversitesi Gazetecilik Enstitüsü'nden mezun oldu. Bu eğitim yılları, Pamuk'un yazarlık kariyerinde önemli bir yere sahiptir. Kendi ülkesinin ve kültürünün anlamını ve değerini daha iyi anlama fırsatı bulmuştur. Nobel ödüllü yazar, başarıyla dolu bir kariyeri olan Orhan Pamuk, gençler ve aileler için büyük bir ilham kaynağıdır. Kendini yazmaya adamış ve bu alanda başarıya ulaşmış bir kişi olarak Pamuk, hayallerinin peşinden gitmenin ve tutkularını izlemenin önemini vurgulamaktadır. Kendi hayatı ve başarıları, gençlerin kendi hedeflerine ulaşma konusunda ne kadar kararlı olmaları gerektiğinin canlı bir örneği olarak hizmet etmektedir. Pamuk'un hayatı, eğitimin gücü ve önemine de dikkat çekmektedir. Robert Kolej gibi prestijli bir okulda eğitim görmüş olması, onun yazarlık yeteneklerini geliştirmede ve kariyerinde ilerlemede önemli bir role sahip olmuştur. Gençlere ve ailelerine, eğitim yoluyla kişisel ve profesyonel hedeflere ulaşmanın mümkün olduğunu göstermektedir. Orhan Pamuk, genç kuşaklara ve ailelerine ilham veren bir figürdür. Başarısını ve kazandığı saygıyı sadece kendi çalışmalarına değil, aynı zamanda eğitimine, tutkularına ve hedeflerine olan bağlılığına borçludur. Onun hikayesi, gençlerin kendi potansiyellerini keşfetmeleri ve kendi hedeflerine ulaşmaları için onlara ilham verebilir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Zeki Alasya

Zeki Alasya

Zeki Alasya, bir Osmanlı sadrazamı olan Kâmil Paşa'nın yeğeni olarak 18 Nisan 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Robert Koleji'nden mezun olan Alasya, eğitim sürecinde aldığı kaliteli ve disiplinli eğitim, onun sanat hayatında önemli bir temel oluşturdu. Bu saygın kurumdan alınan eğitimin birçok fırsatı beraberinde getirdiği bilinciyle, genç yaşta sanat dünyasına adım attı. 1959 yılında MTTB tiyatrosunda amatör olarak başladığı tiyatro hayatı, Alasya'nın yeteneğinin ve sevgisinin bir göstergesiydi. Tiyaatro dünyasında Arena, Genar ve Ulvi Uraz gibi önemli tiyatrolarda çalışma fırsatı buldu. Ancak en etkili projelerinden biri, Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile birlikte kurduğu Devekuşu Kabare Tiyatrosu oldu. 1973 yılında sinema dünyasına adım atan Alasya, Metin Akpınar ile oluşturduğu ikili, Türk sinemasında büyük bir etki yarattı. Bu ikili, birçok filmde yer alarak Türk sinemasını şekillendiren isimlerden oldu. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'ndan Devlet Sanatçısı unvanını alması, Alasya'nın sanata olan etkisini ve başarısını kanıtlıyor. Alasya, Türk sinemasında birçok unutulmaz film ve karaktere hayat verdi. Salak Milyoner, Köyden İndim Şehire, Güler Misin Ağlar Mısın, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Hasip ile Nasip gibi filmlerle birlikte geniş kitlelere ulaştı ve bir neslin aklında yer edindi. Türk sinemasına olan etkisi, komedyen olarak kazandığı ün ve sevgi ile taçlandı. Kariyerinin son dönemlerinde, daha çok dizi projelerinde yer alarak genç nesillerle de bağlantı kurmayı başardı. Zeki Alasya'nın hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflerine ulaşmak için gereken azim ve tutkunun ne olduğunu gösterebilir. Başarıya giden yolun kolay olmadığını, ancak disiplinli, kararlı ve tutkulu olanların bu yolda ilerleyebileceğini bizlere öğretiyor. Alasya, zorluklara rağmen hedeflerinin peşinden koşarak ve sanata olan aşkını hiçbir zaman kaybetmeyerek büyük başarılar elde etmiş, kalbimizde taht kurmuş bir sanatçıdır. Maalesef 2015 yılında 72 yaşında hayatını kaybeden Zeki Alasya, ardında bıraktığı zengin sanat mirası ile hatırlanıyor. Ancak onun hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflere ulaşmanın ve hayalleri gerçekleştirmenin mümkün olduğuna dair umut ve ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Serdar Erener

Serdar Erener

Serdar Erener, daha genç yaşlarından itibaren bir vizyona sahip bir bireydi. 1960 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesi Zeynep Kamil mahallesinde dünyaya geldi. Babası bir avukat, annesi ise bir mimar olan Serdar, hayatının erken dönemlerinde karmaşık düşünceler ve fikirlerle büyüdü. Kendisi Eurovision şarkı yarışmasında birinci olan Sertab Erener'in ağabeyidir. Serdar, eğitim hayatına Robert Koleji'nde başladı. Robert Kolej, ona sadece bir eğitim vermedi; aynı zamanda dünya görüşünü, insanları anlama ve hayata dair derin anlayışları da şekillendirdi. O, her zaman içinde diplomat olma amacıyla yaşayan ve bu nedenle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolan bir kişi olarak biliniyordu. Ancak, tarihi mevcut yaşam ve zamanın olaylarına uyarlama yeteneği onu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'ne çekti. Reklamcılık yolculuğuna 1985'te metin yazarı olarak başladı. Kariyerinde elde ettiği başarılar ardı ardına geldi ve 1995'te Young & Rubicam/Reklamevi'nin CEO'su oldu. Bir lider olarak, çalışanlarına ilham verdi ve hayallerini gerçekleştirmeleri için onları cesaretlendirdi. Kırmızı çizgisinin kalitesi ve inovasyon olduğunu her zaman belirtti ve bu, onun başarısının sırrıydı. Serdar'ın aile hayatı da onun profesyonel başarıları kadar etkileyicidir. İki çocuğunun babası, ilk eşi Serra Erener'den ayrıldıktan sonraki 8 yıl boyunca onlarla güzel bir ilişki kurmayı başardı. 2010 yılında Nil Karaibrahimgil ile evledi ve Aziz Arif adında bir çocukları oldu. Aile hayatı, onun için hep bir önceliktir ve ona ilham verir. Serdar Erener, başarının bir yolculuk olduğuna inanan bir örnek bir liderdir. Her zaman bir vizyoner olmuş ve hayatının her alanında mükemmellik için çaba sarf etmiştir. Kendi başarı hikayesi, gençlerin hayal kurmaları ve hedeflerine ulaşmaları için ilham verirken, aynı zamanda ebeveynlere de çocuklarının potansiyelinin farkına varmaları için ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Cem Boyner

Cem Boyner

Cem Boyner (d. 23 Eylül 1955, İstanbul) hayalleri ve hedefleri olan bir işadamıdır. İstanbul'un önde gelen okullarından Robert Koleji'ndeki öğrenim sürecinde, akademik kazanımının yanı sıra sosyal ve kültürel anlamda da donanım sahibi olmuş bir bireydir. Bu dönemde kazandığı bilgi ve deneyimlerin, onu mevcut başarılı konumuna ulaştırdığına inanıyoruz. Kendisini hayallerine ve hedeflerine adayan Cem Boyner, 1978 yılında Boğaziçi Üniversitesi İşletme Bölümü'nden mezun olduktan sonra aile şirketi Altınyıldız'da iş hayatına atıldı. 1982-1994 yılları arasında Boyner Holding Yürütme Kurulu Başkanı olarak görev yaptı, ardından 1996’da Boyner Holding Murahhas Üyesi oldu. 2010 yılında Osman Boyner’in Onursal Başkan olması ile birlikte Boyner Holding Yönetim Kurulu Başkanlığı’nı devraldı ve şirketin başarısında önemli rol oynadı. Cem Boyner, iş dünyasının yanı sıra siyasi hayatta da aktif bir rol oynadı. Liberal eğilimli Yeni Demokrasi Hareketi'ni kurarak 1995 Türkiye genel seçimlerine katıldı. Siyasete getirdiği yenilikçi ve demokratik yaklaşımlar toplumda geniş etki yarattı.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Serdar Bilgili

Serdar Bilgili

Serdar Bilgili, 21 Temmuz 1963 doğumlu bir iş adamı, spor yöneticisi ve Beşiktaş Jimnastik Kulübü'nün 31. başkanıdır. Bilgili'nin başarı dolu hikayesi, onun çok yönlü yeteneklerini ve kararlılıkla nasıl ilerlediğini gözler önüne serer. İstanbul Beşiktaş'ta doğup, Türkiye'nin en prestijli okullarından biri olan Robert Kolejinde lise eğitimini tamamladıktan sonra, Amerika'da Redlands Üniversitesi'nde işletme ve fotoğrafçılık okudu. Bilgili'nin Robert Koleji'nde aldığı eğitim, onun hem ulusal hem de uluslararası başarısının temelini oluşturdu. Gayrimenkul ve turizm sektöründe büyük bir isim olan Serdar Bilgili, kendi holdingi Bilgili Holding'in Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlenmiştir. Ayrıca Türkiye ve Amerika'da gayrimenkul sektöründe yatırım yapmaya devam etmektedir. Emeklerinin karşılığını alan Bilgili, iş dünyasında sayısız ödül ve takdir kazanmıştır. 2008 ve 2009 yıllarında, İstanbul Turizm Ödülü ve Londra'da Urban Land Institute ödülü gibi prestijli ödüllere layık görülmüştür. Serdar Bilgili sadece bir iş adamı değil, aynı zamanda bir fotoğraf sanatçısıdır. Amerika'da iki fotoğraf sergisi açmış ve 2007 yılında İstanbul'da "Engellere Rağmen..." adlı fotoğraf sergisini düzenlemiştir. Sanat eserleri, 2008 yılında aynı başlıkla yayınlanan bir kitapta toplanmıştır. Bilgili'nin başarılı kariyeri, gençlere ve ebeveynlere ilham verici bir örnek olmuştur. Tüm zorluklara rağmen hayallerinin peşinden gitmeyi ve hedeflerine ulaşmayı başaran Bilgili, kararlılığının, eğitimine olan bağlılığının ve sektördeki yeteneklerinin bir sembolüdür. Hem çocuklara hem de yetişkinlere Bilgili'nin hikayesi, eğer yeterince çabalarsak ve hayallerimize inanır ve onların peşinden gidersek, her şeyin mümkün olduğunu hatırlatmaktadır. Kısacası, Serdar Bilgili, başarıya ulaşmanın sınırlarının olmadığını kanıtlayan ilham verici bir örnektir. Hayal gücü ve azmi her genç için bir model olan Serdar Bilgili'nin hikayesi, kendimizi en iyi şekilde nasıl ifade edebileceğimiz ve hayallerimizi nasıl gerçekleştirebileceğimiz konusunda bize ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Tomris Uyar

Tomris Uyar

Tomris Uyar (15 Mart 1941, İstanbul - 4 Temmuz 2003, İstanbul), Türk öykü yazarı ve çevirmen. Ülkemiz yazarlarının parlak bir örneği olan Tomris Uyar, Robert Koleji ve İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi gibi eşsiz eğitim kurumlarından mezun olmuştur. Başarılı bir öğrencilik hayatı ardından kariyerine ilk adımlarını atmış, kalemi ve zekasıyla Türk edebiyatına önemli bir damga vurmuştur. Eğitim hayatının ilk yıllarında İngiliz Kız Ortaokulu'nda ve Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde, şimdiki adıyla Robert Koleji'nde okumuştur. Bu elit eğitim kurumlarında aldığı nitelikli eğitim, onun bakış açısını ve yazı dilini derinden etkilemiştir. Daha sonra İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi'ne bağlı Gazetecilik Enstitüsü'nde okumuş ve 1963 yılında mezun olmuştur. Tomris Uyar, eğitim hayatı boyunca hep başarılı ve özverili bir öğrenci olmuştur. Bu özveri ve ciddiyet, onun hayata dair sıradışı bakış açısını ve edebi yeteneğini oluşturmuştur. Tomris Uyar, kariyerine Papirüs dergisi kurucularından biri olarak başladı. Deneme, eleştiri ve kitap tanıtma yazıları Yeni Dergi, Soyut, Varlık gibi dergilerde yayımlandı. Yazarlık yeteneğini ve özgün bakış açısını da burada gösterdi ve toplumun geniş kesimlerinden takdir kazandı. Yazarın on öykü derlemesinden Yürekte Bukağı ile 1979, Yaza Yolculuk ile 1986 Sait Faik Hikâye Armağanı’nı kazanması, onun edebi başarısını ve yeteneğini kanıtlar niteliktedir. 60’ı aşkın çevirisi kitaplaşan Uyar’ın günlükleri, “Gündökümü” genel başlığı altında, yayımlandı. Özel hayatında da birçok zorlukla karşılaşan Tomris Uyar, bu zorlukları yazılarına yansıtarak okurlarına ilham vermiştir. İlk evliliğinin ardından yaşadığı büyük acı, onun yazılarına yansıyan duygusal derinliği artırmıştır. İkinci evliliğini şair Turgut Uyar ile yapan Tomris Uyar, yemek borusu kanseri nedeniyle 2003 yılında aramızdan ayrılmıştır. Tomris Uyar, eğitim hayatındaki başarısı, edebi yeteneği ve özel yaşamındaki zorluklara rağmen gösterdiği güç ile gençlere ve ailelerine ilham veren bir isimdir. Onun hikayesi, hedeflerine ulaşmak ve başarıya ulaşmak için çaba sarf eden herkese yol gösterici niteliktedir. Her şeye rağmen hayallerinden vazgeçmeyen ve zorlukların üstesinden gelen Tomris Uyar, gençlerimize birçok değerli ders sunmaktadır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Nedim Saban

Nedim Saban

Nedim Saban, 1967 doğumlu Türk tiyatro ve dizi oyuncusu, televizyoncu, aynı zamanda Türkiye Musevilerinin eski hahambaşı Rafael Saban'ın torunu. Bu deneyimli ve yetenekli sanatçının yaşamının temeli kısmen Robert Koleji'nde atıldı. Saban, hayatının önemli bir dönüm noktasını, kendi yeteneklerini keşfedip geliştirdiği bu prestijli okulda geçirdi. 1976'da çocuk oyunları yazmaya başladı ve 1979'da çocuk hakları üzerine yazdığı bir oyunla UNICEF’in bir yarışmasında dereceye girerek, tiyatroya olan tutkusunu keşfetti. Bu oyun İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi ve fiilen Nedim Saban'ın tiyatro dünyasına adım attığı an oldu. Robert Koleji'nde öğrenim gördüğü sırada, çocuklara tiyatro götürme ilkesiyle "Beş Kafadarlar Çocuk Tiyatrosu"nu kurdu. Dört yıl boyunca bu tiyatroya altı oyun sahneye koydu ve bu oyunlarda rol aldı. Saban'ın Robert Koleji'ndeki eğitimi ona sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda liderlik, yaratıcılık ve disiplin gibi hayatın her alanında kullanılabilecek beceriler kazandırdı. Başarıya giden yolu çizen bu kritik yıllar, Saban'ın sanatçı kimliğini şekillendiren ve ona ileride büyük başarılar kazandıracak olan değerlerini ve becerilerini kazandığı dönem oldu. Robert Koleji mezunu olan Saban, hayatının bir sonraki evresinde ABD'ye gitti ve yedi yıl boyunca tiyatro, sinema ve televizyon eğitimi aldı. Yüksek öğrenimini New York Üniversitesi'nde Tiyatro yönetmenliği bölümünde yüksek dereceyle tamamladı. Saban, sahneye koyduğu oyunlarla 1000 yönetmen arasından 3 kişiye verilen bir reji bursuna layık görüldü. Saban, Türkiye'ye döndükten sonra Tiyatrokare adlı özel tiyatroyu kurdu ve prodüktörlüğünü ve yönetmenliğini üstlendi. Ayrıca birçok televizyon programında sunuculuk yaptı ve popüler "Dr. Stress" programını sundu. Oyunculuk yeteneklerini televizyon dizilerinde de gösterdi. Nedim Saban'ın başarısı, eğitim hayatı boyunca Robert Koleji'nde elde ettiği disiplinli ve kararlı kişiliği ile birleşti. O, gençlere, zorluklara rağmen içindeki tutkuyu takip etmeyi ve hayallerine ulaşmak için mücadele etmeyi öğretiyor. Saban, zorlukların üstesinden gelme ve hedeflerini gerçekleştirme konusunda bir piyano gibi ayakta durmak için direnci olmayan bir cisim olmayı öğrenmenin önemine dair güçlü bir mesaj veriyor. Nedim Saban'ın hayatı, gençlerin ve aynı zamanda onların ebeveynlerinin kendi yeteneklerini keşfetmek, geliştirmek ve bunları en iyi şekilde kullanmak için ilham alabileceği bir hikayedir. Robert Koleji'ndeki eğitimi, başarılı bir sanatçı ve kişi olma yolunda Saban'ı etkilemiş ve ona bu yolculukta rehberlik etmiştir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Alp Yalman

Alp Yalman

Osman Alp Yalman, 1940 doğumlu Türk iş insanı ve sanayicidir. Yüksek öğrenimini Lozan Üniversitesi Siyasal ve Sosyal İlimler Bölümü'nde tamamlamış olan Alp Yalman, Robert Koleji’nde aldığı eğitimle hayata atılmış ve bu yolda pek çok başarıya imza atmış bir kişidir. İngilizce, Fransızca ve Almanca bilmek gibi bir dizi dil yeteneğine sahip olan Yalman, küresel anlamda da başarılı bir iş adamı olma yolunda ilerledi. Alp Yalman’ın hayat hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Galatasaray Spor Kulübü'nde 1973 yılında yönetim kurulunda göreve başlamış olan Yalman, 1990 yılından 1996 yılına kadar olan dönemde kulüp başkanlığına kadar yükselmiştir. Bu dönem, Galatasaray'ın tarihinde önemli bir dönüşüm dönemi oldu. Kulüp, Yalman'ın liderliğinde iki defa lig şampiyonluğu, Türkiye Kupası ve Cumhurbaşkanlığı Kupası kazanmıştır. Yalman'ın liderlik etme yeteneği ve kararlılığı, onun sadece iş dünyasında değil, spor dünyasında da başarılar elde etmesini sağladı. 2002-2006 yılları arasında Özhan Canaydın yönetiminde görev almasının ardından, 2006 yılında başkanlık için tekrar aday oldu. Ancak bu seçimi Özhan Canaydın kazandı. 2014 yılında ise Ünal Aysal'ın görevinden istifa etmesinin ardından Duygun Yarsuvat ile başkanlık yarışına girdi. Ancak girdiği seçimi kaybetti. Bu süreç, Yalman'ın her ne olursa olsun pes etmemeyi, her başarısızlığın ardından yeniden ayağa kalkmayı ve hedeflerinin peşinden gitmeyi sürdürmesiyle önemli bir öğreti sağladı. 2021 yılında ise Burak Elmas'ın listesinden disiplin kurulu başkanı oldu. Yalman’ın hayat hikayesi, gençlere ve ailelerine, başarının her zaman kararlılık, tutku ve sıkı çalışma gerektirdiğini göstermektedir. Kendi vizyonunu oluşturabilme, başarısızlıkla başa çıkma ve hedefe ulaşma konularında tüm gençlere ilham veren bir örnektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Aslı Erdoğan

Aslı Erdoğan

Aslı Erdoğan, 8 Mart 1967'de doğmuş çarpıcı bir yeteneğe sahip olan İstanbul doğumlu bir fizikçi ve yazar. Genç yaşında, Robert Koleji'nde öğrenim gördü ve burada kendini akademik başarıya adadı. İstanbul'un tanınmış ve prestijli bir lisesi olan Robert Koleji, Erdoğan'ın hem bilimsel hem de edebi ilgi alanlarının filizlendiği yer oldu. Daha sonra, genç yaşta bilgisayar mühendisliği ve fizik alanlarında çift derece almak için Boğaziçi Üniversitesi'ne giriş yaptı. Üniversitenin fizik bölümünü bitirerek yüksek lisans yapma onuruna erişti ve asistan oldu. Cenevre'deki Avrupa Nükleer Araştırma Merkezi'nde, Higgs bozonu üzerine çalışmak için iki yıl boyunca yaşadı. Ancak, hayatı ilginç bir dönüş yaptı; fizik doktorasını yapmak üzere Brezilya'ya giden Erdoğan, iki yıl sonra bunu yarıda bırakarak yazarlığı seçti. Yazarlık kariyerine 1994'te ilk kitabı Kabuk Adam ile başlayan Erdoğan, 1996'da ilk öykü kitabı Mucizevî Mandarin'i yayımladı. Bu kitap, genç yazarın dünya çapında tanınmasına yol açtı ve yılın kitapları arasında yer aldı. Yazarlık yeteneği, sayısız ödül kazanarak sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde de takdir topladı. Erdoğan'ın kitapları, Avrupa'da özellikle popüler oldu ve pek çok dile çevrildi. Eserlerinde sürekli olarak sorgulayan, cesur ve eleştirel bir zihniyetle konuları ele aldı. Onun bu etkileyici yeteneği ve kaleminden çıkan eserler, akademik kariyerinden alınan ilhamın bir göstergesi olarak görülebilir. 1999-2000 yıllarında Radikal gazetesinde köşe yazarlığı yaptı ve köşe yazıları iki kitapta toplandı. 2005 yılında Fransız edebiyat dergisi Lire tarafından "geleceğin 50 yazarı" arasında gösterilen Erdoğan, kitaplarıyla ardı ardına ödüller kazandı. Aslı Erdoğan, yeteneği ve başarıları ile sadece bir fizikçi ve yazar olarak değil, aynı zamanda bir kadın ve insan olarak da ilham verici bir figürdür. Kendisini edebiyata adaması ve yazarlık dünyasında sağlam bir yer edinmesi gençler için büyük bir örnektir. Robert Koleji'nden yetişmiş ve Boğaziçi Üniversitesi'nde eğitim görmüş olan Erdoğan, her yaştan insanın eğitimin gücüne inanmasını sağlıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Ayşe Soysal

Ayşe Soysal

Ayşe Soysal, 24 Haziran 1948'de İstanbul'da doğdu. İlk gençlik yıllarını tarihle yoğrulmuş Arnavutköy Amerikan Kız Koleji'nde geçirdi. Orada öğrencilere sadece akademik bilgi verilmiyordu; aynı zamanda araştırma yapmayı, sorgulamayı ve bilim yolunda bir aşk uyandırmayı öğrendi. 1967 yılında bu prestijli okuldan mezun oldu ve zorlu bir geçiş yapmaya karar verdi: mühendislik öğrencisi olarak Robert Kolej Yüksek Okulu'na girdi. Ertesi yıl fizik bölümüne geçti ve ardından matematik bölümüne devam etti. Robert Kolej'deki eğitimi, ona sadece mükemmel bir akademik temel vermekle kalmadı; aynı zamanda hayatta başarı için gerekli olan karakteri ve hırsı da aşıladı. Soysal, 1971 yılında Fizik-Matematik çift ana dal programından üniversite birincisi olarak mezun oldu. Robert Kolej'de edindiği bilgi ve deneyimle, Ayşe Soysal, bir Fulbright bursu ile Amerika'ya gitti ve Michigan Üniversitesi'nde matematik alanında yüksek lisansını tamamladı. Ayrıca, başarılı Asyalı kadın doktora öğrencilerine verilen prestijli Betsy Barbour bursunu aldı. Böylece, 1976 yılında aynı üniversiteden doktora derecesini alarak Türkiye'ye döndü. Dönüşünden hemen sonra, Ayşe Soysal Boğaziçi Üniversitesi'nin matematik bölümü öğretim üyesi oldu. 1981'de doçent ve 1991'de profesör unvanını aldı. Aynı zamanda, Boğaziçi Üniversitesi'nin 2004-2008 yılları arasındaki rektörü olarak görev yaptı. Bir kadın matematikçi olarak, genç kızların kendi bilim ve akademik hedeflerine ulaşmaları için ilham veren bir model oldu. 2014 yılında Boğaziçi Üniversitesi'nden emekli olduğunda, Soysal'ın bilime olan tutkusu ve eğitimdeki mükemmeliyet arayışı durmadı. Emekli olduktan sonra yarı zamanlı olarak İstanbul Şehir Üniversitesi’nde dersler vermeye devam etti ve 2015-2019 arasında Kadir Has Üniversitesi mütevelli heyetinde yer aldı. Ayşe Soysal'ın başarıları, gençler ve ebeveynleri için ilham verici bir örnek olmanın yanı sıra, sıkı çalışmanın, hedeflere ulaşmanın ve bilime olan tutkunun önemini vurgulamaktadır. Onun hikayesi, gençlerin bilime olan ilgilerini kovalamaları gerektiğini ve bilim dünyasının her yerde, her zaman açık olduğunu hatırlatıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı
Can Kozanoğlu

Can Kozanoğlu

Can Kozanoğlu, 1963'te parlak bir geleceğin kapılarını aralamış, Adana'da dünyaya geldi. Zamanın ilerleyişi onu Robert Koleji'ne ulaştırdı, üstün başarıları ve sıradışı düşünme kabiliyeti onu her zaman ayrıştırdı. Kolej hayatı onun sadece akademik yönden değil, aynı zamanda sosyal ve etik değerler konusunda da dolu dolu bir eğitim almasını sağladı. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, Can Kozanoğlu hayatının bir sonraki aşamasına geçti ve Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'ne kaydoldu. Burada sosyolojik düşünceye olan ilgisi ve tutkusu daha da büyüdü. Kozanoğlu'nun profesyonel kariyeri, 1981'de Hayat dergisinde gazeteci olarak başladı. Buradan itibaren önemli gazete ve dergilere katkıda bulundu, ayrıca çeşitli mizah dergilerine takma isimlerle yazılar yazdı. Yıllar boyu TRT'de Okudukça adlı kitap programını sundu ve daha sonra gazetecilik kariyerine CNN Türk ve NTV'de sunucu, belgeselci ve yönetici olarak devam etti. Sosyoloji alanında popüler kültür üzerine yoğunlaştı, ilk kitabı "Bu Maçı Alıcaz" 1990'da futbol tutkusunun toplumsal boyutlarını inceledi. Çok sayıda başarılı kitap ve makalenin ardından, ilk kurgusal denemesi olan "Acemi Eğitimi" 2005 yılında yayımlandı. Can Kozanoğlu'nun hayatı, gençlerin ve onların ebeveynlerinin ilham alabileceği, eğitimli, farklı düşünen ve sürekli ilerleyen bir kişinin hayat hikayesidir. Robert Koleji'ni ve Boğaziçi Üniversitesi'ni bitirecek kadar yetenekli olan ve gazetecilik, televizyonculuk ve yazarlık gibi birçok alanda başarı kazanan bir kişi. Odaklanma, disiplin, azim, yaratıcılık ve tutku; Kozanoğlu'nun başarısının arkasındaki anahtar faktörlerdir ve bu değerler onun gençler ve ebeveynler için mükemmel bir rol model olmasını sağlar. Tüm gençlere, Can Kozanoğlu'nun hayat hikayesini örnek olarak alarak, kendi tutkularını takip etmeleri ve hayallerini gerçekleştirmek için eğitime ve bilime olan inançlarını korumaları tavsiye edilir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Abidin Dino

Abidin Dino

Abidin Dino, modern Türk resminin öncüleri den biriydi, kalbindeki aşk ve tutkuyla geleneksel çizgilerden saparak sanatını yeniliklerle süslemeyi başardı. Sanat dünyasının tüm alanlarına hakim olan Dino, sadece ressam olarak tanınmakla kalmayıp, karikatürist, yazar ve film yönetmeni olarak da adını duyurmuştur. Dino, 23 Mart 1913'te İstanbul'da doğdu. Ailesi, doğumundan hemen sonra Cenevre'ye ve ardından Fransa'ya taşındı. Bu nedenle genç Abidin, çocukluğunu ve gençliğini farklı kültürlerle tanışarak ve onları içselleştirerek geçirmiştir. Bu, sanatını ve vizyonunu doğrudan etkileyen çok önemli bir faktördür. 1925 yılında ailesi ile birlikte İstanbul'a dönüş yaptı ve prestijli Robert Koleji'nde öğrenim görmeye başladı. Ancak anne ve babasının ard arda ölümü ve sanata olan yoğun ilgisi nedeniyle eğitimini yarıda bıraktı. Ancak bu, onun başarısını engellemedi, tam tersine ona kendini sanatına tamamen adama fırsatı verdi. İlk çizimleri ve yazıları çok genç bir yaşta yayınlandı ve yetenekli bir ressam olarak kabul edildi. Abidin Dino, çağdaş Türk resmine yön veren D Grubu ve Yeniler Grubu gibi sanat topluluklarının öncülerinden oldu. Türkiye'nin yanı sıra Fransa, Cezayir, ABD gibi ülkelerde eserleri sergilendi ve uluslararası alanda tanındı. Abidin Dino'nun hayatı, resimlerinde olduğu kadar, yaşamı boyunca karşılaştığı zorlukları aşma ve sanatını dünya çapında tanıtma hikayesidir. Ülkesinde sürgünde yaşamasına rağmen, hiçbir zaman hedeflerinden sapmadı ve başarıya ulaştı. Öğrenciler için Abidin Dino'nun hikayesi, tutkunu olduğunuz şeyi yapmak için her zaman bir yol olduğunu ve başarıya ulaşmanın her zaman geleneksel yollarla olmak zorunda olmadığını anlatıyor. Eğer bir şeye inanıyorsanız ve bu konuda tutkuluysanız, başarı kaçınılmazdır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Sanatçı
Bülent Ecevit

Bülent Ecevit

Mustafa Bülent Ecevit, hayatının sadece belirli bir bölümünün bir özetine sığmayacak bir kişilik. Robert Koleji'nde lise eğitimini tamamlayan Ecevit, Türk gazeteci, şair, yazar, çevirmen ve siyasetçi olarak bilinir. Ecevit'in başarı hikayesi, genç kuşaklara ilham vermek için hikayesi anlatılmaya değer bir dönüm noktası oluşturur. Ecevit, çok yönlü bir birey olarak her zaman öne çıktı. Robert Koleji'nde aldığı eğitim, onun geniş ve değişken bir bakış açısı kazanmasına yardımcı oldu. Ankara'da kişiş bir yazar, gazeteci ve çevirmen olarak kariyer yaparken, aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti'nin eski başbakanı, çalışma bakanı, devlet bakanı ve başbakan yardımcısıdır. 1974, 1977, 1978-1979 ve 1999-2002 yıllarında beş kez Türkiye başbakanlığı görevini üstlenmiştir. Ecevit, 20 Temmuz 1974 tarihinde ilk Kıbrıs Harekâtı'nı, 14 Ağustos 1974 tarihinde ise "Ayşe tatile çıksın." parolasıyla ikinci harekâtı başlatmıştır. Bu hareketlerin yanı sıra, Ecevit'in başbakan olarak yapılan reformlar ve ülkesi için attığı adımlar, onun liderlik yeteneklerini ve halkın çıkarlarını gözetme kararlılığını gösterir. Ecevit, başarı hikayesinin sadece özlü bir özetini oluşturuyor. Kapsamlı bir biyografi, onun hayatındaki her bir adımı, başarıları ve zorlukları detaylarıyla inceler. O, yalnızca bir lider değil, aynı zamanda bir öğretmendi ve Türkiye'nin modern tarihine büyük katkılarda bulunan bir vizyon sahibiydi. Ecevit'i örnek almak, gençlerin kişisel ve akademik başarılarına ilham kaynağı olabilir. Kendisini ilerletme ve topluma katkıda bulunma tutkusu, genç kuşaklara bir yol gösterici olabilir. Çalışmaları ve başarıları, her genç bireyin hayallerini gerçekleştirmek ve kendi başarı hikayesini yazmak için gereken motivasyonu sağlar. Ecevit'in hikayesi, gençler ve ebeveynler için ilham vericidir. Onun başarıları, gençlerin kendi hedeflerine ulaşma konusunda motivasyon sağlar. Ayrıca, ebeveynler, Ecevit'in hedeflerine ulaşma konusundaki kararlılığını ve başarılarından dolayı onunla gurur duyanları göz önünde bulundurarak çocuklarının eğitimine değer katar. Sonuç olarak, Bülent Ecevit'in hikayesi, hayallerinizi takip etmenin ve bunları gerçeğe dönüştürme konusundaki kararlılığın, başarıya giden yolda büyük bir rol oynayabileceğini genç kuşaklara gösterir. Herkesin, Ecevit gibi, kendi hedeflerini belirleme ve bu hedeflere ulaşmak için hard work yapmada özgür olduğunu hatırlatır. Bu, gençler için ilham verici bir hikaye olmaya devam edecektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Siyaset
Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı

Halikarnas Balıkçısı, bilinen gerçek adıyla Cevat Şakir Kabaağaçlı, 1890'da Girit'te doğan ve yaşamı boyunca aşkla bağlı olduğu Bodrum'u dünya edebiyatına kazandıran özgün bir yazarımızdır. 1973 yılında hayatını kaybetti, ancak eserleri ve Bodrum'a olan ölümsüz sevgisi günümüzde de canlıdır. Cevat Şakir, Osmanlı'nın saygın bir ailesine mensup olarak dünyaya geldi. Altı çocuklu bir ailenin en büyüğüydü ve ailedeki her bireyin sanata olan yeteneği ve ilgisi dikkat çekiciydi. Kardeşlerinden Fahrelnisa ve Aliye resim ve gravür alanında büyük başarılar elde etti. Bu ailenin yetenekli üyeleri arasında, Türk kadın seramik sanatının önemli temsilcilerinden Füreya Koral ile ünlü ressam Nejad Melih Devrim ve tiyatrocu Şirin Devrim de bulunuyordu. İlköğrenimini Büyükada'da tamamladıktan sonra Robert Koleji'ndeki lise öğrenimini tamamladı ve ilk yazısı İkdam gazetesinde yayımlandı. Cevat Şakir, Robert Koleji'nde edindiği bilgi ve deneyimlerle, edebiyat dünyasına ilk adımını attı. Ailesinin ısrarıyla Oxford Üniversitesi’nde tarih öğrenimi gördü, ancak asıl aşkı denizdi. 1913’te İtalyan bir hanımla evlenerek İtalya’da resim öğrenimi gördü. Ancak memleketi İstanbul'a döndüğünde, ailesiyle yaşadığı maddi ve manevi sıkıntılar, hayatının seyrini değiştirdi. Babası, Mehmed Şakir Paşa'nın vefatı sonrasında adalet önüne çıktı ve 15 yıl kürek cezasına çarptırıldı. Ancak hastalığı sebebiyle cezasının sadece yedi yılını çekti ve hapisten tahliye edildi. 1925 yılında, bir hikayesi sebebiyle tekrar yargılandı ve 'isyana teşvik' suçundan Bodrum'a sürgüne gönderildi. Ancak bu sürgün, yaşamında yeni bir sayfa açılmasını sağladı. Kendini tamamen Bodrum'a ve yazılarına adadı. Bodrum'un Antik Çağ'daki adı olan Halikarnas'ı mahlas olarak benimseyen Cevat Şakir, Bodrum'da balıkçılık yaparak doğa ile iç içe bir yaşam sürdü. Bodrum'daki hayatını ve denizciliği, eserlerine başarılı bir şekilde yansıttı ve Bodrum'un eşsiz güzelliklerini bütün dünyaya duyurdu. Halikarnas Balıkçısı, yaşamı boyunca üç kez evlendi ve bu evliliklerden beş çocuğu oldu. Çocuklarının eğitimleri için İzmir'e taşınmasına rağmen, her zaman Bodrum'a dönme özlemi içindeydi. Halikarnas Balıkçısı'nın hayatı, zorlukların üstesinden gelmenin, sevdiğin şeyi yapmanın ve hayallerine bağlı kalarak başarıya ulaşmanın mümkün olduğunu gösteriyor. Edebiyat dünyasındaki başarıları ve Bodrum'a olan sevgisi onu unutulmaz kılan en önemli özelliklerinden. Bodrum'a olan sevgisi ölümünden sonra bile devam eden Halikarnas Balıkçısı'nın hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, yaşamda aşkınızı bulmanın, hayallerinizi sürdürmenin ve zorlukların üstesinden gelmenin ne kadar önemli olduğunu anlatıyor. Çünkü yaşam, her zaman sevdiğimiz şeyleri yapma fırsatını bize sunmaz, fakat Halikarnas Balıkçısı bunu başarmanın mümkün olduğunu göstermiştir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Yazar
Hüsnü Özyeğin

Hüsnü Özyeğin

Hüsnü Mustafa Özyeğin, 1944 yılında İzmir'de doğmuş bir iş insanıdır ve Türkiye'nin en başarılı girişimcilerinden biri olarak görülür. Özyeğin'in hikayesi, başarının sadece çabası ve çalışkanlığı sonucunda elde edilebileceğini göstermektedir. Robert Koleji mezunu olan Özyeğin, gençlik yıllarında inşaat mühendisi olmayı hedeflemiş ve bu yüzden seçimini ABD'den yana kullanmıştır. Oregon State University İnşaat Bölümü'nde okurken, finans konularına olan tutkusunu keşfetti ve bu alanda kendini geliştirmeye karar verdi. Harvard'da master derecesini tamamladıktan sonra, meşhur bir Türk iş adamı ve aynı zamanda Kolej arkadaşı olan Mehmet Emin Karamehmet'ten iş teklifi aldı. 1977 yılında, sadece 32 yaşında iken Pamukbank'ın genel müdürü oldu. Bu, onun kariyerinde önemli bir kilometre taşıydı ve 1984'te Yapı Kredi Bankası'nın genel müdürlüğüne geçti. Ancak Özyeğin'in büyük başarısı, 1987 yılında kendi bankası olan Finansbank'ı kurduğunda geldi. Özyeğin, girişimci ruhunu sadece bankacılıkla sınırlamadı. Fiba Holding bünyesinde 30'dan fazla şirketi bulunan ve 1996 yılında Gima ve Endi’yi satın alan Özyeğin, bu şirketleri Sabancı Holding'in yüzde 40 ortak olduğu CarrefourSA'ya sattı. Bunun yanı sıra, 2005 yılında İstanbul'daki Swissotel The Bosphorus'u satın alarak, turizm sektörüne giriş yaptı. Hüsnü Özyeğin, sadece iş dünyasında değil, eğitim alanında da önemli katkılarda bulunmuştur. 2007 yılında kurulan ve ismini taşıyan Hüsnü M. Özyeğin Vakfı aracılığıyla, İstanbul'da Özyeğin Üniversitesi'ni kurmuştur. Üniversite, Eylül 2011’de Çekmeköy Kampüsü'nde eğitime başladı ve "Girişimciler için Girişim Fabrikası Programı" ile genç girişimcileri desteklemektedir. Özyeğin'in yaşam öyküsü, gençler için büyük bir ilham kaynağıdır. Onun başarısı, sıkı çalışma, azim ve kararlılıkla neler başarılabileceğini göstermektedir. Özyeğin'in hikayesi, gençlerin hayallerini gerçekleştirmek için cesur adımlar atabileceğinin ve başarıya ulaşabileceğinin bir hatırlatıcısıdır. Ebeveynler ise Özyeğin'in hikayesinden, çocuklarının başarısına nasıl destek olabilecekleri konusunda ilham alabilirler.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Mehmet Emin Karamehmet

Mehmet Emin Karamehmet

Mehmet Emin Karamehmet, 1 Nisan 1944'te Mersin'in Tarsus ilçesinde doğdu. Kendi çapında bir başarı hikayesi olan Karamehmet, sıradan bir çocuktan milyarder bir iş insanına dönüşen yolculuğunda ne kadar çok çalışmanın ve hedeflere ulaşmanın önemli olduğunu vurgulayan bir simgedir. Karamehmet, eğitim hayatına, Tarsus Amerikan Koleji ve daha sonra Robert Koleji'nde devam etti. Bu okullarda aldığı eğitim, onun iş dünyasındaki başarısının en önemli taşlarından birini oluşturmuştur. İngiltere'deki Dover College'da ekonomi eğitimi alan Karamehmet, eğitim hayatının önemini ve bu alana verilen değerin, kendi başarı hikayesinin bir parçası olduğunu her zaman vurgulamıştır. 1969-1970 yıllarında Mersin İdmanyurdu'nun başkanlığına getirilen Karamehmet, birinci ligi dördüncü sırada tamamlayarak önemli bir başarıya imza attı. Bu durum, Karamehmet'in liderlik yeteneklerini ve her alanda başarıya ulaşabileceğini göstermiştir. Çukurova Holding'in sahibi olan Mehmet Emin Karamehmet, otomotiv, endüstri, inşaat, iletişim ve bilgi teknolojileri, medya, taşımacılık ve hizmet, finansal hizmetler, enerji gibi birçok sektörde faaliyet göstermiştir. 1994 yılında Murat Vargı ile birlikte Turkcell'i kurdu, beş yıl sonra da Digiturk'ü hayata geçirdi. 2002 yılında Kuzey Irak'ta faaliyet gösteren petrol şirketi Genel Enerji'yi kurarak, iş yaşamında yeni bir döneme adım attı. Daha sonra şirketin %50'si Nathaniel Philip Rothschild'in kurduğu Vallares yatırım şirketi tarafından satın alınmıştır. Bu birleşme sonucunda 4 milyar dolar değerinde bir şirket ortaya çıkmıştır. Mehmet Emin Karamehmet, azimli ve hırslı bir girişimci olarak tanınır. Hayatı, gençlere başarıya ulaşmak için nasıl mücadele etmeleri gerektiğine dair bir rehber niteliği taşır. Eğitimine verdiği değer ve sürekli ilerleme arzusu ile Karamehmet, tüm gençlere olduğu gibi Robert Kolej öğrencileri için de bir ilham kaynağıdır. Kendi hikayesi, her hedefin ulaşılabilir olduğunu ve zorlukların kararlılık ve azimle aşılabileceğini gösterir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Nejat Eczacıbaşı

Nejat Eczacıbaşı

Mehmet Nejat Ferit Eczacıbaşı, bilim, ticaret ve sanat dünyasına yaptığı öncü katkılarla tanınan bir kimyacı ve sanayiciydi. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, azim ve kararlılıkla yüksek öğrenimine devam etti ve kimya alanında eğitim aldı. Bilimdeki bu başarısı, onu Türkiye'de ilaç sanayisinin kurucuları arasına taşıdı. Kimi zaman zorluklarla karşılaştı ancak her daim hedeflerinden şaşmadı, cesaretini hiç kaybetmedi. Eczacıbaşı'nın hayat hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Eczacıbaşı, önce Almanya'daki Heidelberg Üniversitesi'nde kimya öğrenimini tamamladı ardından ABD'deki Chicago Universitesi'nden yüksek kimya diploması aldı. Her zaman bilgiye olan açlığını, araştırmalarını ve merakını korudu. Hormonlar ve vitaminler üzerine araştırmalar yaptı ve bu hatasızsız çalışmaları sonucunda Türkiye'ye döndüğünde, vitamin hapları ve vitaminli bebek maması üreten küçük bir laboratuvar kurarak ilaç sanayinde devrim yarattı. Eczacıbaşı, sadece bilimde değil, ticaret ve sanatta da vizyon sahibi bir kişi olmuştur. Eczacıbaşı İlaç Fabrikası'nın yönetimini üstlenmekte, seramik eşya imalatına girişmekte ve sermaye piyasasına girerek halka açık ilk yatırım ortaklığını kurmakta hiç tereddüt etmedi. Tüm bu çabaları Türk ilaç sanayisinin gelişiminde önemli bir rol oynadı. Ayrıca, Eczacıbaşı'nın sanata olan katkıları unutulmamalı. Eczacıbaşı, Türk Eğitim Vakfı ve Uluslararası İstanbul Festivali'ni düzenleyen İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı'nın kurucuları arasında yer alarak kültür ve sanata verdiği değeri göstermiştir. İstanbul Festivali'nin başarısından dolayı Avrupa Konseyi'nden madalya aldı. Nejat Eczacıbaşı'nın hayatı, bilime, ticarete ve sanata olan tutkusunun ve vizyonunun bir örneği olarak gençlere ilham vermelidir. Hedeflerine ulaşmak için gereken çabayı göstererek, aşılamayacak hiçbir engel olmadığını göstermiştir. Bu hikaye, gençlerin hayallerini ve hedeflerini hiçbir zaman k��çümsememeleri gerektiğini, bilgiye olan açlığını ve merakını koruyarak neler başarabileceklerini göstermektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Neşe Erberk

Neşe Erberk

Neşe Erberk, 14 Ekim 1964'te İstanbul'da doğdu. Babasının işlerinin yoğun olması nedeniyle çocukluğunu annesiyle geçiren Neşe, her zaman annesinin kendisine olan desteği ve inancıyla büyüdü. İstanbul'un en köklü ve prestijli okullarından biri olan Robert Koleji'nde eğitim hayatına başladı. Bu özgün ve kaliteli eğitim kurumu, Neşe'nin hem akademik hem de sosyal becerilerini geliştirme fırsatı bulduğu bir platform oldu. Kendi deyimiyle Robert Koleji, onun hayata soluklanmasını sağladı. Bu müessesenin etkisiyle Neşe, güzellik yarışmalarına katılmaya ve kendini bu alanda ispatlamaya karar verdi. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi'nde eğitim hayatına devam etti. Burada eğitimini sürdürürken, 1983 yılında katıldığı bir güzellik yarışmasında Türkiye güzeli seçildi. Bu başarı onun için sadece bir kapıyı aralamadı, aynı zamanda ona yeni bir dünyayı da gösterdi. 1984 yılında Miss Europe yarışmasında Avrupa güzeli seçilmesiyle birlikte model olarak profesyonel kariyerine başladı. Ancak Neşe'nin başarı hikayesi sadece buna sınırlı değildi. 1987 yılında kendi adına bir model ve fotomodel ajansı kurarak iş yaşamına yön verdi. Bu ajans, Neşe'nin kişiye özel defile düzenleyerek model sektörüne yeni bir soluk getirmesine ve yeni yüzler keşfetmesine olanak sağladı. Ayrıca bir dönem evli olduğu Ayk Gurdikyan'dan; Alin, Selin ve Lara adlı üçüz çocukları oldu. Çocuklarına adlarını verdiği model ajansını kurarak onların da bu sektörde adım atmalarına öncülük etti. Kızı Selin Gurdikyan, 2022 Miss Turkey'de üçüncü oldu. Neşe Erberk, her zaman gençleri ve ailelerini teşvik etmiş olan bir kadındır. Özellikle genç kızlarına ve gençlere, hayallerinin peşinden gitmeleri, başarıya ulaşmak için kararlı olmaları ve başkalarının onları etkilemesine izin vermeyecek kadar güçlü olmaları gerektiğini öğretti. Hayatı ve başarıları, gençler ve aileler için ilham verici bir hikaye olmaya devam etmektedir. Neşe Erberk, her zaman en iyi olmayı ve başkalarına en iyi fırsatları sunmayı hedefleyen bir kadındır. Onun hikayesi, gençlerin ve ailelerin başarının sınırlarının olmadığını anlamaları için harika bir örnektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Nihat Berker

Nihat Berker

Ahmet Nihat Berker, 20 Eylül 1949 tarihinde İstanbul'da doğan, saygın bir bilim insanı, değerli bir araştırmacı ve özverili bir fizik akademisyenidir. Robert Kolej'den birincilikle mezun olan Berker, bu başarısını üniversite hayatına da taşıyarak, kariyer basamaklarını hızla tırmanmıştır. Onun hayat hikayesi, genç nesillere ve onların ebeveynlerine ilham verici bir örnek oluşturmakta. Berker’in eğitim hayatı, aile kökeni kadar etkileyici ve ilham vericidir. 1963'te Saint-Joseph Fransız Ortaokulu'ndan, 1967'de ise Robert Kolej'den birincilikle mezun olan Berker, eğitimine Amerika'da, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde devam etmiştir. 1971'de fizik ve kimya alanlarında lisans, 1972'de ise fizik alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Her zaman en iyisi olmayı hedefleyen Berker, 1977'de Illinois Üniversitesi'nde fizik alanında doktora yapmıştır. Bu hedeflerinin ulaşılabilir olduğunu ve her genç bireyin hayallerini sürekli olarak zorlaması gerektiğini göstermektedir. Berker, Amerika’da kazandığı bilgi ve deneyimleri Türkiye’deki diğer gençlerle paylaşmak için ülkesine dönmüştür ve akademik hayatına burada devam etmiştir. 1979'da Massachusetts Teknoloji Enstitüsü'nde kuramsal fizik alanında öğretim üyesi olarak görev almış ve 2004 yılına kadar tam zamanlı olarak bu görevini sürdürmüştür. Berker’in eğitim hayatındaki bu başarısı, gençlere; eğitimlerine ve kariyerlerine ne kadar önem verirlerse, o kadar başarılı olabileceklerini göstermektedir. Berker, sadece kendi ilerlemesi için çalışmayıp, aynı zamanda Türkiye'deki bilim çevrelerine de katkıda bulunmuştur. 1999 yılında İstanbul'a dönerek İstanbul Teknik Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Dekanlığı ve Fizik Bölümü Başkanlığı görevlerini üstlenmiştir. 2009-2016 yılları arasında ise Sabancı Üniversitesi'nde rektörlük görevini başarıyla yürütmüştür. Berker, Sabancı Üniversitesi'nde rektör olarak görev yaptığı dönemde, birçok önemli projeyi hayata geçirerek üniversitenin gelişimine katkı sağlamıştır. Bilim insanı, araştırmacı ve eğitimci Ahmet Nihat Berker’in hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, eğitime olan inançlarını ve azimlerini sürdürmeleri için güçlü bir ilham kaynağı olmuştur. Berker'ın eğitim döneminde Robert Kolej'den alınan birincilik, bilgiye duyulan tutkunun ve sıkı çalışmanın neler başarabileceğinin en güzel örneğidir. İçinde bulunduğumuz çağda, gençlerimize en çok ihtiyaç duyduğumuz şey, kendilerini aşmayı hedeflemeleri ve en iyi olmayı hedeflemeleri gerektiğidir.

Robert Koleji

Robert Koleji
İş İnsanı
Seyyal Taner

Seyyal Taner

Seyyal Taner (d. 28 Eylül 1952, Şanlıurfa), Türkiye'nin en renkli ve enerjik seslerinden biridir. Türk pop ve rock müziğine unutulmaz bir katkı sağlamış, sahnelere farklılık getirmiştir. Öyle ki, Seyyal Taner sadece şarkı söyleyen bir vokalist olmanın ötesine geçmiştir. Dönemin koşulları içinde bir ilki gerçekleştirerek dansçılarıyla birlikte sahneye çıkmış, hem dans etmiş hem de şarkı söyleyebilmiştir. Ve bu yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak, alaturka gazino kültürüne modern bir dokunuşla rock müziğini getirmiştir. İlginç sesi ve dikkat çeken kıyafetleriyle her zaman gündemde olmayı başarmıştır. Türk pop-rock müziğinin yerinde duramayan, asi, sıra dışı ve cesur sanatçısıdır. Seyyal Taner, bu başarılarına ve kültürler arası köprü kurmaya yönelik çabalarına rağmen, asla köklerini unutmamıştır. Kendisi, Farsça'da "akıcı olan" anlamına gelen "Seyyal" ismini taşır. Seyyal Taner'in müzik yolculuğunda eğitim hayatının da önemli bir payı vardır. İlköğretiminden itibaren hayatına İstanbul'da devam eder. Robert Koleji'nde eğitimini tamamlar. Okul yılları boyunca müziğe olan ilgisi ve yeteneği sayesinde İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda bale eğitimi almıştır. Bu eğitimler, Seyyal Taner'in sahnede göstermiş olduğu dans kabiliyetini beslemiştir. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra bir güzellik yarışmasında 3. olmuştur. Bu başarı onun kariyerinde başarılı bir dönemin başlangıcını işaret etmiştir. Seyyal Taner'in eğitim aldığı Robert Koleji, onun müzik anlayışına ve kariyerine katkıda bulunan bir başka etkendir. Robert Koleji, disiplinli ve zorlu eğitim programları ile bilinen bir okuldur. Seyyal Taner'in hayat hikayesi, başarı için ilgi, yetenek, eğitim ve çalışmanın bir araya gelmesinin önemini vurgular. Kendi sıradışı yolunu çizerek Türk pop-rock müziğine farklı bir boyut kazandıran bu sanatçının başarı hikayesi, gençler ve aileleri için ilham kaynağı olabilir. Siz de ilgi ve yeteneklerinizi keşfederseniz, eğitiminizi ve bilginizi kullanarak, kendi başarı hikayenizi yazabilirsiniz. Seyyal Taner gibi, belki siz de kendi alanınızda bir ilki gerçekleştirirsiniz. Her ne olursa olsun, unutmayın, başarı asla tesadüf değildir; yetenek, ilgi, eğitim ve çok fazla çalışma gerektirir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Tansu Çiller

Tansu Çiller

Tansu Çiller, 24 Mayıs 1946 tarihinde İstanbul’da doğdu ve Türkiye'nin siyasi tarihindeki ilk ve tek kadın başbakanı oldu. Kendisi aynı zamanda tanınmış bir ekonomist, akademisyen ve siyasetçidir. Çiller, başbakanlık görevini 1993-1996 yılları arasında sürdürmüştür. Ayrıca, 1993-2002 yılları arasında Doğru Yol Partisi genel başkanlığı görevini de yürütmüştür. Çiller, ilk olarak 1991 Türkiye genel seçimlerinde Doğru Yol Partisi İstanbul milletvekili olarak meclise girdi. 1991-1993 yılları arasında süren Demirel tarafından kurulan koalisyon hükûmetinde, Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı olarak yer aldı. Başbakanlık döneminde verilen düşük yoğunluklu savaş nedeniyle Türk Silahlı Kuvvetlerinin modernleşmesi çalışmalarına katkı vermiş ve PKK'nın ABD yönetimi tarafından terörist örgütler listesine alınmasını sağlamıştır. Çiller'in başarıları sadece politikada değil akademik hayatında da göz önüne serilmiştir. İstanbul, Arnavutköy Amerikan Kız Koleji ve ardından Robert Koleji Yüksek Okulunun (bugünkü adıyla Boğaziçi Üniversitesi) Ekonomi Bölümünü bitirerek öğrenim hayatına başlayan Çiller, sonrasında eşiyle birlikte ABD'ye giden ve New Hampshire Üniversitesinde yüksek lisans çalışmasını tamamlamıştır. Kendisi, doktorasını Connecticut Üniversitesinde vermiş ve doktora üstü öğrenimini Yale Üniversitesinde devam ettirmiştir. Eğitim hayatını başarıyla tamamladıktan sonra 1971-73 arasında Franklin & Marshall College'da yardımcı profesör olarak çalışmıştır. Tansu Çiller'in hikayesi, gelecek nesillere bir örnek olarak gösterilebilir. Kendisi, eğitim ve siyaset alanlarında önemli başarılara imza atarak hem Türkiye'nin ilk kadın başbakanı olmuştur hem de başarıyla tamamladığı eğitim hayatıyla akademik alanda önemli bir seviyeye ulaşmıştır. Kendi hayatını, toplum hizmetine adamış ve genç nesillere ilham veren bir lider olmuştur. Onun hikayesi, gençlerin hedeflerine ulaşmak için ne kadar zorluk olursa olsun asla pes etmemeleri gerektiğini göstermektedir. Çiller, başarıya giden yolda kararlılık, azim ve tutkunun ne kadar önemli olduğunu bizlere hatırlatmaktadır.

Robert Koleji

Robert Koleji
Siyaset
Yıldız Moran

Yıldız Moran

Yıldız Moran (24 Temmuz 1932, İstanbul - 15 Nisan 1995, İstanbul), Türk fotoğrafçılığa adını altın harflerle yazdırmış, yetenekli bir sanatçı, sözlük yazarı ve çevirmendir. Türkiye’nin akademik eğitim almış ilk kadın fotoğrafçısı olan Yıldız Moran, fotoğraf sanatına özgün bakış açısı ve tutkusuyla adeta nefes vermiştir. 1932 yılında İstanbul'da doğan Moran, büyüdüğünde Türkiye'nin çeşitli yüzlerini tek başına dolaşıp fotoğraflayarak dikkat çekecek bir sanatçı olacağını o zamanlar belki de kimse tahmin edemezdi. Öğrenim hayatına Robert Koleji'nde başlayan Moran, buradaki eğitimine son sınıfta nokta koyarak, fotoğraf eğitimi almak üzere İngiltere'ye gitmeye karar verdi. Bu kararıyla, geleceğin başarılı sanatçısının tohumlarını ekmiş oldu. Londra'daki Bloomsbury Technical College ve Ealing Technical College'da eğitim gören Yıldız Moran, eğitimini desteklemek ve tecrübe kazanmak için Shakespeare Tiyatrosu'nun fotoğrafçısı John Vicker'ın asistanlığını yaptı. Burada edindiği teknik bilgi ve pratiği ile fotoğraf sanatında ustalaştı, kendine özgü bir tarz geliştirdi. 21 yaşındayken ilk fotoğraf sergisini Cambridge'de açan Moran, bu başarısıyla adını tüm İngiltere'ye duyurmayı başardı. İngiltere döneminde biri Cambridge'de, dört tanesi Londra'da olmak üzere toplam beş sergi açtı. Daha sonra İstanbul, Ankara ve Edinburgh'da sergiler açarak, sanatına olan bağlılığını tüm dünyaya gösterdi. Fotoğraflarında genellikle Anadolu temasını işleyen Moran, İspanya, Avusturya ve Portekiz’i gezerek bu ülkelerde de fotoğraf çekimleri yaptı. Portre fotoğrafçılığı ile tanınan sanatçı, Cemal Gürsel, Muhsin Ertuğrul, Haldun Taner, Mücap Ofluoğlu gibi tanınmış isimlerin portrelerini çekti. İyi derecede İngilizce bilen Moran, eşi Özdemir Asaf'ın şiirlerini İngilizce'ye çevirerek, sözlük çalışmaları yaptı. Fotoğrafçılıktaki bu başarılarının yanı sıra, Yıldız Moran, aynı zamanda da çok başarılı bir ebeveyn ve eşti. Evliliğinden sonra fotoğrafçılığı bırakan Moran, dört yılda üç çocuk dünyaya getirdi. Ancak, eşi Özdemir Asaf'ı 1981 yılında kaybettikten sonra sanatına geri döndü. Yıldız Moran, 1982 yılında İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi Fotoğraf Enstitüsü'nde Onur Üyesi oldu. Ancak 1995 yılında hayatını kaybetti ve büyük bir kayıp olarak anıldı. Yıldız Moran, her zaman gençlere ve çocuklarına, hayallerini sürdürme, eğitim ve sanata olan sevginin önemini vurgulayan bir kişi olarak hatırlanacak. Her resim, her portre ve her şiir, onun başarıları ve mirası ile doludur. Yıldız Moran'ın hikayesi, bizlere başarıya giden yolun tutkudan, cesaretten ve tabii ki eğitimden geçtiğini hatırlatmaktadır. Robert Koleji'nin yetiştirdiği bu başarılı sanatçı, her zaman gençlerin ilham kaynağı olmuştur ve olmaya devam etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Sanatçı
Cevdet Akçay

Cevdet Akçay

1961 yılında Trabzon’da doğan Osman Cevdet Akçay, genç yaşta eğitim hayatına olan tutkusu ve başarısıyla dikkat çekti. Eğitimine Robert Koleji’nde devam eden Akçay, burada edindiği disiplin ve çalışma ahlakı sayesinde akademik kariyerine sağlam bir temel attı. Robert Koleji'ndeki eğitim süreci, onun Boğaziçi Üniversitesi Ekonomi bölümünden 1983 yılında yüksek başarı ile mezun olmasına zemin hazırladı. Akçay’ın akademik yolculuğu burada bitmedi; The City University of New York, The Graduate School and University Center’da Ekonomi alanında 1990 yılında M.Phil ve 1992 yılında doktora derecesini aldı. Bu süreçte, güçlü akademik performansı ve kararlılığı ile birçok kişiye ilham kaynağı oldu. 1985 yılında The City University of New York, The Graduate School and University Center’da doktora asistanı olarak çalışma hayatına başlayan Akçay, kariyer basamaklarını hızlı bir şekilde tırmandı. 1986-1990 yılları arasında Hunter College ve Baruch College’da öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1990-1991 yıllarında Manhattan College, New York’da misafir öğretim üyesi olarak görev aldı. Bu deneyimler, Akçay’ın akademik çevrede saygın bir isim olmasını sağladı. 1992 yılında yardımcı doçent olarak Boğaziçi Üniversitesi’ne geri dönen Akçay, burada Doçent unvanını aldı ve 2001 yılında Koç Üniversitesi'ne tam zamanlı öğretim üyesi olarak geçiş yaptı. 2009 yılına kadar hem öğretim üyeliği hem de Koçbank ve Yapı ve Kredi Bankası başekonomistliği görevlerini başarıyla yürüttü. Bu dönemde, bilgisiyle birçok öğrenciye rehberlik ederek ekonomiye olan ilgilerini artırdı. 2009-2018 yılları arasında Yapı ve Kredi Bankası başekonomisti olarak görev yapan Akçay, Temmuz-Ekim 2018’de T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nda ve 2018-2023 yılları arasında Fiba Group’ta danışman olarak çalıştı. Her adımında başarı grafiğini yukarı taşımayı başaran Akçay, 28 Temmuz 2023 tarihinde Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Başkan Yardımcılığı’na atanarak kariyerinin zirvesine ulaştı. Osman Cevdet Akçay’ın hayatı, azim ve çalışmanın önünde hiçbir engelin duramayacağını gösteren bir başarı hikayesidir. Hem gençlere hem de ebeveynlere ilham vererek, doğru yönlendirme ve sağlam bir eğitimle, her bireyin kendi potansiyelini keşfedebileceğini hatırlatıyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Ekonomist
Üstün Ergüder

Üstün Ergüder

Üstün Ergüder, 1937 yılında doğmuş ve 1948-1957 yılları arasında Robert Kolej'de eğitim almıştır. Eğitim hayatına bu köklü okulda başlaması, ileride büyük başarılarla dolu bir kariyere sahip olmasının temel taşlarından biri olmuştur. Robert Kolej'den mezun olduktan sonra, Manchester Üniversitesi Ekonomik ve Sosyal Bilimler Fakültesi'nde yükseköğrenimini 1961 yılında tamamlamıştır. Eğitim tutkusu bitmeyen Ergüder, Syracuse Üniversitesi'nde siyaset bilimi alanında doktora yapmış ve akademik kariyerine hız kesmeden devam etmiştir. 1969 yılında Robert Kolej Yüksekokulu'nda, daha sonra Boğaziçi Üniversitesi olarak bilinen bu kurumda, öğretim üyesi olarak göreve başlamıştır. Boğaziçi Üniversitesi'nde geçirdiği yıllar boyunca sayısız akademik ve idari görevlerde bulunmuş ve üniversitenin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. 1974-1975 yıllarında Michigan Üniversitesi’nde, 1983-1984 yıllarında New York Eyalet Üniversitesi Binghamton’da, 1984 yılında ise Syracuse Üniversitesi'nde misafir öğretim üyesi olarak çalışmıştır. Bu dönemlerde uluslararası deneyim kazanarak, bilgilerini ve vizyonunu genişletmiştir. Üstün Ergüder, Boğaziçi Üniversitesi’nde İdari Bilimler Fakültesi Uygulamalı Araştırmalar Enstitüsü Direktörlüğü, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan Yardımcılığı, Yabancı Diller Yüksekokulu Müdürlüğü ve Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanlığı gibi çeşitli önemli görevlerde bulunmuştur. Bu çalışmalarının ardından, Ağustos 1992 ve Ağustos 2000 tarihleri arasında Boğaziçi Üniversitesi'nin dördüncü rektörü olarak görev yapmıştır. Rektörlük dönemi boyunca, üniversitenin akademik özgürlüğü ve kurumsal özerkliği için çaba göstermiştir. 2000 yılında emekli olduktan sonra, eğitim alanındaki çalışmalarına Sabancı Üniversitesi'nde devam etmiştir. 2013 yılına kadar burada ders vermiş ve üniversitenin İstanbul Politikalar Merkezi'nin direktörlüğünü yapmıştır. 2010 yılında Sabancı Üniversitesi kendisine emeritus öğretim üyesi unvanı vererek, akademik kariyerine olan saygısını ve takdirini göstermiştir. Üstün Ergüder, yalnızca akademik kariyeriyle değil, aynı zamanda çeşitli sivil toplum kuruluşlarındaki görevleriyle de dikkat çekmiştir. Koç Üniversitesi, Işık Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi'nin Mütevelli Heyeti Üyeliği gibi pozisyonlarda bulunmuştur. Vehbi Koç Vakfı ve Aydın Doğan Vakfı gibi önemli vakıfların yönetim kurullarında da görev yapmıştır. Eğitim Reformu Girişimi’nin Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütmüş ve genç nesillerin eğitimine katkıda bulunmuştur. Üstün Ergüder’in hayatı, azim, bilgi ve liderlik serüveniyle dolu bir başarı öyküsüdür. Robert Kolej'den başlayarak, Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanındaki üniversitelerde elde ettiği başarılar, gençlere ilham veren bir yolculuk sunmaktadır. Üstün Ergüder, sadece akademik kariyerinde değil, aynı zamanda sivil toplum alanında da önemli izler bırakarak, gençlere ve ebeveynlere örnek teşkil etmektedir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Bilim İnsanı

Aynı Alanla İlgili Diğer Mezunlar

Berrak Tüzünağaç

Berrak Tüzünağaç

Güçlü kadın karakterleri canlandırmadaki başarısıyla ve güzelliğiyle tanınıyor, gençler için ilham kaynağı oluyor.

Koç Lisesi

Koç Lisesi
Oyuncu
Altan Erkekli

Altan Erkekli

Türk sinema ve tiyatrosunun yıldızı, etkileyici sanatsal kariyeriyle sahnelerde iz bıraktı.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Oyuncu
Ceyda Düvenci

Ceyda Düvenci

Ceyda Düvenci, 16 Nisan 1977'de Bursa'da doğmuştur. 1990'lı yıllarda televizyonculuğa başlayan Düvenci, "Sabah Şekerleri" adlı programın sunuculuğunu yaparak tanınmıştır. Ayrıca bir dizi tiyatro oyununda rol alan Düvenci, serebral palsi tedavisi gören kızının tedavisi ve hayatını konu alan çocuk kitapları yazmıştır. Düvenci'nin babası İsmail Düvenci oyuncu, annesi Zümrüt Düvenci ise müzik öğretmenidir. Ortaöğrenimini Kadıköy Anadolu Lisesi'nde tamamlamış olup, yükseköğrenimini Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi'nde tamamlamıştır. Kariyerine 1995'te "Palavra Aşklar" adlı TV dizisiyle başlayan Düvenci, 1997'de düzenlenen bir güzellik yarışmasında Türkiye 3. güzeli seçilmiştir. Bu dönemden sonra ülke çapında tanınan Düvenci, birçok dizi ve filmde rol almıştır. Düvenci ayrıca 2000 yılında Kaan Girgin ile evlenmiş ancak 2002'de boşanmıştır. Oyunculuk dışında İtalyanca öğrenmiş, film okuma, fotoğrafçılık gibi alanlarda da kendini geliştirmiştir. Annesi 1981'de bir trafik kazası sonucu gözlerini kaybedince görme engellilerle ilgili bir sosyal sorumluluk projesinde yer almıştır.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Oyuncu
Billur Kalkavan

Billur Kalkavan

Billur Kalkavan (d. 2 Kasım 1962, İstanbul), Türkiye'nin en tanınmış televizyon ve sinema oyuncularından biridir. Bunun yanında, sunuculuk yapmış ve cinsellik üzerine açık sözlü görüşleri ve cesur karakteri ile tanınır. Köklü bir ailenin kızı olarak dünyaya gelen Kalkavan'ın ilk oyunculuk deneyimi henüz yedi yaşında iken gerçekleşti. Kadıköy Maarif Koleji'nde (şimdiki ismi ile Kadıköy Anadolu Lisesi) başladığı eğitimini yarıda bırakarak iş hayatına adım attı ve daha sonra ABD'de eğitimini tamamladı. Kalkavan, kariyeri boyunca birçok tanınmış film ve diziye imza attı. Oyunculuk yeteneğinin yanı sıra, televizyon programlarında sunucu olarak da beğeni topladı. Kadıköy Anadolu Lisesi'nde geçirdiği zamanın etkisi Kalkavan'ın hayatında önemli bir yere sahip. Bu okul, ona değerli hayat dersleri verdi ve kendine güvenen, açık sözlü, özgüvenli bir kişi olma yolunda yardımcı oldu. Öte yandan, Kalkavan, birçok genç için ilham kaynağı oldu. Bir lisenin sadece akademik başarıyı değil, aynı zamanda kişinin karakterini ve yaşam görüşünü de şekillendirebileceğinden bahsetti. Kalkavan, 15 Ekim 2022 tarihinde hayatını kaybetmiş olmasına rağmen, genç nesillere bıraktığı izlerle hala hatırlanıyor ve ilham vermeye devam ediyor.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Oyuncu
Can Gürzap

Can Gürzap

Can Gürzap, (26 Mayıs 1944 - 1 Aralık 2023), tanınmış Türk oyuncu, yazar ve eğitmen olup, tiyatro ve sinema dünyasına önemli katkılarda bulunmuştur. Can Gürzap, sanat dünyasına olan sevgisi ve yeteneği genç yaşta keşfetti. İlk tiyatro eğitimini sanatçı olan babası Reşit Gürzap'tan aldı. Ancak, eğitim hayatı boyunca en etkili olduğu dönemin, 1962 yılında Kadıköy Maarif Koleji (günümüzde Kadıköy Anadolu Lisesi)’ni tamamladığı dönem olduğu bilinmektedir. Kadıköy Anadolu, ona sadece akademik eğitim verip mesleki kariyerine hazırlamakla kalmadı, aynı zamanda sanata olan ilgisini ve yeteneklerini de geliştirdi. Liseden mezun olduktan sonra, Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde eğitim aldı ve sonrasında Londra'da Central School of Speech and Drama'da eğitim gördü. Geri döndüğünde, Ankara Devlet Tiyatrosu'nda yönetmen ve oyuncu olarak görev aldı ve Konservatuvarda öğretmenlik yaptı. Can Gürzap'ın çok yönlü yetenekleri, çevirmenlik ve senaryo yazarlığından (Yorgun Savaşçı - 1993) sinema ve dizi filmlerde rol almasına kadar uzanmaktadır. 2004 yılında, Kadıköy Maarif Koleji ve Anadolu Lisesi Mezunlar Derneği tarafından Kristal Martı ödülüne layık görüldü. Kadıköy Anadolu Lisesi'nde aldığı disiplinli eğitim, Can Gürzap'ın sanat ve eğitim dünyasına olan katkılarının temelini oluşturmuştur. Bu, eğitim hayatının ardından sahneye çıktığı andan itibaren kendisini bir oyuncu ve eğitmen olarak sürekli geliştirmesine ve Türkiye'nin kültür ve sanat hayatına yaptığı katkılara yansımıştır. Can Gürzap, tiyatro ve sinema dünyasında hatırlanacak bir figürdür ve Kadıköy Anadolu Lisesi onun bu başarılarında önemli bir rol oynamıştır.

Kadiköy Anadolu Lisesi

Kadiköy Anadolu Lisesi
Oyuncu
Tuncel Kurtiz

Tuncel Kurtiz

Tuncel Kurtiz (1936 - 27 Eylül 2013), Türk film ve tiyatro oyuncusu, tiyatro yönetmeni ve senaristtir. İş hayatının yanı sıra politik ve sosyal konulara odaklanan bir aktivist olarak da bilinir. Tuncel Kurtiz, lise eğitimini İstanbul'daki tarihi Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde tamamladı. Haydarpaşa Anadolu Lisesi, sanatsal faaliyetlere verdiği önem nedeniyle Kurtiz'in tiyatroya ve sanatsal ifadeye olan ilgisini ateşledi. Bu okul ona, kariyerine yön veren eleştirel düşünme becerilerini ve sanatsal disiplini sağladı. Lisedeki bu süreç, Kurtiz'in daha sonraki sanatsal ve politik yolu için zemin hazırladı. Lise eğitiminden sonra İstanbul Üniversitesi Fizik ve Kimya Fakültesi'ne girdi, ancak ardından İstanbul Üniversitesi İngiliz Filolojisi'ne geçti. 1959 yılında mezun oldu. Ardından tiyatro çalışmalarına odaklandı ve çeşitli ülkelerde tiyatro eğitimi aldı. Kariyeri boyunca Kurtiz, çok sayıda tiyatro eseri, sinema filmi ve televizyon dizisinde önemli rollerde yer aldı. En belirgin ve göz önündeki performansları; "Bir Zamanlar Anadolu'da", "Gemide" ve "Eskiya" filmlerindeki rolleridir. Ayrıca Kurtiz, "Bir Zamanlar Osmanlı: Kıyam" ve "Muhteşem Yüzyıl" gibi televizyon dizilerinde de yer aldı. Haydarpaşa Anadolu Lisesi, Tuncel Kurtiz'in sanat ve politik dünyada başarıyla yer aldığı kariyerinde önemli bir rol oynamıştır. Bu okul, ona sadece eleştirel düşünme ve sanatsal beceri konusunda eğitim sağlamakla kalmamış, aynı zamanda ahlaki ve politik konularda da ilham vermiştir. Tuncel Kurtiz, Türk sinema ve tiyatrosunun en unutulmaz figürlerinden biri olarak kalmıştır ve Haydarpaşa Anadolu Lisesi onun bu başarısında önemli bir rol oynamıştır.

Haydarpaşa Anadolu Lisesi

Haydarpaşa Anadolu Lisesi
Oyuncu
Kadir İnanır

Kadir İnanır

Kadir İnanır, Türk sinemasının en önemli isimlerinden biri olan usta bir aktör ve yönetmendir. 1949 doğumlu olan İnanır, 120'nin üzerinde filmde rol alarak kariyerinde kalıcı bir iz bırakmıştır. Kadir İnanır, eğitim hayatına Haydarpaşa Anadolu Lisesi'nde başladı. Sanata olan ilgisi ve sinema sevgisi, bu okul döneminde şekillenmeye başladı. Bu dönem, sanatla ilişkisi ve sinemaya olan bakış açısının temelini attı. Liseden sonra İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne kaydoldu ancak burada okurken futbola olan ilgisi arttı ve Fenerbahçe futbol takımının alt yapısında yer aldı. Ancak sinemaya olan tutkusu onu seçim yapmak zorunda bıraktı ve futbol kariyerini sonlandırarak tamamen sinemaya yöneldi. 1967 yılında sinemaya adım atan İnanır, Türk sinemasının aranan yüzlerinden biri haline geldi. Dram, aksiyon ve romantik komedi gibi birçok farklı türde filmde rol alırken, farklı karakterlere başarıyla hayat verdi. "Kara Gözlüm", "Dila Hanım" ve "Baba" gibi unutulmaz filmlerde rol alarak Türk sinema tarihinde önemli bir yere sahip oldu. Haydarpaşa Anadolu Lisesi, Kadir İnanır'ın sanat dünyasına adım atmasında ve aktörlük yeteneklerini geliştirmesinde önemli bir rol oynadı. Bu okul, ona sadece akademik disiplini ve eleştirel düşünme becerilerini değil, aynı zamanda sanata ve sinemaya olan ilgisini de geliştirdi. Kadir İnanır, Türk sinemasının önemli isimlerinden biri olarak hatırlanacak ve Haydarpaşa Anadolu Lisesi onun bu başarısında önemli bir rol oynamıştır.

Haydarpaşa Anadolu Lisesi

Haydarpaşa Anadolu Lisesi
Oyuncu
Münir Özkul

Münir Özkul

Münir Özkul, Yeşilçam'ın efsanevi isimlerinden biri olan ve IEL (Istanbul Erkek Lisesi) mezunu olan bir aktör. Canlandırdığı karakterler ve oynadığı filmler nedeniyle hafızalara kazınan Özkul, Türk sinemasının en büyük ikonlarından biri. Münir Özkul, dönemine damga vuran birçok filmde oynadı. Performansı, izleyiciler ve eleştirmenler tarafından geniş kabul gördü. Kendi karakterlerini oluşturabilme ve farklı rolleri canlandırabilme yeteneği ile bilinir. Oyunculuk kariyeri boyunca, Türk sinemasının birçok önemli filmində oynadı ve birçok ödül kazandı. Özkul, IEL'nin ayrıcalıklı bir mezunu. Burada aldığı eğitim, ona, çeşitli rolleri etkileyici bir şekilde canlandırabilme yeteneği kazandırdı. IEL mezunu olmasının yanı sıra, drama, sahne sanatları ve film yapımında doğal bir yeteneğe sahipti. Bu iki özelliği birleştirerek, Türk sinemasının en sevilen ve en çok hatırlanan aktörlerinden biri oldu. Münir Özkul'un deneyimleri ve başarıları, IEL'nin bir mezunu olarak, eğitiminin ve yeteneğinin sinema dünyasında neler başarabileceğinin mükemmel bir örneğini gösteriyor. O, Türk sinemasında köklü bir iz bırakmış, sevilen bir karakter aktörü ve IEL mezunu olan gerçek bir ikondur. Onun hikayesi, her yeni nesil IEL öğrencisine ve mezununa ilham vermektedir. Kendi alanlarında yüksek başarı elde etmek için disiplinli çalışmanın ve tutkunun önemini sürekli olarak hatırlatmaktadır.

İstanbul Erkek Lisesi

İstanbul Erkek Lisesi
Oyuncu
Sadri Alışık

Sadri Alışık

Sadri Alışık, Türk tiyatro ve sinema sektörünün en sevilen ve en saygı gören simalarından biriydi. Sıcaklığı, cana yakınlığı ve samimiyetiyle hemen herkesin kalbini kazanan Alışık, özellikle komedi ve drama dallarında sunduğu etkileyici performanslarla tanınır. İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun olan Sadri Alışık, tiyatro ve sinemaya olan tutkusunu genç yaşlarda keşfetti. Eğitim hayatı boyunca birçok etkinlik ve tiyatro oyununda önemli roller aldı. Ancak gerçek başarısı, yeteneğini ve aşkını daha geniş kitlelere ulaştırma arzusuyla profesyonel tiyatro ve sinema dünyasına adım atmaya karar vermesinden sonra geldi. Sadri Alışık, eşsiz komedi yeteneği ve doğal performanslarıyla Türkiye'nin en sevilen aktörlerinden biri hâline geldi. Gösterişten uzak, samimi oyunculuk kabiliyeti ve bir dönemin sosyal yaşamına dair hikayeleri anlatma becerisi, onu herkesin hayranlıkla hatırladığı efsane bir figür yapmaya yetti. Sadri Alışık, Türk sinema ve tiyatrosunun tarihinde silinmez bir iz bıraktı. Hafızalardaki yerini koruyan unutulmaz rolleri, insanları güldürmesi ve aynı zamanda düşündürmesi, onun hâlâ saygı ve sevgi ile anılmasını sağlıyor. İstanbul Erkek Lisesi mezunu olmanın yanı sıra, Alışık'ın hayatı ve kariyeri başarıyı elde etmek için eğitim ve tutkunun önemini vurgulayan bir örnektir.

İstanbul Erkek Lisesi

İstanbul Erkek Lisesi
Oyuncu
Ulaş Tuna

Ulaş Tuna

Başarılı aktör Ulaş Tuna Astepe, genç yaşında elde ettiği büyük başarıları ve yetenekli performansları ile adını Türk televizyon ve sinemasında büyük bir itibarla tanıttı. Astepe, bir İstanbul Erkek Lisesi mezunu olmanın gururunu yaşıyor ve bu eğitiminin, onun sanatsal vizyonu ve disiplini üzerinde önemli bir etkisi olduğunu belirtiyor. 1988 İzmit doğumlu Astepe, ilköğrenimini doğduğu şehirde tamamladıktan sonra İstanbul Erkek Lisesi'nde eğitime devam etti. Lise eğitiminin ardından, prestijli Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde yükseköğrenimini tamamladı. İlk deneyimini 2008 yılında 'Osmanlı Cumhuriyeti' filminin kostüm asistanı olarak edinen Astepe, çok geçmeden yeteneği ve ayrıcalıklı performansıyla ün kazanmış ve çeşitli tiyatro ve televizyon projelerinde yer almaya başlamıştır. 'Karadayı' adlı dizide Orhan, 'Analar ve Anneler'de Mustafa, 'Rüya'da Alaz ve 'Sen Anlat Karadeniz'de Tahir gibi karakterler canlandırdı. Eldes ayrıca, Berkun Oya'nın yazıp yönettiği 'Bayrak' ve 'Babamın Cesetleri'nde ve Sami Berat Marçalı'nın sahnelediği 'Cam Yapraklar' adlı oyunlarda rol aldı. Emre Yeksan'ın yönettiği 'Körfez' filminde Selim karakterini canlandırdığı gibi, çeşitli kısa filmlerde de performans sergiledi. Aktör olma yolunda Ulaş Tuna Astepe'nin İstanbul Erkek Lisesi'nde aldığı eğitim, onun geniş düşünme yeteneğine ve disiplin anlayışına büyük katkı sağladı. Kendi kariyer yolunda sağlam ve tutarlı adımlar atmasını sağlayan güçlü eğitim kökeni, diğer gençler için de ilham verici bir örnektir. Astepe'nin başarı öyküsü, eğitime olan değerinin ve sürekli gelişim ve ilerlemenin gücünün somut bir kanıtıdır. İzleyicilere mükemmel performanslarıyla keyif vermek için önündeki tüm zorlukları aştı. Astepe, İstanbul Erkek Lisesi'nden mezun olmanın ona kazandırdığı değerleri ve ayrıcalıkları her zaman hatırlıyor ve gençler için pozitif bir rol model oluşturmayı sürdürüyor.

İstanbul Erkek Lisesi

İstanbul Erkek Lisesi
Oyuncu
Mehmet Ulay

Mehmet Ulay

Mehmet Ulay, 28 Mayıs 1942 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Ankara'da büyüme dönemini geçirdi ve lise son sınıfta İstanbul'a dönerek, Kabataş Erkek Lisesi'nden mezun oldu. Ulay, 1963 yılında Devlet Tiyatrolarında sanat hayatına adım attı. 1965'te Ankara Sanat Tiyatrosu'nun bir parçası olan Ulay, 1969 yılında İngiltere'ye giderek Oldwick Theater'da görev aldı. İki yıl sonra Türkiye'ye dönen Ulay, Ankara Sanat Tiyatrosu bünyesinde müdürlük, oyunculuk ve yönetmen yardımcılığı gibi rollerde bulundu. Bir süre sonra tekrar yurt dışına giden Ulay, Almanya ve Amerika'da tiyatro üzerine araştırmalar yaptı. Dönüşünden sonra sinema, dizi ve TV reklam filmlerinde rol aldı. 1995 yılında Renault Clio reklamında izleyicilerin karşısına çıktı. Mehmet Ulay, 5 Eylül 2023 tarihinde, Almanya'da akciğer kanseri nedeniyle hayatını kaybetti. Cenazesi, 16 Eylül 2023 tarihinde Nürnberg Güney Mezarlığı'nda toprağa verildi. Ulay'ın kariyeri boyunca aldığı ödüller arasında 2001 yılında "Yalandan Kim Ölmüş" isimli yapım ile kazandığı "En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü" bulunmaktadır. Mehmet Ulay'ın adı, birçok tiyatro oyunu ile hatırlanacak. "Çalıkuşu", "Sakıncalı Piyade", "Casablanca", "Yalandan Kim Ölmüş", "Fehim Paşa Konağı", "Cahide", "Saat 9:05", "Jan Dark Davası", "Bir Halk Düşmanı", "403.Kilometre", "Ayak Takımı Arasında", "Mefisto", "Yusuf ile Menofis", "Sacco ile Vanzetti" gibi önemli yapımlarda yer aldı. Mehmet Ulay, tiyatro, sinema ve dizi oyunculuğu alanlarında yaptığı çalışmalarla Türk sanat hayatını önemli ölçüde etkileyen bir isim olmuştur. Onun yoğun ve çeşitli kariyeri, genç sanatçılara ilham vermek için değerli bir kaynak oluştururken, Türkiye'deki tiyatro ve sinema dünyasına büyük katkılarda bulunmuştur. Kabataş Erkek Lisesi mezunu olarak, Ulay'ın başarıları, okulunun ve Türkiye'nin gurur kaynağı olmuştur.

Kabataş Erkek Lisesi

Kabataş Erkek Lisesi
Oyuncu
Tamer Karadağlı

Tamer Karadağlı

Türk sinemasının sevilen ve yetenekli oyuncularından biri olan Tamer Karadağlı, uzun yıllardır televizyon ekranlarında ve tiyatro sahnelerinde izleyicilerle buluşmaktadır. Hem komedi hem dram tarzında pek çok farklı karakteri başarıyla canlandıran Karadağlı, geniş hayran kitlesi tarafından takdir toplamaktadır. Lise eğitimini Türkiye'nin en prestijli okullarından biri olan TED Ankara Koleji'nde alan Karadağlı, burada aldığı kaliteli eğitim sayesinde sanata olan ilgisini ve yeteneklerini keşfetmiştir. TED Ankara Koleji'nde gerçekleştirdiği sanatsal aktiviteler ve sürdürdüğü sosyal yaşam, Karadağlı'nın oyunculuk yeteneğini ve sanatsal yaratıcılığını keşfetmesi ve geliştirmesi konusunda çok önemli bir role sahiptir. Ayrıca, okulun sağladığı disiplinli ve akademik çevre, Karadağlı'nın hayatı boyunca saygı ve çalışma etiği değerlerini benimsemesine yardımcı olmuştur. Tamer Karadağlı'nın başarı dolu kariyeri, gençlere eğitimin ve sanata olan tutkunun ne kadar değerli olduğunu göstermektedir. TED Ankara Koleji'nde aldığı eğitim, ona hem sanatsal hem de kişisel anlamda sağlam bir zemin oluşturmuş ve başarısında önemli bir rol oynamıştır. Onun hikayesi, genç insanlara eğitimin getireceği fırsatları ve sanata olan sevginin başarıyı nasıl getirebileceğini örnekler.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Beren Saat

Beren Saat

Türk dizi ve sinema sektörünün en yetenekli ve sevilen isimlerinden biri olan Beren Saat, başarılı kariyeri ve hikayesiyle gençlere ilham kaynağı olmaktadır. Hem Türkiye'de hem de uluslararası alanda tanınan bir oyuncu olan Saat, birçok farklı karakteri ustalıkla canlandırmış ve geniş bir izleyici kitlesi edinmiştir. Beren Saat'in eğitim hayatında, Türk Eğitim Derneği'nin (TED) Ankara Koleji'nde geçirdiği yıllar kilit rol oynamıştır. TED Ankara Koleji'nin kaliteli ve disiplinli eğitimi, Beren Saat'in hem akademik hem de kişisel becerilerini geliştirmesine yardımcı oldu. Bu eğitimin ona sadece dersler konusunda değil, aynı zamanda disiplin, özdisiplin ve yaratıcılık gibi konularda da destek olduğu bilinmektedir. TED Ankara Koleji'nde edindiği değerler, Saat'in oyunculuk kariyerine ve hayata bakış açısına yön vermiştir. Oyunculuğa olan tutkusu ve yeteneği, altyapısını oluşturan kapsamlı eğitimi ile birleşince, hem eleştirmenlerden hem de izleyicilerden tam not almayı başarmıştır. Beren Saat'in hikayesi, eğitimin değerini ve hayallerini gerçekleştirmek için ne kadar önemli bir adım olduğunu gençlere gösteriyor. Saat, başarıya giden yolun sadece yetenekten geçmediğini, disiplin, eğitim ve tutkunun da bu başarıda önemli rol oynadığını ispatlayan bir örnektir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Filiz Akın

Filiz Akın

Türk sinemasının emektar isimlerinden biri olan Filiz Akın, sayısız filmde başrol oynayarak geniş bir hayran kitlesi edinmiştir. Akın, aynı zamanda TED Ankara Koleji'nin en tanınmış mezunlarından biridir. TED Ankara Koleji'nde aldığı kaliteli ve disiplinli eğitim, Filiz Akın'ın oyunculuk yeteneğini ve sanatsal yaratıcılığını keşfetmesine ve geliştirmesine yardımcı oldu. Çok sayıda gönül melodisine imza atan Akın, erken yaşta eğitimin venerdigi gerçek dünyanın koşullarını anlama ve adapte olma becerisi ile hayranlarının kalbini kazandı. Akın'ın başarılı kariyeri, TED Ankara Koleji'nde aldığı kaliteli eğitimle de yakından ilişkilidir. Bu okulda öğrendiği değerler ve prensipler, onun sanat anlayışını ve kariyerini belirleyen önemli faktörler olmuştur. TED Ankara Koleji'nde geçirdiği yıllar, Filiz Akın'ın hem kişisel hem de profesyonel gelişiminde büyük rol oynamıştır. Akın'ın hikayesi, eğitimin değerini ve sanata olan tutkunun başarıya arrive edebileceğini gençlere gösteren bir örnektir. Hayatı boyunca başarı ve saygıyı bir arada sürdürmeyi başaran Akın, genç sanatçılara ışık tutan bir ilham kaynağıdır.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Cenk Koray

Cenk Koray

Türk televizyon dünyasının öncü şovmenlerinden Cenk Koray, sunuculuk, oyunculuk ve gazetecilik gibi çeşitli yerlerde halkın beğenisini kazandı. 23 Temmuz 2000 tarihinde kaybettiğimiz Koray, 1 Ağustos 1944'te Adana'da doğdu. Unutulmaz performanslarla dolu kariyerinin başlangıcında ise TED Ankara Koleji bulunmakta. TED Ankara Koleji'nde lise eğitimini tamamlayan Koray, burada aldığı kaliteli eğitimle hem mesleki hem de kişisel anlamda kendini geliştirme fırsatı buldu. TED Ankara Koleji'nin geniş perspektifli ve bilgi odaklı eğitim yaklaşımı, Koray'ın daha sonraki yıllarda televizyon ve gazetecilik dünyasında fark yaratmasına olanak sağladı. Koray, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nden mezun olduktan sonra bir süre avukatlık yaptı. Ancak, tenis hakemliği yaparken sergilediği etkileyici şovlar sonucunda televizyon dünyasının dikkatini çekti ve TRT'den sunuculuk teklifi aldı. Nitekim, 1968'de sunuculuk kariyerine başladı ve halk tarafından çok beğenildi. Ülkemizin ilk şovmenlerinden biri olan Cenk Koray, televizyon programlarındaki farklı ve eğlenceli sunumuyla tanındı. Halkın sevgisini kazanmasındaki en önemli faktörlerden biri de "Tele Kutu" adlı yarışma oldu. Cenk Koray'ın başarısında ve tanınmasında TED Ankara Koleji’ndeki eğitiminin etkisi büyük. Bu eğitim, ona geniş bir dünya görüşü kazandırdı ve farklı yeteneklerini keşfetme konusunda ilham verdi. Bu yetenekler, Koray'ın sunuculuk, oyunculuk ve gazetecilik gibi alanlarda halkın kalbini kazanmasını sağladı.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Sibel Egemen

Sibel Egemen

Sibel Egemen, Türkiye'nin önde gelen ses sanatçılarından biridir. 13 Mayıs 1958 tarihinde Ankara'da doğan Egemen, müzikal yeteneklerini küçük yaşlardan itibaren göstermiştir. Müzik bestecisi Muzaffer İlkar'ın torunu olan Egemen, 3 yaşında baleye, 5 yaşında kemana ve 7 yaşında piyanoya başlamıştır. Egemen'in lise eğitimi, TED Ankara Koleji'nde geçmiştir. Burada aldığı kaliteli eğitim ve sosyal aktivitelere katılma fırsatı, onun kişisel gelişimine büyük katkı sağlamıştır. Müzik kariyerine 1975 yılında başlayan Sibel Egemen'in ilk büyük çıkışı "Hayret" adlı şarkısıyla olmuştur. Pop müzikle başladığı kariyerine, 1988 yılında çıkardığı "Mini Minicik Bir Kase" albümünden itibaren Türk Sanat Müziği eklemiştir. Plak ve sahne çalışmalarını 1993'e kadar sürdüren Sibel Egemen, daha sonra bankacılık sektörüne yönelmiştir. Türkiye'de merhum bir sanatçının yaşayan bir sanatçı ile yaptığı ilk düet dedesi Muzaffer İlkar'ın ölümünden sonra gerçekleştirmiştir. Bu da onun müziğine olan bağlılığını ve sanatçılık kariyerine olan saygısını gösterir. Diskografisinde birçok albüm ve 45'lik bulunan Egemen, "Yalnız Adam" adlı şarkısıyla da tanınmıştır. Ayrıca sinema dünyasında da yer alan Egemen, "Eşek Şakası", "Beni Bırakma" ve "Geçmiş Zaman Olur Ki" adlı yapımlarda rol almıştır. Sibel Egemen, hem müzik hem de bankacılık kariyerinde gösterdiği başarı ile gençlere, farklı alanlarda da olsa tutkularını takip etmeleri ve kendilerini geliştirmeleri konusunda ilham vermektedir. Kendisi halen aktif bir sanat yaşamı sürdürmekte ve genç nesillere yol göstermektedir.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Selçuk Ural

Selçuk Ural

Bilinen adıyla Selçuk Ural, 31 Ocak 1945'te Bartın'da devlet memuru bir ailede doğdu. Olgunlaşan müzik yeteneğini lisede, TED Ankara'da daha da geliştirdi ve ilk şarkısını 15 yaşında bir mekanda söyleme fırsatı buldu. Bu olay onun hayatında dönüm noktası oldu ve müziğe olan tutkusu bir kariyere dönüştü. Ural, Yurdaer Doğulu'nun vokalisti olarak iş hayatına başladı ve Rüçhan Çamay'ın yönlendirmesiyle İstanbul'a giderek Şerif Yüzbaşıoğlu'nun orkestrasına katıldı. Sezen Cumhur Önal'ın yazdığı Türkçe sözlü şarkısıyla dönemin en çok dinlenen ismi oldu. Hayatındaki önemli olaylardan biri de 1967 yılında Terzi Mualla'nın kızı Canan Yaka ile evlenmesiydi. Ancak, nikahtan sadece 1,5 ay sonra Ceyhan Cem'den oğlu Hakan doğdu. Bu durum onun hayatını büyük ölçüde etkiledi ve ikinci evliliğini yapmaya karar verdi. Ural'ın ilham veren müzik kariyeri yanında, Huysuz Virjin, Perran Kutman ve Müjdat Gezen ile müzikli kabarelere de katılma fırsatı buldu. Kariyeri boyunca birçok albüm çıkaran Ural'ın en bilinen albümleri arasında "Selçuk Ural", "Dertlerimi Zincir Yaptım", "Sevdalıyım", "Yıllar Sonra", "Hayretler İçindeyim", "Best Of Selçuk Ural", "Sakın Değişme" ve "Kadınsız" yer alıyor. Sinema oyuncusu olarak da tanınan Selçuk Ural, birçok filmde rol aldı. Bunlar arasında "Gül ve Şeker", "Kardeş Kanı", "Tatlı Günler", "Gelin Çiçeği", "Alçaklar Cehenneme Gider", ve daha sonraları 1997'deki “Anlaşma Noktası” bulunmaktadır. Müzik ve oyunculuk kariyeri boyunca birçok başarıya imza atan Selçuk Ural, geniş kitleler tarafından sevilen ve saygı gören bir isim olmuştur. Kendisi, sanat dünyasına katkıları ve çeşitli sosyal etkinliklere liderlik etmeleri ile toplumsal etkinliklere de öncülük ediyor. Kendisine ait olan bu ilham verici hikaye, genç nesillere sanata olan bağlılığınızın sizi nereye götürebileceğinin harika bir örneğini sunuyor.

TED Ankara Koleji

TED Ankara Koleji
Oyuncu
Afet İnan

Afet İnan

Afet İnan, Türk arkeolog ve akademisyen olup, Türkiye'de arkeolojinin gelişmesinde önemli katkıları olan bir isimdir. Eğitim, bilim ve kültür alanlarında yaptığı çalışmalarla tanınan Afet İnan, ülkesinin kültürel mirasının korunmasına ve tanıtılmasına büyük önem vermiştir. 1908 yılında doğan Afet İnan, gençlik yıllarında öğretmen olacak şekilde eğitim aldı. Hayatı 1925'te, bir öğretmen iken Atatürk tarafından evlat edilmesiyle değişti. Önce Lozan'a Fransızca'nın temellerini öğrenmesi için gönderildikten sonra, Notre Dame de Sion'da eğitiminin görmüştür. Ardından Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde arkeoloji eğitimi almıştır. ODTÜ'den mezun olduktan sonra yurt içinde ve yurt dışında çeşitli arkeolojik keşiflerde yer almış, önemli kazılara liderlik etmiş ve pek çok eserin restorasyonunda görev almıştır. Özellikle Anadolu'nun tarihi ve kültürel mirasını koruma ve tanıtma konusundaki çalışmalarıyla tanınmıştır. Anadolu'nun zengin arkeolojik mirasını ortaya çıkarma ve koruma amacıyla birçok proje yürütmüş, arkeolojik eserlerin korunmasına ve bilimsel çalışmaların yapılmasına katkıda bulunmuştur. Afet İnan, sadece akademik çalışmalarıyla değil, aynı zamanda genç arkeologlara rehberlik ederek ve arkeoloji alanında farkındalık yaratma çabalarıyla da tanınmaktadır. Kendisi, Türk arkeoloji dünyasında önemli bir figür olarak kabul edilir ve ülkenin arkeolojik mirasının korunmasına büyük önem verir. Yaşamı ve çalışmaları, genç arkeologlara ve arkeolojiye ilgi duyanlara ilham kaynağı olmuştur. Başarılı kariyeri, azimli çalışmaları ve kültürel mirasa verdiği değerle Afet İnan, Türk arkeoloji dünyasında unutulmaz bir iz bırakmıştır.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Ayla Algan

Ayla Algan

Usta oyunculuk performansları ve sanat alanındaki çalışmalarıyla tanınan Ayla Algan, Türkiye'nin kültürel yaşamına büyük katkıda bulunmuştur. Uzun yıllardır sanat camiasında aktif olan Algan, sadece oyunculuk değil aynı zamanda tiyatro yönetmenliği ve yazarlığı gibi çeşitli alanlarda da başarılı çalışmalara imza atmıştır. Sanat hayatına genç yaşlarda tiyatro sahnelerinde başlayan Ayla Algan, hem tiyatro hem de sinema dünyasında sayısız unutulmaz karakteri canlandırmış ve olağanüstü performanslarıyla izleyicilerin beğenisini kazanmıştır. Oyunculuk kariyerinin yanı sıra tiyatro alanında da önemli projelere imza atmış ve sektöre değerli katkılarda bulunmuştur. Ayla Algan'ın sanat sektöründeki etkileyici kariyeri, Türkiye'nin tiyatro ve sinema alanındaki değerli isimlerinden biri olarak anılmasını sağlamıştır. Kendine özgü tarzı ve yetenekleriyle sektörde iz bırakan Algan, genç sanatçılara ilham kaynağı olmuş ve sanatın farklı alanlarında başarılı bir şekilde faaliyet göstermelerine ilham vermiştir. Ayla Algan'ın sanat dünyasındaki öncü ve başarılı çalışmaları, Türkiye'nin kültür mirasına ve sanatına büyük katkılar sağlamış, izleyicileri etkilemeyi ve toplumsal konuları sanat yoluyla ele almaya yönlendirmiştir. Oyunculuk yeteneği, yönetmenlik becerisi ve sanatseverliği ile Ayla Algan, Türk tiyatro ve sinemasının sevilen simalarından biri olmayı başarmıştır. Ayla Algan'ın uzun ve başarılı sanat kariyeri, genç sanatçılara yol gösterici bir figür olmanın yanı sıra geniş kitlelere ulaşarak toplumsal konuları ve duyguları sanat aracılığıyla etkili bir şekilde yansıtma yeteneğini de ortaya koymuştur.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Füsun Erbulak

Füsun Erbulak

Füsun Erbulak, 25 Haziran 1943 tarihinde İstanbul'da doğmuş yetenekli bir tiyatro, sinema sanatçısıdır. Erbulak, lise eğitimini Fransızca eğitim veren prestijli bir okul olan Notre Dame de Sion'dan alırken, tiyatro tutkusu burada başladı. Bu okulda aldığı kaliteli eğitimin ve çeşitli sanatsal aktivitelere katılmasının etkisi büyüktür. Notre Dame de Sion'da geçirdiği yılların ardından İstanbul Belediye Konservatuvarı Tiyatro bölümünde eğitim almaya devam etti ve 1962 yılında Dormen Tiyatrosu'nda sanat hayatına adım attı. Aynı tiyatroda eşi Altan Erbulak ile tanıştı ve evlendi. Erbulak, yeteneği ve bilgisiyle birçok tiyatro oyununa ve sinema filmine imza attı. Kariyeri boyunca çeşitli tiyatrolarda rol aldı ve 1955 yılında ilk filmini çevirdi. Türkiye Sosyalist İşçi Partisi (TSİP) saflarında yer almak gibi sosyal sorumluluklarını da ihmal etmedi. 1984'te yazdığı "Altmış Günlük Bir Şey" ve "Burgu" adlı kitapları müstehcenlik gerekçesiyle toplatılmasına rağmen, bu durum onun yazma tutkusunu sonlandırmadı. Kitap çevirileri, gazete ve dergilerde yazarlık yapmaya devam etti. Kaleminden dökülen düşüncelerle okuyucularına ilham vermeyi sürdürdü. Erbulak aynı zamanda bir anne olmanın sorumluluklarını da taşıdı. Oyuncu Sevinç Erbulak'ın annesi olan Füsun Erbulak, aynı zamanda yetenekli bir eğitmen olarak genç yeteneklere rehberlik etmektedir. 2014 yılında açılan Erbulak Evi'nde oyunculuk eğitimi veren Füsun Erbulak, hayatının her alanında örnek alınacak bir isim olarak tarihe geçmiştir. Füsun Erbulak'ın başarıları ve hikayesi, gençler için büyük bir ilham kaynağı olabilir. Kendisi, tutkusunu kovalayarak, zorluklara rağmen hedeflerine ulaşmayı başaran bir kişiliktir. İstikrarlı çalışma ve azimle gönlünde yatan sanata olan sevgiyi mesleğiyle buluşturmayı başardı. Bu nedenle ilk adımınızda önemli olan şeyin sadece hangi okulu seçtiğiniz değil, bu seçimin sizin hayallerinizle nasıl uyum sağladığı olduğunu unutmayın.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Ülkü Duru

Ülkü Duru

Ülkü Duru, 20 Nisan 1957'de İstanbul'da doğmuş, başarılı bir Türk oyuncudur. Başta Eşkıya filmi ve Aliye dizisindeki Nusret karakteri olmak üzere pek çok önemli rolle tanınmıştır. Türkiye'nin saygın okullarından Notre Dame de Sion Fransız Lisesi'nde lise eğitimini tamamlayan Duru, henüz beş yaşındayken Belediye Konservatuvarı Bale Bölümü'ne başladı. Lisedeyken konservatuvarın tiyatro bölümünü bitirdi ve bu onun sanata olan tutkusunu perçinleyen bir adım oldu. İstanbul Devlet Tiyatrosu'nda uzun yıllar aktif rol alan Duru, birçok oyunun kadrosunda yer aldı. Özellikle 1998 yılında sert bir öğretmeni canlandırdığı "Miss Margarida Yöntemi" adlı oyun ile gündeme gelen Duru, tiyatro sahnesinin yanı sıra sinema ve televizyon ekranlarında da büyük başarılar elde etti. 2004 yapımı Eşkıya filmi ve 2007 yapımı İyi Seneler Londra filmindeki performanslarıyla övgüler alan Duru, Strasbourg Uluslararası Bağımsız Film Festivali'nde en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Ayrıcakendisi gibi sanat dünyasının önemli ismi olan İştar Gökseven ile 1993 yılından beri evli olan Duru, hem sahne hayatını hem de iş yaşamını başarıyla yürütmektedir. Duru, sadece oyunculukla kalmayıp, aynı zamanda iş dünyasına da adım atmış bir isimdir. Yakın dostu Derya Alabora ile birlikte Cafe Nisvan'ı işletmiş ve ardından Baykuş Cafe Bar'ı açmıştır. Ayrıca, beş ortağıyla birlikte spor salonlarına da yatırım yapmıştır. Ödüllü bir aktör olarak Ülkü Duru'nun hikayesi, gençleri takip etmeleri gereken tutkularını keşfetme ve bunun üzerine eğitimlerini şekillendirme konusunda ilham verir. Kariyerini tiyatro, sinema ve televizyon ekranlarında başarıyla sürdürmüş olması; her alanda kendini geliştirmenin mümkün olduğunu gösterir. Kendi yolumuzu bulma ve başarılı olma yolculuğunda onun azimli ve disiplinli yaklaşımından dersler çıkarabiliriz.

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi

Notre Dame de Sion Fransız Lisesi
Oyuncu
Damla Sönmez

Damla Sönmez

Damla Sönmez, 3 Mayıs 1987 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Kendisi Abhaz ve Çerkes kökenli bir aileye mensup. İstanbul'da geçirdiği çocukluk yıllarının ardından, önemli bir öğrenim aşamasını St. Joseph Fransız Lisesi'nde tamamladı. Bu lise, Damla'nın hayatında bir dönüm noktası oldu ve onun sanatsal yeteneklerini keşfetmesini sağladı. Fransızca eğitim aldığı St. Joseph Lisesi’nden mezun olduktan sonra, Damla Sönmez tiyatro eğitimine başlamak için Paris Sorbonne Üniversitesi’ne gitti. Ancak, eğitimini tamamlamak için Türkiye'ye dönme kararı aldı ve Yeditepe Üniversitesi Tiyatro Bölümü'nde öğrenimini bitirdi. Aynı zamanda, Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı'nda yarı zamanlı olarak iki yıl keman ve bir yıl piyano eğitimi aldı. Sönmez'in ilk filmi olan 'Bornova Bornova' ile 2009 yılında 'En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu' ödülünü kazandı. Bu başarısı, genç yetenekleri cesaretlendirmek amacıyla verilen 'Umut Veren Genç Yetenek' ve 'Genç Cadı' ödüllerini de kazanmasını sağladı. Ardından, 2015 yılında 'Deniz Seviyesi' filmindeki performansı ile Altın Koza Film Festivali ve Milano Uluslararası Film Festivali'nde 'En İyi Kadın Oyuncu' ödüllerini aldı. Sönmez, bu başarılarını elde ederken aynı zamanda Tiyatro Yanetki'nin 'Yalnız Batı' adlı oyununda da rol alıyordu. Çeşitli televizyon dizilerinde de yer alan Sönmez, 'Gece Gündüz', 'Türkan', 'Bir Aşk Hikayesi' ve 'Güllerin Savaşı' gibi dizilerin yanı sıra, son dönemde popüler olan 'Çukur' dizisinde de rol aldı. Ayrıca 2019 yılında, 'Rise of Empires: Ottoman' adlı Netflix belgesel dizisinde de yer aldı. Damla Sönmez, kariyerindeki bu başarılara ulaşırken, St. Joseph Lisesi'nin sağladığı sağlam temeli ve eğitimi unutmadı. Bu başarı hikayesi, hem gençler hem de veliler için ilham verici bir örnek. Bu nedenle, gençlerin lise yıllarında hangi okulu seçeceklerini belirlerken Damla Sönmez'in hikayesini düşünmeleri önemli. Çünkü doğru eğitim, hayatta başarıya ulaşmak için büyük bir adım. Damla Sönmez'in başarısı, bu yolda size ilham olabilir.

Saint Joseph Lisesi

Saint Joseph Lisesi
Oyuncu
Zeki Alasya

Zeki Alasya

Zeki Alasya, bir Osmanlı sadrazamı olan Kâmil Paşa'nın yeğeni olarak 18 Nisan 1943 tarihinde İstanbul'da dünyaya geldi. Robert Koleji'nden mezun olan Alasya, eğitim sürecinde aldığı kaliteli ve disiplinli eğitim, onun sanat hayatında önemli bir temel oluşturdu. Bu saygın kurumdan alınan eğitimin birçok fırsatı beraberinde getirdiği bilinciyle, genç yaşta sanat dünyasına adım attı. 1959 yılında MTTB tiyatrosunda amatör olarak başladığı tiyatro hayatı, Alasya'nın yeteneğinin ve sevgisinin bir göstergesiydi. Tiyaatro dünyasında Arena, Genar ve Ulvi Uraz gibi önemli tiyatrolarda çalışma fırsatı buldu. Ancak en etkili projelerinden biri, Haldun Taner, Metin Akpınar ve Ahmet Gülhan ile birlikte kurduğu Devekuşu Kabare Tiyatrosu oldu. 1973 yılında sinema dünyasına adım atan Alasya, Metin Akpınar ile oluşturduğu ikili, Türk sinemasında büyük bir etki yarattı. Bu ikili, birçok filmde yer alarak Türk sinemasını şekillendiren isimlerden oldu. 1998 yılında Kültür Bakanlığı'ndan Devlet Sanatçısı unvanını alması, Alasya'nın sanata olan etkisini ve başarısını kanıtlıyor. Alasya, Türk sinemasında birçok unutulmaz film ve karaktere hayat verdi. Salak Milyoner, Köyden İndim Şehire, Güler Misin Ağlar Mısın, Nereye Bakıyor Bu Adamlar, Hasip ile Nasip gibi filmlerle birlikte geniş kitlelere ulaştı ve bir neslin aklında yer edindi. Türk sinemasına olan etkisi, komedyen olarak kazandığı ün ve sevgi ile taçlandı. Kariyerinin son dönemlerinde, daha çok dizi projelerinde yer alarak genç nesillerle de bağlantı kurmayı başardı. Zeki Alasya'nın hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflerine ulaşmak için gereken azim ve tutkunun ne olduğunu gösterebilir. Başarıya giden yolun kolay olmadığını, ancak disiplinli, kararlı ve tutkulu olanların bu yolda ilerleyebileceğini bizlere öğretiyor. Alasya, zorluklara rağmen hedeflerinin peşinden koşarak ve sanata olan aşkını hiçbir zaman kaybetmeyerek büyük başarılar elde etmiş, kalbimizde taht kurmuş bir sanatçıdır. Maalesef 2015 yılında 72 yaşında hayatını kaybeden Zeki Alasya, ardında bıraktığı zengin sanat mirası ile hatırlanıyor. Ancak onun hayat hikayesi, gençlere ve ebeveynlere, hedeflere ulaşmanın ve hayalleri gerçekleştirmenin mümkün olduğuna dair umut ve ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Serdar Erener

Serdar Erener

Serdar Erener, daha genç yaşlarından itibaren bir vizyona sahip bir bireydi. 1960 yılında İstanbul'un Üsküdar ilçesi Zeynep Kamil mahallesinde dünyaya geldi. Babası bir avukat, annesi ise bir mimar olan Serdar, hayatının erken dönemlerinde karmaşık düşünceler ve fikirlerle büyüdü. Kendisi Eurovision şarkı yarışmasında birinci olan Sertab Erener'in ağabeyidir. Serdar, eğitim hayatına Robert Koleji'nde başladı. Robert Kolej, ona sadece bir eğitim vermedi; aynı zamanda dünya görüşünü, insanları anlama ve hayata dair derin anlayışları da şekillendirdi. O, her zaman içinde diplomat olma amacıyla yaşayan ve bu nedenle Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne kaydolan bir kişi olarak biliniyordu. Ancak, tarihi mevcut yaşam ve zamanın olaylarına uyarlama yeteneği onu Boğaziçi Üniversitesi Tarih Bölümü'ne çekti. Reklamcılık yolculuğuna 1985'te metin yazarı olarak başladı. Kariyerinde elde ettiği başarılar ardı ardına geldi ve 1995'te Young & Rubicam/Reklamevi'nin CEO'su oldu. Bir lider olarak, çalışanlarına ilham verdi ve hayallerini gerçekleştirmeleri için onları cesaretlendirdi. Kırmızı çizgisinin kalitesi ve inovasyon olduğunu her zaman belirtti ve bu, onun başarısının sırrıydı. Serdar'ın aile hayatı da onun profesyonel başarıları kadar etkileyicidir. İki çocuğunun babası, ilk eşi Serra Erener'den ayrıldıktan sonraki 8 yıl boyunca onlarla güzel bir ilişki kurmayı başardı. 2010 yılında Nil Karaibrahimgil ile evledi ve Aziz Arif adında bir çocukları oldu. Aile hayatı, onun için hep bir önceliktir ve ona ilham verir. Serdar Erener, başarının bir yolculuk olduğuna inanan bir örnek bir liderdir. Her zaman bir vizyoner olmuş ve hayatının her alanında mükemmellik için çaba sarf etmiştir. Kendi başarı hikayesi, gençlerin hayal kurmaları ve hedeflerine ulaşmaları için ilham verirken, aynı zamanda ebeveynlere de çocuklarının potansiyelinin farkına varmaları için ilham veriyor.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Nedim Saban

Nedim Saban

Nedim Saban, 1967 doğumlu Türk tiyatro ve dizi oyuncusu, televizyoncu, aynı zamanda Türkiye Musevilerinin eski hahambaşı Rafael Saban'ın torunu. Bu deneyimli ve yetenekli sanatçının yaşamının temeli kısmen Robert Koleji'nde atıldı. Saban, hayatının önemli bir dönüm noktasını, kendi yeteneklerini keşfedip geliştirdiği bu prestijli okulda geçirdi. 1976'da çocuk oyunları yazmaya başladı ve 1979'da çocuk hakları üzerine yazdığı bir oyunla UNICEF’in bir yarışmasında dereceye girerek, tiyatroya olan tutkusunu keşfetti. Bu oyun İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları'nda sahnelendi ve fiilen Nedim Saban'ın tiyatro dünyasına adım attığı an oldu. Robert Koleji'nde öğrenim gördüğü sırada, çocuklara tiyatro götürme ilkesiyle "Beş Kafadarlar Çocuk Tiyatrosu"nu kurdu. Dört yıl boyunca bu tiyatroya altı oyun sahneye koydu ve bu oyunlarda rol aldı. Saban'ın Robert Koleji'ndeki eğitimi ona sadece akademik bilgi değil, aynı zamanda liderlik, yaratıcılık ve disiplin gibi hayatın her alanında kullanılabilecek beceriler kazandırdı. Başarıya giden yolu çizen bu kritik yıllar, Saban'ın sanatçı kimliğini şekillendiren ve ona ileride büyük başarılar kazandıracak olan değerlerini ve becerilerini kazandığı dönem oldu. Robert Koleji mezunu olan Saban, hayatının bir sonraki evresinde ABD'ye gitti ve yedi yıl boyunca tiyatro, sinema ve televizyon eğitimi aldı. Yüksek öğrenimini New York Üniversitesi'nde Tiyatro yönetmenliği bölümünde yüksek dereceyle tamamladı. Saban, sahneye koyduğu oyunlarla 1000 yönetmen arasından 3 kişiye verilen bir reji bursuna layık görüldü. Saban, Türkiye'ye döndükten sonra Tiyatrokare adlı özel tiyatroyu kurdu ve prodüktörlüğünü ve yönetmenliğini üstlendi. Ayrıca birçok televizyon programında sunuculuk yaptı ve popüler "Dr. Stress" programını sundu. Oyunculuk yeteneklerini televizyon dizilerinde de gösterdi. Nedim Saban'ın başarısı, eğitim hayatı boyunca Robert Koleji'nde elde ettiği disiplinli ve kararlı kişiliği ile birleşti. O, gençlere, zorluklara rağmen içindeki tutkuyu takip etmeyi ve hayallerine ulaşmak için mücadele etmeyi öğretiyor. Saban, zorlukların üstesinden gelme ve hedeflerini gerçekleştirme konusunda bir piyano gibi ayakta durmak için direnci olmayan bir cisim olmayı öğrenmenin önemine dair güçlü bir mesaj veriyor. Nedim Saban'ın hayatı, gençlerin ve aynı zamanda onların ebeveynlerinin kendi yeteneklerini keşfetmek, geliştirmek ve bunları en iyi şekilde kullanmak için ilham alabileceği bir hikayedir. Robert Koleji'ndeki eğitimi, başarılı bir sanatçı ve kişi olma yolunda Saban'ı etkilemiş ve ona bu yolculukta rehberlik etmiştir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Neşe Erberk

Neşe Erberk

Neşe Erberk, 14 Ekim 1964'te İstanbul'da doğdu. Babasının işlerinin yoğun olması nedeniyle çocukluğunu annesiyle geçiren Neşe, her zaman annesinin kendisine olan desteği ve inancıyla büyüdü. İstanbul'un en köklü ve prestijli okullarından biri olan Robert Koleji'nde eğitim hayatına başladı. Bu özgün ve kaliteli eğitim kurumu, Neşe'nin hem akademik hem de sosyal becerilerini geliştirme fırsatı bulduğu bir platform oldu. Kendi deyimiyle Robert Koleji, onun hayata soluklanmasını sağladı. Bu müessesenin etkisiyle Neşe, güzellik yarışmalarına katılmaya ve kendini bu alanda ispatlamaya karar verdi. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra, Boğaziçi Üniversitesi'nde eğitim hayatına devam etti. Burada eğitimini sürdürürken, 1983 yılında katıldığı bir güzellik yarışmasında Türkiye güzeli seçildi. Bu başarı onun için sadece bir kapıyı aralamadı, aynı zamanda ona yeni bir dünyayı da gösterdi. 1984 yılında Miss Europe yarışmasında Avrupa güzeli seçilmesiyle birlikte model olarak profesyonel kariyerine başladı. Ancak Neşe'nin başarı hikayesi sadece buna sınırlı değildi. 1987 yılında kendi adına bir model ve fotomodel ajansı kurarak iş yaşamına yön verdi. Bu ajans, Neşe'nin kişiye özel defile düzenleyerek model sektörüne yeni bir soluk getirmesine ve yeni yüzler keşfetmesine olanak sağladı. Ayrıca bir dönem evli olduğu Ayk Gurdikyan'dan; Alin, Selin ve Lara adlı üçüz çocukları oldu. Çocuklarına adlarını verdiği model ajansını kurarak onların da bu sektörde adım atmalarına öncülük etti. Kızı Selin Gurdikyan, 2022 Miss Turkey'de üçüncü oldu. Neşe Erberk, her zaman gençleri ve ailelerini teşvik etmiş olan bir kadındır. Özellikle genç kızlarına ve gençlere, hayallerinin peşinden gitmeleri, başarıya ulaşmak için kararlı olmaları ve başkalarının onları etkilemesine izin vermeyecek kadar güçlü olmaları gerektiğini öğretti. Hayatı ve başarıları, gençler ve aileler için ilham verici bir hikaye olmaya devam etmektedir. Neşe Erberk, her zaman en iyi olmayı ve başkalarına en iyi fırsatları sunmayı hedefleyen bir kadındır. Onun hikayesi, gençlerin ve ailelerin başarının sınırlarının olmadığını anlamaları için harika bir örnektir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Seyyal Taner

Seyyal Taner

Seyyal Taner (d. 28 Eylül 1952, Şanlıurfa), Türkiye'nin en renkli ve enerjik seslerinden biridir. Türk pop ve rock müziğine unutulmaz bir katkı sağlamış, sahnelere farklılık getirmiştir. Öyle ki, Seyyal Taner sadece şarkı söyleyen bir vokalist olmanın ötesine geçmiştir. Dönemin koşulları içinde bir ilki gerçekleştirerek dansçılarıyla birlikte sahneye çıkmış, hem dans etmiş hem de şarkı söyleyebilmiştir. Ve bu yeteneklerini en iyi şekilde kullanarak, alaturka gazino kültürüne modern bir dokunuşla rock müziğini getirmiştir. İlginç sesi ve dikkat çeken kıyafetleriyle her zaman gündemde olmayı başarmıştır. Türk pop-rock müziğinin yerinde duramayan, asi, sıra dışı ve cesur sanatçısıdır. Seyyal Taner, bu başarılarına ve kültürler arası köprü kurmaya yönelik çabalarına rağmen, asla köklerini unutmamıştır. Kendisi, Farsça'da "akıcı olan" anlamına gelen "Seyyal" ismini taşır. Seyyal Taner'in müzik yolculuğunda eğitim hayatının da önemli bir payı vardır. İlköğretiminden itibaren hayatına İstanbul'da devam eder. Robert Koleji'nde eğitimini tamamlar. Okul yılları boyunca müziğe olan ilgisi ve yeteneği sayesinde İstanbul Devlet Konservatuvarı'nda bale eğitimi almıştır. Bu eğitimler, Seyyal Taner'in sahnede göstermiş olduğu dans kabiliyetini beslemiştir. Robert Koleji'nden mezun olduktan sonra bir güzellik yarışmasında 3. olmuştur. Bu başarı onun kariyerinde başarılı bir dönemin başlangıcını işaret etmiştir. Seyyal Taner'in eğitim aldığı Robert Koleji, onun müzik anlayışına ve kariyerine katkıda bulunan bir başka etkendir. Robert Koleji, disiplinli ve zorlu eğitim programları ile bilinen bir okuldur. Seyyal Taner'in hayat hikayesi, başarı için ilgi, yetenek, eğitim ve çalışmanın bir araya gelmesinin önemini vurgular. Kendi sıradışı yolunu çizerek Türk pop-rock müziğine farklı bir boyut kazandıran bu sanatçının başarı hikayesi, gençler ve aileleri için ilham kaynağı olabilir. Siz de ilgi ve yeteneklerinizi keşfederseniz, eğitiminizi ve bilginizi kullanarak, kendi başarı hikayenizi yazabilirsiniz. Seyyal Taner gibi, belki siz de kendi alanınızda bir ilki gerçekleştirirsiniz. Her ne olursa olsun, unutmayın, başarı asla tesadüf değildir; yetenek, ilgi, eğitim ve çok fazla çalışma gerektirir.

Robert Koleji

Robert Koleji
Oyuncu
Gazanfer Özcan

Gazanfer Özcan

Saim Gazanfer Özcan, 1931 yılında İstanbul'da doğdu. Bir taraftan ilkokulu Cihangir Firuzağa'da, ortaokulu Beyoğlu'nda sürdürürken, diğer yandan da minik yüreğiyle tiyatroya ilk adımlarını attı. Lise hayatına Vefa Lisesi'nde devam ederken, o dönemde oynadığı "Hisse-i Şayia" adlı oyunda sivrildi ve tiyatro dünyasına adını kazıdı. Vefa Lisesi, bu başarılı sanatçının hayatında önemli bir rol oynadı, yeteneğini keşfetmesine ve geliştirmesine yardımcı oldu. İstanbul Şehir Tiyatroları'nın çocuk bölümüne katılan Özcan, genç yaşta sahne tozu yutmaya başladı. 1955 yılında Komedi Tiyatrosu'nda oynadığı "Mahallenin Romanı" isimli oyun, onun sanat yaşamındaki en önemli dönüm noktalarından biri oldu. Bu oyunda sahneye çıkıp başarı gösterdi ve kadroya girdi. Gösterdiği bu başarı, bir çocuk olan Gazanfer Özcan'ın yetişkin oyunlarında da görev almasının önünü açtı. Özcan, 1960'lı yıllarda çok sayıda sinema filminde yer alarak kariyerine başarıyla devam etti. 1962'de Gönül Ülkü ile evlenerek "Gönül Ülkü - Gazanfer Özcan Tiyatrosu"nu kurdu. Bu dönem, kariyerinde yeni bir sayfa açtı. 2000 yılında "Komser Şekspir" filmi ile sinemaya geri dönüş yaptı ve seyirciye unutulmaz performanslar sundu. Özellikle Kuruntu Ailesi dizisindeki Hüsnü Kuruntu ve Avrupa Yakası dizisindeki Tahsin Bey karakterleriyle tanındı ve sevildi. Rol aldığı pek çok yapımda ailenin babası karakterini üstlenerek 2004-2009 yılları arasında Avrupa Yakası dizisinde 6 sezon boyunca başrolde yer aldı. 1998 yılında Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığınca verilen Devlet Sanatçısı unvanına layık görülen Gazanfer Özcan, sinema ve tiyatrodaki başarılarıyla gençlere ilham veriyor. Gazanfer Özcan'ın başarı hikayesi, genç nesillere azim, çalışkanlık ve tutkunun ne kadar önemli olduğunu gösteriyor. Özcan, yeteneğini keşfettiği Vefa Lisesi'nden aldığı eğitimle hayatına yön vermiş ve hedeflerine ulaşmayı başarmış bir örnek. Gençler ve aileleri için, hayallerine tutkuyla bağlı kalarak, çalışarak ve azimle ilerleyen bir yaşam örneği sunuyor.

Vefa Lisesi

Vefa Lisesi
Oyuncu
Kemal Sunal

Kemal Sunal

Ali Kemal Sunal, bir İstanbul Fatih doğumlu, Fatih ilçesindeki küçük Pazar semtinde Malatyalı bir ailenin çocuğu olarak 11 Kasım 1944'te dünyaya geldi. İlköğrenimini İstanbul'da Mimar Sinan İlkokulu'nda tamamladıktan sonra Vefa Lisesi'ne geçti. Ancak, hem okul hayatında başarılı olmak hem de ailesinin ekonomik durumuna katkıda bulunmak için iş hayatına atılan Kemal Sunal, liseyi 11 yılda tamamladı. Ancak belirtmek gerekir ki, o tembel değildi aksine gayretli ve çalışkan bir gençti. Lise yıllarında, "Zoraki Tabip" adlı tiyatro oyununda rol aldı ve ilk kez sahne deneyimi yaşadı. İşte bu noktada, sanatla ilk tanışması gerçekleşti. Belki de en önemli dönüm noktası, ünlü yönetmen Ertem Eğilmez'in Sunal'ı fark etmesi ve 1972 yapımı Tatlı Dillim filmiyle sinemaya ilk adımını attığı andı. 1974'te çekilen "Hababam Sınıfı" filmindeki "İnek Şaban" karakteri ile büyük bir popülerlik kazandı ve adı "Şaban" olarak hafızalara kazındı. Kemal Sunal'ın başarıları sadece Türkiye sınırlarında kalmadı, "Hababam Sınıfı" serisi yurt dışında da büyük ilgi gördü. Bununla birlikte, Kemal Sunal sadece komedi filmlerinde rol almadı, dram türünde de birçok eserde yer aldı. Toplam 82 filmde rol alan sanatçının son filmi 1999 yılında vizyona giren Propaganda'dır. Sanatçı, 55 yaşında bir uçak yolculuğu sırasında kalp krizinden hayatını kaybetti. Kemal Sunal'ın hayatına baktığımızda, başarısının arkasında yılmadan çalışan, hayata karşı umudunu hiç kaybetmeyen, azimli ve mücadeleci bir insan olduğunu görürüz. Ancak, onun en büyük başarısı, belki de toplumsal sorunları, insanların görmek istemediği gerçekleri mizahi bir dilde aktarması ve bu sayede hem insanları güldürmeyi hem de düşündürmeyi başarmasıdır. Şüphesiz, Kemal Sunal'ın hayat hikayesi gençlere, hayatta başarılı olmanın ve hedeflerine ulaşmanın ancak çok çalışmakla, azimle ve kararlılıkla mümkün olduğunu gösteriyor. Elbette, herkesin başarı tanımı farklıdır ve herkesin başarıya ulaşma yolu da farklıdır. Ancak Kemal Sunal'ın hayatı, insanların hayallerine ve ideallerine sahip çıkmaları, zorluklar karşısında yılmamaları ve hedeflerini gerçekleştirebilmek için gereken çabayı göstermeleri gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Kemal Sunal'ın Vefa Lisesi'nden mezun olması, bu okulun sadece akademik başarıları değil, aynı zamanda sanatsal ve kültürel başarıları da desteklediğinin bir göstergesidir. Vefa Lisesi, Sunal'ın yeteneğinin ilk keşfedildiği ve geliştirildiği yerdir. Bu nedenle, bu okulun, gençlerin yeteneklerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmaya devam ettiğini umuyoruz. Elbette, Kemal Sunal'ın hayatı gençlere birçok önemli dersler sunuyor. Ancak onun hayatındaki en önemli ders belki de şudur: Başarıya ulaşmanın yolu, yılmadan çalışmaktan, hayallerinize inanmaktan ve hiçbir zaman pes etmemekten geçer. Bu nedenle, gençlerin bu değerli dersleri hayatlarına uygulamalarını ve kendi başarı hikayelerini yazmalarını diliyoruz. Kemal Sunal'ın hayatı, gençleri başarıya ulaşmanın sadece zenginlik veya ünle değil, aynı zamanda insanlara değer katmak, onları güldürmek ve onların hayatlarını daha iyi hale getirmekle de mümkün olduğunu öğretiyor. Bu nedenle, gençlerin bu dersleri alarak kendi başarı hikayelerini yazmalarını diliyoruz.

Vefa Lisesi

Vefa Lisesi
Oyuncu
Müjdat Gezen

Müjdat Gezen

Müjdat Gezen; tiyatro, sinema ve dizi alanlarında başarılı bir oyuncu olmanın yanı sıra bir şair ve eğitmendir. 29 Ekim 1943 tarihinde İstanbul Fatih'te dünyaya gelen Gezen, sanata olan aşkı ve yeteneği sayesinde kısa sürede adını geniş kitlelere duyurmayı başarmıştır. Çocukluğunda ilk kez sahneye çıktığı 1953 yılından bu yana, Gezen; Türk tiyatrosuna, sinemasına ve televizyon dünyasına değerli eserler katmıştır. Ayrıca, ilk şiirlerini çocukken yazmış ve Doğan Kardeş dergisinde yayımlanma başarısını elde etmiştir. Bu erken yaşta elde ettiği başarısı, onun yılmadan, durmadan çalışan biri olduğunun göstergesidir. Bir Vefa Lisesi mezunu olan Gezen, öğrencilik yıllarındaki azmi ve çalışkanlığı ile de bilinir. Gezen, Türkiye'nin saygın okullarından biri olan Vefa Lisesi’nde aldığı eğitimin onun sanat hayatında büyük bir etkisi olduğunu belirtmiştir. Müjdat Gezen'in başarı dolu yaşamında bir diğer önemli adım ise 1962'de ilk filmini çekmesi olmuştur. Daha sonra sanat çalışmalarını daha geniş kitlelere ulaştırmak amacıyla 1968'de ilk özel tiyatrosunu açmış ve bununla kalmayıp 1982'de bir yayınevi de kurmuştur. Gezen, ömrünü sanata adayan biri olarak, sadece kendisi için değil, genç ve yetenekli kişilere de çalışma fırsatları yaratarak Türk sanatı için önemli bir rol oynamıştır. Gezen’in sadece sanatla ilgili hizmetleri değil, aynı zamanda sosyal hizmetleri de büyük takdir toplamıştır. 2007 yılında UNICEF Türkiye İyi Niyet Elçisi olan Gezen, sosyal sorumluluk projelerine aktif katılım göstermiştir. Yaşamını sanata adamış olan Gezen, 70 yıl süren sahne hayatına 2023 yılında veda etmiştir. Ancak onun sanatta bıraktığı iz, genç nesillerin ilham kaynağı olmayı sürdürmektedir. Müjdat Gezen'in başarı hikayesi, gençlere azimli ve çalışkan olmanın nerede olursanız olun başarıyı getireceğinin en güzel örneklerinden biridir. Unutmayın ki, Müjdat Gezen gibi büyük bir sanatçı olmak için ihtiyacınız olan şeyler; tutku, azim ve çok çalışmaktır. Hedeflerinize ulaşmak için hiçbir zaman vazgeçmeyin!

Vefa Lisesi

Vefa Lisesi
Oyuncu
Doğa Rutkay

Doğa Rutkay

Doğa Rutkay Kamal (30 Ekim 1978, Ankara), Türk oyuncudur. Tiyatro oyuncusu Rutkay Aziz'in kızıdır. Doğa'nın sanatla iç içe geçen hayatı, genç yaşlardan itibaren sahnelere olan ilgisi ve yeteneği ile şekillenmiştir. İyi bir eğitim ve disiplinle kariyerini inşa eden Doğa, başarılı bir sanatçı olmanın ötesinde gençlere ve onların ebeveynlerine ilham kaynağı olmaktadır. Doğa Rutkay'ın eğitim hayatı, kendisini sanat ve kültür yolculuğunda başarılı kılan önemli bir faktördü. İstanbul'da, Isık Lisesi'nden mezun olan Doğa, lise yıllarında tiyatroya olan ilgisini geliştirdi ve bu alandaki yeteneklerini keşfetti. Lisans eğitimini ise 2000 yılında Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü'nde tamamladı. Bu prestijli eğitim ona, sahne sanatlarının inceliklerini öğrenme ve uygulama fırsatı sundu. Kariyerine tiyatro sahnelerinde başlayan Doğa, kısa sürede televizyon ve sinema dünyasında da adını duyurdu. Bugüne kadar 3 tiyatro oyununda, 3 filmde, 8 TV dizisinde ve 2 TV filminde yer aldı. Bunun yanı sıra, 6 farklı TV programında sunuculuk yaparak izleyicilerin kalbinde taht kurdu. "Card Finans" reklamında rol alarak geniş kitlelere ulaştı ve TRT 1’de bir talk show sundu. 2014 yılında Kanal D’de yayımlanan "Buyur Burdan Bak" programını sundu. Günümüzde ise Show TV’de yayımlanan "Güldür Güldür Show" adlı programda "Yeter" karakteri ile rol almaktadır. Doğa Rutkay’ın başarı öyküsü, gençler ve ebeveynler için ilham verici bir örnek teşkil ediyor. Kendisini sanatın farklı dallarında göstererek, gençlere sanat yolculuklarında cesaret ve ilham veren bir rol model oldu. Doğa’nın eğitim ve kariyer yolculuğu, disiplin, azim ve yetenek birleşimi ile neler başarılabileceğini gösteriyor. Doğa Rutkay Kamal'ın hikayesi, sanatın ve eğitimin gücüne inanan gençler için bir ışık kaynağı olmayı sürdürüyor. Sanat yolculuğunda kendisine inanan ve destek olan ebeveynlerin önemini de gözler önüne seriyor. Bu bağlamda, Doğa’nın başarıları, gençleri hayallerine ulaşma yolunda motive eden ve aileleri de bu süreçte destek olmaya teşvik eden bir örnek olmaya devam ediyor.

Işık Koleji

Işık Koleji
Oyuncu
Ali Sunal

Ali Sunal

Ali Sunal, Türk tiyatro, sinema ve dizi oyuncusudur. Ünlü oyuncu Kemal Sunal'ın oğludur ve bu nedenle sanat dünyasında genetik bir mirası taşımaktadır. Babasıyla birlikte oynadığı "Propaganda" filmindeki "Mahmut" ve "En Son Babalar Duyar" dizisindeki "Mustafa" rolleriyle geniş bir hayran kitlesine ulaşmıştır. İlköğretim ve ortaöğretim eğitimini Işık Koleji'nde tamamlayan Ali Sunal, burada aldığı güçlü akademik ve sosyal eğitimle genç yaşta kendini geliştirme fırsatı buldu. Işık Koleji mezunu olarak, kendisini sadece bir birey değil, aynı zamanda topluma katkı sağlayan bir insan olarak da yetiştirdi. Bu eğitimin, onun tiyatro ve sinema kariyerinde gösterdiği başarıda önemli bir rol oynadığına inanılır. Yeditepe Üniversitesi’nde işletme eğitimi gören Ali Sunal, tiyatroya olan tutkusunu hiçbir zaman kaybetmedi. Sadri Alışık Kültür Merkezi Tiyatrosu ve Dormen Tiyatrosu gibi prestijli topluluklarda çalışarak, sahne sanatlarında kendini daha da geliştirdi. 1999 yılında İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun oldu, bu süreçte tiyatro ve akademik hayatı başarıyla dengeledi. Başarılı sanatçı, hem sinema hem de dizi filmlerinde çeşitli rollerde yer aldı. Hâlen Tiyatro İstanbul bünyesinde görev yapmakta olan Ali Sunal, her performansında izleyicileri etkilemeyi başarmaktadır. 2011 yılının Temmuz ayında oyuncu Gökçe Bahadır ile evlendi, ancak çift 23 Şubat 2012'de tek celsede boşandı. 2018 yılında avukat Nazlı Kurbanzade ile dünya evine girdi ve bu evlilikten bir çocuğu bulunmaktadır. Ali Sunal'ın hikayesi, gençler ve ebeveynler için ilham verici niteliktedir. Başarıya giden yolda sağlam bir eğitim, tutku ve azmin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Işık Koleji'nde temelleri atılan bu başarı öyküsü, her çocuğun potansiyelini gerçekleştirebileceğini kanıtlar niteliktedir. Ebeveynler, çocuklarının eğitimine ve hayallerini gerçekleştirme yolunda onlara destek olmanın ne kadar kritik olduğunu Ali Sunal’ın hayatında görebilirler.

Işık Koleji

Işık Koleji
Oyuncu
Çağlar Ertuğrul

Çağlar Ertuğrul

Makine mühendisliği eğitiminin ardından tiyatro ve sinema kariyerine yönelerek başarılı bir oyuncu haline gelmiştir.

Bornova Anadolu Lisesi

Bornova Anadolu Lisesi
Oyuncu
Salih Bademci

Salih Bademci

Tiyatroya olan tutkusuyla kendi tiyatro topluluğunu kurup, sahne ve ekranda ödüllü performanslara imza atan yetenekli bir oyuncu.

Bornova Anadolu Lisesi

Bornova Anadolu Lisesi
Oyuncu
Tülin Özen

Tülin Özen

Elektrik mühendisliğinden oyunculuğa geçiş yaparak Altın Portakal En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazanan ve kariyerinde güçlü performanslara imza atan başarılı bir sanatçı.

Bornova Anadolu Lisesi

Bornova Anadolu Lisesi
Oyuncu
Can Yaman

Can Yaman

Çok yönlü bir kariyer yolculuğuyla uluslararası başarı yakalayan oyuncu

İtalyan Lisesi

İtalyan Lisesi
Oyuncu
Hazal Kaya

Hazal Kaya

Sanata olan tutkusu ve çok yönlülüğüyle uluslararası başarılar

İtalyan Lisesi

İtalyan Lisesi
Oyuncu
Mehmet Günsür

Mehmet Günsür

"Hamam" filmiyle geniş kitlelere ulaştı

İtalyan Lisesi

İtalyan Lisesi
Oyuncu
Serenay Sarıkaya

Serenay Sarıkaya

Antalya'da başlayan eğitimini İstanbul'da tiyatro sahnesinde taçlandırdı. Lise yıllarında oratoryo ve oyunlarla parlayan yeteneği, onu Medcezir'in Mirası'ndan Şahmaran'a uzanan yıldızlığa taşıdı

Özel Ataşehir Adıgüzel Güzel Sanatlar Lisesi

Özel Ataşehir Adıgüzel Güzel Sanatlar Lisesi
Oyuncu
Sıla Türkoğlu

Sıla Türkoğlu

"Emanet"teki Seher'den "Kızılcık Şerbeti"ndeki Doğa'ya uzanan yolculuğuyla milyonların sevgilisi oldu

Bornova Hatice Güzelcan Anadolu Lisesi

Bornova Hatice Güzelcan Anadolu Lisesi
Oyuncu
Cemre Baysel

Cemre Baysel

"Yeşil Deniz"ten "Güller ve Günahlar"a uzanan kariyeriyle ekranların sevilen yüzü oldu

Buca Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi

Buca Işılay Saygın Güzel Sanatlar Lisesi
Oyuncu